Senaryoyu Değiştirmek
esinti , Felsefe ve Kuantum / 09 Haziran 2018

Bugün politikada ve dış ilişkilerde gördüğümüz sefil senaryonun sadece bir detayını kendi içimizde, günlük yaşamımızdaki yansımasını bulup bunu değiştirmeye kesin karar verip uygulasak, dünya o anda makul bir miktar değişir. Burada iki sorun var gibi görünüyor; Birincisi o senaryonun farkına varmak, ikincisi değiştirmeyi istemek. Fakat üçüncü ve ilk ikisini içeren sorun, farkına varıp, değiştirmek isteyip bunu dışarıdaki kişileri değiştirmek,yani senaryonun oyuncularını değiştirmek olduğunu sanmamız. Yani CASTı değiştirirsen olay bitecekmiş, önceki oyuncular hatalı ve kötüymüş zannı dünyayı bitiriyor. biz değişmesi gerekenleri neye değişsin cevabını bularak bunu hayatımızda uygulamaya başlayıp, gerisini evrenin kuantum çalışmasına bırakmalıyız. cevaplar ardı ardına hızla önümüze akar. Çok klasik ama şöyle örnekleyeyim, Adolf Hitler kötüydü, kötü işlere imza attı,onu değiştirelim, bu rolü başkasına verelim. Bu kez Hiter monty’yi bulduk, onu aldık işe, aynı senaryoyu oynamak üzere, perde açıldı, aynı senaryo oynandı, belki biraz performans farkı olur! Demem o ki senaryoyu değiştirmek oyuncularla ilgili değil bu senaryoyu beğenmeyen BEN ile ilgili, oturup senaryoyu değiştirip kendi hayatımda oynamam gerekiyor. Ben şöyle bir şey öneriyorum: Dünya ve ülke bazında oynanan senaryolardan en rahatsız olduğunuz 3 husus seçin, öncelik sırasına koyun ve düşünmeye başlayın, bunlar benim minicik küçük hayatımın, kişiliğimin hangi alanında yer alıyor diye. Onu bulduktan sonra, konu açıklık kazanacaktır çünkü…

Senaryo nedir?
Kategorilenmemiş / 27 Mayıs 2013

Senaryo (sinema), belli bir teknik ve yeteneğe dayanan, yedinci sanat kurallarını ve o günün teknik kurallarını dikkate alan, ilk satırdan son satırına dek sinemaya uygun olarak hazırlanan metin. Bir başka deyişle senaryo, görüntü ve sese dönüşecek bir düşüncenin, bir olayın yazıya dökülmüşüdür.Göstermeyi esas alan bu nedenle, yazım biçimi, kurgulama, zaman, mekan ve diyaloglar gibi teknik açıdan farklı nitelikler taşıyan yazıdır. Kısımları: (Sinopsis-Tretman-Senaryo) Sinopsis:Kısımları nelerdir? (Sinopsis-Tretman-Senaryo)Sinopsis: Senaryonun alt yapısını oluşturur. Senaryo öyküsünün anlatımının yapıldığı tek sayfalık özettir. 4-5 sayfalık ve daha fazla olan örnekleri de mevcuttur. Özet aktarılırken kesinlikle diyaloglara ve sahnelere yer verilmez. En kısa ve genel haliyle filmin konusunu anlatır. Örnek: Kar ve Kaplan (The Tiger and The Snow) Künye:Yapım: 2006Yönetmen: Roberto BenigniSenaryo: Roberto BenigniOyuncular: Roberto Benigni, Nicoletta Braschi, Jean Reno…Süre: 114dk.Sinopsis: Attilio Roma’daki Yabancılar Üniversitesinde şair ve okutmandır. Yıl 2003’tür ve Irak savaşı henüz başlamamıştır, fakat havada savaş kokusu duyulmaktadır. Her şeye rağmen Attilio kendine ait dünyasında olan bitene kendini kapatmış o çok sevdiği şiirlerin şairlerine ait duyduğu hayali seslerle yaşamaktadır. Edebi alanda kendine ait bir ünü vardır ve son kitabı The Tiger and the Snow’u henüz yayınlamıştır. Kitap eleştirmenler ve okuyucular tarafından çok beğenilmiştir. Olan olaylar onu korkutucu bir şekilde etkilemeye başladığında rüyalarında evlenmek istediği kadını görür. Kadının adı: Vittoria’dır ve gerçek hayatta Attilio ile evlenmeyi bırakın hiçbir şey yapmak istememektedir….

Bitkinin yeteneği insanda yok mu yani?
Carlos Castaneda , esinti / 08 Mayıs 2013

Bir bitki dahi insanın aklından geçen şeyi hem de yalan veya samimi olduğunu ayırt ede ede biliyorsa, insan bunu yapamaz mı da, insanlar kafalarını devekuşu misali kuma gömmüşler?! Ya da önce insanları bu yeteneklerini kullanamayacak hale getirmişler, bunu yapanların bi art niyeti olmalı, öyle ya da böyle bi gizli niyetleri olmalı değil mi, yoksa neden böylesine bir yeteneğin çalışması engellenir? Don Juan bunu yapanlara “uçucular” diyordu, bazı yerlerde de “yabancı zihin” diye geçer. Fakat DJ demiş dememiş fark etmez ki bi şey, zaten her şey ortada deil mi? Kendimiz bunu görebiliyoruz. Mesele şu bu konuda ne düşünüyoruz, ne gibi önlemler alıyoruz? Böyle gelmiş böyle gitsin mi? Neye hizmet ediyoruz? Belki de yabancı donanım kendimizi kandırdıımız kendi icadımızdır ve kendi gizli niyetimize hizmet ediyordur! Oyun içinde oyun var burada İyi ve kötünün olmadığı bi senaryo yazamıyoruz, gerekçe şu; o zaman zevki olmaz, yavan olur, izlenmez. Sanki içinde iyi ve kötünün olmadığı bir senaryoyu daha önce gördük mü, yaşadık mı da zevksizliğine karar verdik! Burada da bi azmettirme var sanki! Aba altından gösterdiğin sopa, gerçeğe dönüşmüş de haberimiz yok. Oysa bence herşey denetimli divanelik olarak başlamıştı ama işin ucu kaçıverdi, gerçek(!) oldu! Ibrahim LifeisLife LifeisLife azmettirmek zihinde ellerinin temiz kalacağını düşünmeni sağlayan…

Çocuk Kitapları Yazmak
esinti / 10 Ağustos 2012

“Çocuk kitapları yazıyorsunuz değil mi?” Evet anneciğim “Kitaplarınızı çok beğeniyorum-gerçek kitaplarınızı yani; çocuk kitaplarınızı okumadım tabii!” Tabi babacığım. “Arada bir de basit(!) şeyler yazmak rahatlatıcı olmalı.” Tabii basittir çocuklar için yazmak. Onları yetiştirmek kadar basit. Bütün yapacağınız, seksi çıkartmak ve küçük kısa kelimeler, küçük salakça fikirler kullanmak, çok korkunç olmamak ve mutlu bir son olmasına dikkat etmektir.Tamam mı? Kolay. Hemen yazın. Haydi. UGH Ursula Hemşiremiz çok haklı, ben yazamadım. Dört yıldır hazırlık yapıyorum, cesaret biriktiriyorum ama daha kaç yıl geçecek yazabilmem için bilemiyorum. Belki de onlara hitap edebilmeye hiç bi zaman yetkin olamayacağım, ya da bi gün aniden sevinçle şakıyacağım. Doğrusu tam bir muamma şimdilik. Ahlaki iyiliğin en güçlü aracı hayal gücüdür demiş Shelley. Oysa  şimdilerde hayal kurma eğer bir teknoloji ortaya çıkarabileceksen ancak müsamaha edilen bi edimdir, değilse bull shit (pardon Türkçe kullanmadığım için) Rüyalar boş, hayal kurmak bomboş öyle mi? Öyleyse sizi ben bile kurtaramam 🙂 * Bir kurgu (roman, senaryo,piyes ) yazdığınızda -bilmeden-yüzlerce rüyanızı yazmış gibi olursunuz.Bilinçaltınızdan devasa bir kütle dışarı çıkar ve tabi eğer ne yazdığınıza ayabilecek olursanız şifalanırsınız hatta onu okuyup seyredenler de özdeşlik kurarsa onlar da şifalanır.sa

Kıyamet- Kıyam et

Dün gece kıyamet konusunda ve başka bazı konularda arka arkaya vizyonlar gördüm. Bunları anlatmanın bir yolunu bulmaya çalışacağım. Görüntüleri anlatmak bana hep zor gelmişse de unutmak istemediğim için (hiç olmazsa kendime hatırlatacak simgelerle) iz düşmek isterim. Kıyamet bana nedense tarot destesindeki mahkeme kartını anımsattı. Üşenmedim kartın anlamını okudum; “Mahkeme kartının kelime anlamı olarak genelde yanlış anlaşıldığı ve son mahkeme yani cezalandırma, lanetlenme, korku ve endişe gibi anlamlar çıkarıldığı görülmektedir. Oysa bu kartta görülen diriliş (yeniden doğma), daha önceleri saklı veya başka şeylerin altında kalmış olanın kurtuluşu anlamındadır. Gerçeğin, Tanrısal olanın, karanlık derinliklerden kurtularak gün ışığına çıktığını gösterir. Kartın tamamen olumlu yorumlanması gerekir.Kendini bulmak veya değişim sürecinin olumlu tamamlanması için atılan önemli adımı simgeler. Daha güncel olarak bu kart, tüm dertlerden ve endişelerden, gereksiz çekingenlik ve utançtan kurtuluşa işaret eder. Ayrıca bu kartın ışığı altında gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bir olay sayesinde kısmetimiz olan hazineyi bulacağımızı gösterebilir.” Mahkeme kartının yorumu gördüğüm kıyamet vizyonuna şaşırtıcı ölçüde benziyordu. Ya da ben zaten uydurma konusunda uzmanım :))) Görüntü şöyleydi: Kıyamet de bütün diğer kavramlar gibi tamamen şematik olarak önceden hazırlanmıştı. Olası bütün sebep ve sonuç ilişkilerine göre hesaplanmış potansiyel kıyamet senaryoları, bir daire biçiminde (bir noktadan çıkan yelpazeleri andıracak biçimde küre oluşturuyordu) halihazırda şu anda vardılar. Ve hepsi…

Her Şekilde kendini ifade atölyesi
Eğitimler / 25 Ocak 2012

Sibel Atasoy ile ‘Yazarak Kendini İfade Atölyesi’ 02 Şubat Perşembe gününden itibaren her Perşembe 19:30-21:30 arası Tuva Sanat’ta… Bilgi için: http://tuvasanat.com/index.php/program-takvimi/yazarak-kendini-ifade-atolyesi/ İşler ciddileşti Galiba 🙂