Kundalini Uyanış Belirtileri ve sonrası -6
Urban Shaman / 16 Temmuz 2020

Önceki bölüm için tıklayınız Kundalini uyanışının birçok belirtisi sinir sistemindeki değişikliklerden kaynaklanır. Belirtileri nörolojik veya biyolojik bir durumla kundalini uyanışına bağlı olarak karıştırmak kolaydır. Her iki durumda da, semptomlar iyileşmenin ve vücudunuzun homeostazı korumaya veya enerjinizi arttırmaya çalıştığının bir işaretidir. Kundalini semptomları uyanma süreci boyunca, uyanmadan önce, ruhsal uyanışta ve daha sonra kundalini’nin tam teşekküllü dönüşümüne yol açar. Semptomlar, bu aralık ne kadar uzun olursa olsun, her sakin zihin olayından sonra vücutta ortaya çıkan fiziksel değişikliklerin belirtileri olarak ortaya çıkar. Kendini gerçekleştirme kademeli ve biyolojik olduğu için, sessiz zihni sürdürme yeteneğimiz zamanla büyür. Artık sessiz zihin sürdürmek, daha güçlü kundalini dönüşüm anlamına gelmektedir Uyanış Öncesi Belirtiler Uyanışa yakın ortaya çıkan semptom türleri genellikle akılda meydana gelen değişikliklerden kaynaklanır. Vizyonlar, canlı rüyalar, içgörüler, senkronize olaylar, dünyayı farklı görmek ve perspektiflerde ve inançlarda birçok değişiklik meydana gelir. Sık sık fikirlerinizi, inançları ve dini sorgularsınız. Enerji, kendinizi nasıl gördüğünüze ve dünyayı nasıl gördüğünüze dair bazı yönleri açıklığa kavuşturmak için zihninizde çalışır. Kısacası, zihniniz sakinleştiğinde gözleriniz açılır ve dışarı baktığınızda her şeyin bilinçli olduğunu keşfedersiniz. Zaman zaman sinir sistemi reaksiyonları da meydana gelir. Ruhsal Uyanış Belirtileri Ani bir enerji artışı ile algıda bir değişiklik yaşarsınız ve doğayı canlı renklerle farklı şekilde üstelik dünyadaki nesneler…

Beat Zen, Kurumlaşmış Zen ve Zen

Kötü yönetimi içermeyen iyi yönetimi getirebileceklerini, yanlışı içermeyen doğruyu bulabileceklerini sananlar, evrenin temel ilkelerinden haberi olmayanlardır. Chuang-Tzu “İşte ruhun maddeden, bilincin bilinçdışından acımasızca kopartılıp bölündüğü bir kültürden, herşeyi bir bütünlük içinde gören, insana en derin noktasına kadar huzur veren, içini esenlikle dolduran bir dünya görüşüne… Çağımızın en özgün, en kural dışı filozofu olarak ün yapan Alan Watts (1996-1973) “altmışlı”, “yetmişli” yıllarda gençlik akımlarının putlaştırıldığı bir öncüydü. Özellikle Zenn Budizm ve Taoculuk ve genellikle Hint ve Çin felsefelerinin bir yorumcusu olarak bilinen Watts, bir yandan da Doğu Kültürüyle Batının karşılaştırmasını yapıp yepyeni özgün sonuçlara varan bir filozoftu.Belkide ona bilge demek daha doğru olur… Watts denemelerinde gözlerimizin önünde durup da şimdiye kadar gözardı ettiğimiz gerçeklere gözlerimizi açmaya çalışıyor ama bunu asık suratlı bir ciddiyetle değil de gülerek, kahkahalar atarak yapıyor. Bu kitapta bir araya getirilmiş altı deneme arasında okuyucu ünlü “Beat Zen. Kurumlaşmış Zen ve Zen” ve “Seks Yogası (Matihuna ve Taocu Sevişme) adlı denemeleri de bulacaktır. Kitap tanıtımından alıntıladığım bu kısa sunumdan sonra kendi alıntılarımı paylaşıyorum her zamanki gibi: Bir başına varolan tek bir şey bile yok! İyiliğe çok takılırsanız kötülüğün eli kulağına gider! Ah bu amber ve gölgesi durumu… asa Ne olduğum, ne olduğunuzla ilgili olarak tanımlanır. Huna felsefesi de…