Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri
Urban Shaman / 14 Mart 2017

Bu her zamanki gibi son derece zevkli bir uygulamadır, onu her gün en az bir öğününüzde uygulamanızı istiyorum. Tabağın içindeki yiyeceklerin hepsiyle göz göze gelin. Onları onurlandırarak kokusunu renklerini içinize çekin. Sonra ilk lokmayı ağzınıza alın. Tamamen sıvıya dönene kadar yavaş yavaş çiğneyin, malzemenin ağzınızın tavanına, dilinizin her yanına ve diş etlerinizin tamamına sürünmesini sağlayın, o yiyecek varlıklarının özünün tad/koku olarak tüm bedeninize patlayan bir ışık gibi çarpışını, dalgalar halinde oynaşarak sonunda gırtlağınızdan geçtiğini fark edin. Zihniniz bomboş olsun sadece o güzel varlıkları dinlemeye açın kendinizi. Tüm lokmalarınızı bu şekilde hazinelerini açarak bitirin. biz tamamız diye haber verdiklerinde (tabağınızda ya da masanızda yemek kalmış olsa bile) çatalınızı/kaşığını bırakın ve bu muhteşem anı geçirebildiğiniz için teşekkür edin, hepsine tek tek ismiyle hitap edecek kadar hislenmiş olabilirsiniz, devam edin onların size ulaşmasını sağlayan aracılara, kendinize, aklınıza gelen her şeye teşekkür edin. Böylece uygulamayı bitirin. Bedeniniz size aumakuanızla birlikte olduğunuzu haber verdi mi? aloha * 

İçinizden ne Geliyor?

Gerçekliğin ne olup olmadığı ile ilgili rüya görme çalışmalarımızla ilgili olarak bu videonun özellikle 1lk 20 dakikasını izleyerek başlamak sanırım faydalı olur. Lütfen izlerken siz de kendi sorularınızı duyun! Çünkü olacak. ve mümkünse hiç yadırgamadan yorum kısmına yazın. Örneğin; O halde algılayan kim? O halde tüm gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir! YORUMLAMA SİSTEMİ nedir? Bu bir elektrik sinyali şifre kırıcısı mı? O halde bu şifre kırıcıyı kim ve nasıl hazırlamış? bu sistem beynimize ne zaman yüklenmiş? yORUMLAMA SİSTEMİ değiştirilebilir mi? Değişirse ne olur? Yoksa bizler birer robot muyuz? Westword dizisini mi yaşıyoruz? Komplo teorileri ne derse desin, sizin iç sesiniz ne diyor ve ne soruyor? Önemli olan da bu. aloha *

Teşekkür ederim.
esinti / 27 Mart 2014

Düşündüm de; kuantum fiziğini meslekten olmayanlar için anlaşılabilir hale getirmek için canla başla çalışan bilim insanlarına, uyuduğumu ve makina olduğumu bana ispat eden Gurdjieff ustaya, her şeyin ne olduğunu bize sayısız kitapla anlatmak için en tehlikeli gerçekliklere gitmeye cüret eden bilim insanı gönlümüzün asil beyfendisi Gustav Jung’a, ve tüm gerçeklikleri bilfiil ve kesin biçimde ziyareti bizzat deneyerek, ata deneyimlerimize ulaşmamızı sağlayan, üstat olmayı öğreten Carlos Castaneda’ya ve daha ismini sayamadığım tüm üstatlara minnettarlığımı hatırladım yeniden. Eğer onlar olmasaydı ben bu Yaşayan  üstatları, kanal hizmetlerini kesinlikle anlayamazdım, iç acıtıcı ölçüde gerçekçiydim. Siyah beyazcıydım. Bi hayaller rüyalar vardı bir de gerçekler. Bunlar tam da Aristovari biçimde birbirleriyle göz bile kırpışmazlardı! Aldığım tüm rehberlikler için ve tabi bunları alabildiğim için kendime teşekkür ediyorum bir kez daha. Bu güzel güne yakışır bi dua olsun bana. 🙂

Kendime de teşekkürler
esinti / 21 Ocak 2012

Bu günümü, yaşamdan zevk alışımı, sürekli boşaltabilmeyi becerebildiğim, bildiklerimi ve deneyim öykülerimi anlatabildiğim ve her an alabildiklerim için vasıta olan tanıdık tanımadık herkes ve herşeye teşekkür edişime, farkında bile olmadan bir günde onlarca kez şükür edişime, yolun bittiğini gördüğümde derhal makas değiştirebilmeye (velev ki çok emek vermiş olayım, hiç fark etmez. Bitmiş olan bitmiştir), yeni şeyler denemeye aramaya ve bulmaya gösterdiğim sarsılmaz kararlılığa borçluyum sanırım. Veda gibi oldu ama değil, sadece içimden geldi, kendime borçlu olduğum halde borcumu ödemediğimi fark ettim ve şimdi onu yapıyorum, çok teşekkürler kendim 🙂 Şimdi balkonda bi sigara içtim, aklım başıma geldi 🙂 Galiba eski hesapları kapatmaya çalışıyorum. Bu vesileyle teşekkür etmeyi unuttuğum, maddi ya da manevi borcum kalan kimse varsa hemen öne çıksın. Belli mi olur, belki sabaha çıkmayız. Belki de daha yaşayacak çok ŞU ANımız vardır, bu önemli değil. Önemli olan üzdüğüm, kırdığım, borçlu olduğum kimse kalmasın ve hafifleyeyim. Bu dünyayı  canımdan çok sevmişimdir, yine de buralarda bölük pörçük duygu bulaşıklığım kalmasın göçtüğümde 🙂 ** Kıymet bimek teşekkür etmek takdire şayan bi özellik ancak bundan ötesi yaşamında oluşan değişimleri anlatmaya ve paylaşmaya hevesli olmaktır. Bunun iki hayatı bir de arizi önemi var. Paylaşanın (sözle yazıyla), yeni edinmekte olduğu algı noktasına sabitlenmesinin tek yoludur,…

Sekse dair -3
esinti / 14 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız sa: Kimileri iki dakikada üç kap yemeği yer bitirir, kimi bi saatte bitiremez. Kimisi yemeğin ortasında doydum der, tabaklarda bi sürü yemek artar! Kimi son lokmayı bi türlü alamaz, doydum da doydum diye tutturur. Kimi önceden iki bardak su, bi bardak kola devirdiği için yemeğe yer kalmaz. Onlar tuvaletle yakın arkadaş olurlar. Kimi sofrayı toparlamaz, tüm bulaşıklığı ve üstüne üşüşen sinekleriyle o sofra saatlerce ortada kalır. Kimi daha çatalınızı kenara bırakamadan önünüzden tüm yemek kanıtlarını toplar. Kimi de durun yahu aceleniz ne bi keyif sigarası içelim der. Bütün bunlar seks için de geçerlidir. Kimileri yaw elde ne var bi bakalım diye dolapları açar malzemelere bakar,ne istediğine dair bedenini yoklar ve mevcut malzemeden en sevdiği lezzette yemeği pişirmeyi becerir. Kimileri öyle olmaz abi der, yemek programlarının müdavimi olur, falanca şefin, filanca ustanın programlarını seyreder de seyreder (oturduğu yerde zevk almaya uğraşır<) bi türlü mutfağa giremez. Kimileri bu işler bildiğiniz gibi değil tantirirk tantirik takılın der, kimileri de bununla ilgili ekstra uzuvlar satmaya çalışır,insan yerine robotler koyacak kadar ileri gider, hattabu malzemelerin en tutucu olduğu sanılan ülkelerde en iyi ciroyu yaptığına dair söylentiler dolaşmaktadır. Hayat o kadar basit ayrıntılarda gizli ki insan buna inanmak istemez çünkü işi karmaşıklaştırmak…