Savaşçının Yolu – Günlükler 4/4
Carlos Castaneda / 29 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 4 Savaşçının yolundaki dördüncü öğe, ENERJİ BEDENİ’dir. Çok eski çağlardan beri, büyücüler, her insana ait fakat farklı bir yapılanmada olan özel bir enerjiye, enerji bedeni adını verdiler, diye anlattı don Juan. Bu yapılanma, düş bedeni, çift veya diğeri olarak da adlandırıldı. Onun tercihi, büyücülerin üstünde anlaştıkları ve soyut şeyleri ifade ederken kullanmayı tercih ettikleri, enerji bedeni demekti. Fakat bir de enerji bedeni için söylenen komik bir isimden de bahsetti, bir lakap, anlaşılmaz bir şeye arkadaşça bir laf: que ni te jodan, İngilizce anlamı, “sana yük olmayan enerji bedeni, veya başka birşey.” Don Juan, enerji bedenini, doğrudan enerji olarak görülen insan bedeninin, enerji alanlarının yansıması olan, enerji alanları kümesi olarak açıkladı. Don Juan, büyücüler için, fizik bedenin ve enerji bedeninin tek bir birim olduğunu söyledi.Büyücüler, fizik bedenin,…

Savaşçının Yolu – Günlükler 3/4
Carlos Castaneda / 27 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 3 Savaşçının yolundaki üçüncü önerme: ALGININ NİYETİ EKSİKSİZ OLMALIDIR. Don Juan algının algı olduğunu söyledi, ve bu erdem veya şerden kaçınmaktır. Bu önermeyi savaşçının yolundaki en önemli unsur olarak takdim etti, savaşçının yolundaki en basit önerme olan algılayıcı olduğumuzdur, pozitif veya negatif her hangi bir şey eklemeden, algıladığımız her şeyin kendiliğinden bir algı olarak listelemesi gerekir. Benim doğal eğilimim, iyi veya kötü’nün evrenin özünden olduğuna isrardır; bunlar nitelik değil özdür. Bu konudaki iddialarımı kendisine söylediğimde, istemeyerek de olsa karşıgörüş olmasına rağmen, iddiamın eksik kapsamlı olduğuna işaret etti, sırf idrakımın kaprisleri tarafından dikte ettirilmiş sözdizimsel düzenlemeler olduklarını söyledi. “Söylediklerin yalnız kelimelerdir,” dedi, “kelimelerin sevimli bir düzenlenişidir; senin zamanının görüşüne uyan düzenlemeler. Sana söylediklerin yalnız kelimeler değil, yol gösteren kitabımın kesin referanslardır.” Yol gösteren kitabından ilk defa bahsettiğinde,…

Savaşçının Yolu – Günlükler 2/4
Carlos Castaneda / 26 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 2 Günlüğün bir önceki bölümünde Savaşçının ilk önermesinin : Algılıyanlar, olarak beyan edildi. Algılayan, sezen kelimesinin yerine kullanıldı. Bu bir hata değildi, fakat, İspanyolcadaki çok yaygın olan, algılayan, kelimesini tercih etmek, İngilizcedeki, sezen, kelimesindeki zorunluluk anlamından dolayıdır. Bu günlükteki Yorumlama Bilimi tatbikatında, bir tanımlamanın anlamını yabancı fakat aynı kökten gelen bir kelimeyle değiştirmek sıkça görülür; bazen yeni bir tanım yaratma durumunda bile; züppelik olarak değil, daha önce hiç tanımlanmamış bir his veya tecrübe veya algılamayı yapısal olarak tasvir etme ihtiyacı nedeniyle, veya bilgi birikimimizde bulunmaması nedeniyle bile, bu sorun yaşanır. Burdan çıkardığımız, bilgi birikimimizin kısıtlı olduğudur, ne kadar yeterli olduğu önemli bile değil. Savaşçının yolundaki ikinci önerme: HAYATA BAŞLANGICIMIZ NEYSE BİZ OYUZ. Bu savaşçının yolundaki en zor önermelerden biridir; binlerce yıldır büyücülerin farkında olduğu bu durum,…