Menstrusyon ve Su Samuru
Carlos Castaneda , esinti , Kitap Özetleri / 13 Şubat 2013

“Erkekler adet görmekte olan kadından korkarlar” diyor Kızılderili kadın Ritimi; çünkü her ne kadar kadınların göğsünde erkekler gibi HEKURAS’ı yoksa da onlar hayata su samurunun özü ile bağlıdırlar, hem de dünyada ilk kadın olduğundan beri bu böyledir. Kadının  özel periyodu süresince su samurunun doğaüstü gücü ile aşılanmış olduğu düşünülür. Eğer bir adam nehirdi bir su samuru görür ise onu asla öldürmez çünkü o anda onun içine yerleşmiş olabilecek bir kadını da öldürebileceğinden korkar. Shabono-Florinda Donner Burada kitaba ara verip su samurlarına dikkat gösterelim o halde 🙂 Susamurlarının sindirim sistemi çok hızlı çalıştığı için doymaz bir iştahları vardır. Balıkla, kabuklu hayvanlarla, böceklerle ve bazı küçük tırnaklı hayvanları yiyerek beslenirler. Küçük kabuklu hayvanların kabuklarını taşla kırar, böylece alet kullanma özellikleriyle diğer hayvan türlerinden ayrılırlar. Zengin bir dilleri vardır. Takırdama, bağırma, viyaklama, yutkunma, kıkırdama ve tıslama gibi sesler çıkarırlar. Çıkardıkları ses bazen bir mil öteden bile duyulabilir. Susamurları vahşi hayvanların en erdemli, en oyuncu ve en meraklı türlerindendir. Beslenme, avlanma ya da güneşlenme zamanları dışında kendi aralarında oynarlar. Su kıyılarında kayak yerleri yaparlar ve tıpkı çocuklar gibi buralarda kayarak eğlenirler. Kayaklarını yazın çamurdan, kışın kardan yaparlar. Suyun içinde yunuslar gibi yüzen susamurları peşpeşe dizilip bata çıka “lokomotifçilik” oynarlar. Deniz yılanlarına ait pek çok…

Shabono-ölüm (3)

Öncesi için Tıklayınız Yaşlı Bilge Kamosiwe, çok yağmurlu ve gizemli bi günün gecesinde sanki ölüyor gibidir. Florinda onu bulur ve kabile büyüklerinden yardım ister. İnsanlar göz yaşları ve elem içinde koşup gelir. Yaşlı adam, “Ölüm, gecenin karanlığı gibi değil” diye fısıldar. Diğerleri,  “bizi yalnız bırakıp gitme” diye göz yaşı dökerler. Yaşlı adam tek gözünü açıp bakar “Henüz ölmüyorum, ağlamalarınız beni üzüyor. Hekuras hala göğsümde” der.  Arasuwe, rahatsızlığın ne diye sorduğunda yaşlı adam “sadece hüzün” der ve ilave eder fısıltıyla “Hekuras az sonra göğsümü bırakacak. Buna olan üzüntüm beni zayıf kılıyor” Şefin karısı Ritimi üzüntülü bi ifadeyle Florinda’ya, ” o ölmeyecek, bilmem neden bu kadar uzun yaşamak ister? O çok yaşlı, artık bi erkek bile değil. Yüzüne bak çok küçük, çok ince” der ve ilave eder “şimdi erkekler gece boyunca ona maniler söyleyecekler ve Hekuras da yaşlı adamı hayatta tutacak” ** Florinda bir çalının ardında ayağa kalktığında Arasuwe’nin hamile olan ikinci karısı ve onun annesinin sessizce nehir yönüne gittiklerini görür ellerinde bir sepet ya da başka bi araç yoktur, onları görünmeden sessizce takip eder. Kadınlar bir Arapuri ağacının altında dururlar. Hamile kadın iki eliyle ağaca bastırıp hafif bi çığlıkla anında doğuruverir. Bebek yaprakların üzerine düşer. Florinda bu işin ne kadar kolay…

Shabono’ya devam(2)

Öncesi için Tıklayınız Florinda Donner, yağmur ormanlarında medeniyetle tanışmamış bi kızılderili kabilesiyle yaşadıklarını paylaştığı Shabono isimli kitapta anlatıyor: Balık avlamak kabilede kadınlara bırakılmış bi iş. Onlar da çoğu kez ırmağın içine girip çıplak ellerle avlıyorlar balığı. Fakat bazen de erkeklerin ok ve yaylarını kullanmaya çalışıyorlar. Erkekler ise silahlarını verip korunaklı bi yere saklanıyor ve onların beceriksiz atışlarını eğlenerek seyrediyorlar. Kabile reisi Florindaya da bi deneme yapmasını söylüyor, ancak yay öylesine sert geliyor ki, yerinden kıpırdatmak mümkün olmuyor. Yılda bir kez yapılan kutlamalar için köye gelmiş olan yaşlı bilge Kamosiwe durumu görünce ona ergen yaştaki bi delikanlının yayını vermesini istiyor. Ve Florinda onunla ilk atışında orta boy bir balık avlıyor. Bu duruma herkes hayret ediyor tabi. Ok ve yay kullanmasını nerden öğrendiğini ısrarla soruyorlar. Sonunda kabile reisi ona şöyle diyor: “bunu öğrenmeni baban mı istedi? Baban bi oğlu mu olsun isterdi?” Florinda babasının zaten iki oğlu olduğunu anlatmaya çabalar. Peki o zaman ok-yay ı ne yapmak için kullandın? Ne işe yaradı? Der Florinda da espri niyetine “demek bi gün buraya geleceğimi bilip hazırlık yapmışım” deyince Reis ağırbaşlılıkla şöyle der: “kızların ok-yay kullanmadığını bilmen lazımdı!” ** Daha sonra, başka ne yapmayı bilirsin diye soruyorlar. Florinda o zamana kadar sadece onları izlemiş,onlardan öğrenmeye…

Hekuras Nedir?
Carlos Castaneda , esinti / 15 Aralık 2011

Erkeklere aradıkları gücün göğüs cenahlarında olduğunu söylerken öylece uydurmamıştım (hani bazıları beyinlerinde, bazıları ceplerinde ya da oturdukları koltuklarda, bazıları da bacakarasında sanıyo ya), Doğduğumdan beri bunu bilirdim ama geçen yıl Shabono’yu okuduğumda şaşırıp kaldım: Haftalarca sık vahşi bi ormanda geçen yürüyüşle anca bi rehber ve tin yardımıyla sağ varılabilen bi yerli köyüne gitmişti Florinda Donner (Bir antropologdur). Orada epeyce yaşadı gözlem yaptı. Bi gün oradaki erkek kadın ve çocukların ellerine birer dal kırıp verdi ve toprağın üzerine bi insan resmi çizmelerini istedi (onların sevgisini kazanmıştı o ana kadar) çizilen bütün erkek bedenlerinin göğsünün içine küçük bir figür tasvir etmişlerdi (kadın beden çizimlerinde olmayan bi organ). “Bunlar ne ola ki?” diye sordum. “Erkeklerin göğsünde yaşayan ormanın ruhudur o; fakat ancak (1)gerçek bir savaşçı onu kullanabilir.. (2)Sadece büyük savaşçı, hastalıkları iyi etmek için ona kumanda edebilir ve düşman büyülerini bertaraf edebilir dediler Florinda’ya. O figür/organın ismine Hekuras ismi vermişlerdi, yani ormanın ruhu. Güç için (başkalarını yönetmek, para ve mevki sahibi olmak böylece kadınların gözünü boyamak için) ormanları yakarak, keserek yok eden erkeklerin göğsündeki hekuras organı (Ormanın ruhu) giderek küçülüyor, öyle zayıflamış ve ufalmış ki onu görebilmek için uzay teleskobu kullanmak gerekiyor. ** Bu konu üzerine gönderilen bi video: Teşekkür ederim, gerçekten ilginç…

Shabono – Florinda Donner
Carlos Castaneda / 08 Ocak 2011

Yesterday and tomorrow, they said, were as undetermined as a vague dream,as fragile as a spider’s web, which was visible only when a streak of sunlight sears through the leaves. Dün ve yarın, hayal meyal bir rüya kadar belirsizdi tıpkı güneş ışığı yapraklar arasından üzerine vurduğunda görünür olan kırılgan bir örümcek ağı gibi. * Dance with the night shaddows and go to sleep lighthearted. İf you let the shadows frighten you, they will destroy you!” Gece gölgeleriyle dans et ve kaygısızca uyumaya git. Eğer gölgelerin seni korkutmasına izin verirsen, seni yok edeceklerdir. * All the men’s bodies were depicted with tiny figures inside the chest. “What are these?” I asked casually “The HEKURAS of the forest who live in a man’s chest. All men have hekuras in their chest, but only a real SHAPORİ can make use of them. Only a great shapori can command his hekuras to aid the sick and counteract the spells of enemy shapori.” Bütün erkek bedenlerinin göğsünün içine küçük bir figür tsvir etmişlerdi. “Bunlar ne ola ki?” diye sordum. “Erkeklerin göğsünde yaşayan ormanın ruhudur o fakat ancak gerçek bir şaman/savaşçı onu kullanabilir.. Sadece büyük savaşçı, hastalık…ları iyi etmek için ona kumanda edebilir ve düşman büyülerini…