Kendin olma projesi
esinti / 18 Mart 2012

Yaşam bir şakadır ve insanlar onu çok ciddiye alıyorlar. Renkli olduğun, gülümsediğin ve ışığını bu odadaki herkesin göreceği şekilde yansıttığın için mutluyum. Güzel. (A) ** Dikkat: Bu bir sigara övgüsü değildir. Amacını aşan bir paranoya, toplumu korkutma ve sindirme girişimine karşı çıkmaktır. Sigara içmeyenler de hastalanabiliyormuş. Sigara içenleri kısa yoldan toprağa gönderme reklamlarını tersine çevirmek değil hayır öyle bir projeksiyonda yer almak istemem. Sadece nötrlemek istiyorum. Bana yardım eder misiniz? Soruyorum: What about milyarlarca arabanın, fabrikanın egzozu? What about Hormonlu yiyecekler? what about doğanın dengesini bozan yerleşim merkezleri? What about kıskançlık? What about güç sahibi olmak için duyulan delice hırs? What about kendin olmaman için yapılan korkutma çarpıtma reklamları? What about……? Sorulara devam ederseniz sevinirim; çünkü bunu internet ortamında bir sivil hareket olmasını diliyorum. Neyse, şu sigara konusunda söyleyecekllerimi bitireyim;çünkü başka konuya geçmemi engelliyor. Şu uyarıyı yapmak iistiyorum (aslında umurumda değil fakat yine de yazmazsam yakamı bırakmayacak köfte!): Bu ölüm propagandasının başladığı dönemde 6 yaşını aşmamış çocuklar ve bu dönemde doğanların ebeveynleri ve onların yanında sigara içtiğini belli edenlere sesleniyorum: Bu çocuklar sizin sigara içtiğiniğizi sezdiği anda yakında ve büyük acılarla öleceğinizden eminler. Eğer onların sevdiği kişilerseniz bu durumu içlerinde büyük üzüntü ile yaşıyor olabilirler. Bu onların durumu. Sizin hikayeniz…

Başbakan Erdoğan’a teşekkürlerimle
Rüya/Psikoloji / 22 Kasım 2010

Şimdi söyleyeceklerime belki şaşıracaksınız. Epeydir aklımda fakat bir türlü fırsat bulup da söyleyemedim. Konu Başbakan Erdoğan’ın farkındalığımıza katkıları ile ilgili. Biliyorsunuz siyasetle ya da güncel medyatik olup bitenle pek ilgim yok, bu sebeple sanırım satır aralarında bazı şeyleri kaçırıyorum fakat bunu göze alıyorum çünkü olmaktan sevinç duyduğum yerlerde olmayı seçiyorum. Eminim ki bu seçimimin de bana kattıkları var. Sn Erdoğan’ın biz sigara içenlere ve bizim kanalımızla içmeyenlere de büyük bir hediyesi oldu.  Başbakan, sigaraya olan kişisel nefreti sebebiyle, yetmiş milyon insanı doğrudan ilgilendiren bir konuda insan haklarını hiçe sayan bir uygulamayı hiç tereddüt etmeden kanunlaştırmış ve denetiminden de her bir ferdi memur kılmıştı. Sigaranın bütün dünyada günah keçisi pozisyonuna getirilmesinin sebeplerini hepimiz az çok biliyoruz. Bu konuda herkes konuşmuştur zaten o sebeple hiç girmeyeceğim. İnsanların ihtiyaçlarını ve her birinin biricik ve benzersiz oluşunu reddeden ortodoks tıp, özellikle gelişmiş(!) ülkelerin büyük bir aymazlıkla yeryüzünü mahfeden tüm uygulamalarını devam ettirmeleri için bir günah keçisi seçilmesi hususunda gereken icazeti verdi. Bunun için çok geçmeden büyük hicap duyacak fakat bu onların yani ortodoks tıbbın sorunu beni ilgilendirmiyor şu an. Herkes kendi hatalarını yapsın nasılsa sonuçlardan toplu olarak yararlanıyoruz. Geçenlerde soğuk havaların erkence bastırdığı günlerden birinde Beylerbeyi sahilinde geziniyorum. Bilirsiniz küçücük bir yer zaten. Cafe…

İnvolve-Tütün/cep telefonu
Blog , YENİ DÜNYA / 11 Ocak 2009

 Sürekli ingilizce film/dizi izlediğimden midir nedir, bazen bir kelime bilinçsiz olarak bana takılır. O anda her ne yapıyor olursam olayım, içimde kendini tekrar eder. Hatta bazen farkında olmadan o kelimeyi bağırırım. (Tabi evde yalnız yaşamanın birkaç ufak artısından biri bu). Gerçi annem geçen gün beni şaşırtan bişey söyledi. Çocukken ve ergenlik çağlarında, durup dururken ve farkında olmadan garip laflar, melodiler bağırırmışım. Buna inanmak istemiyordum, güldüm, hadi canım dedim, kardeşim yapardı onu, karıştırıyor olmalısın. Yoo yo dedi, hele bi garip melodili olan vardı, onu sık söylerdin. Ben de o sırada hoşuma giden bir şarkıdan pasajdır herhalde dedim. O yine de inatla hayır bu hiç bir şarkının bi bölümü değildi dedi 🙂 Anemle inatlaşmanın manasızlığını çocukken anladığımdan, a iyi ya , olabilir, demek ki hatırlamıyorum dedim.   Herneyse, son bi kaç gündür içimde gezinip duran bi kelime var. involve… Manasını biliyordum ama manası ile gelmiyordu aklıma kelime, sadece olduğu gibi vardı. Hadi üşenmeyeyim sözlükten bir bakayım dedim az önce:   involve: (in/with ile) karıştırmak, bulaştırmak, içermek, kapsamak, gerektirmek   Bense bu kelimeyi, içine dahil olmak diye biliyordum. Meğerse benim sihirli kelimemi de içermekteymiş involve, yani kapsamak. 🙂 Ne anlama mı geliyor, ne bileyim? Bişeyi yaparken anlama filan bakmıyorum artık, öylesine içimden geldi…