Michael Harner röportajı 2/4
Anadolu-Sümerler-şaman / 19 Mart 2009

Ruhsal ele geçirme nedir? Şaman bakış açısına göre travma geçiren biri ruhunun bir kısmını kaybetmiş sayılmaktadır. Ruh olarak kasdettiğimiz, bizim kültürümüzde yaşam olarak tanımlanan doğum anından ölüme kadar olan süredeki, bulunması zorunlu olan spiritüel öz’dür. Kaybedilen ruhun tedavi edilmesi için kullanılan teknikler ruhsal tekrar ele geçirme teknikleridir, ve klasik şaman metodu kayıp olan ruhun o kısmını bulup onu tedavi etmektir. Batı dünyasında 8 yıl öncesine kadar pek çok kişi bu çeşit bir ruhsal tedavinin bir batıl itikat olduğunu ve geçerliliği olmadığını düşünüyordu, fakat şimdi bu değişmiştir. Bu değişimdeki ana neden “Ruhsal Ele Geçirme – Soul Retrieval” ve “Eve Geliş – Coming Home” kitaplarının yazarı olan iş arkadaşım Sandra Ingerman’dır. Yıllar önce, Santa Fe’deki şamanik çalışmaları esnasındaki kurs toplantılarında, çocukluğunda suiistimale uğrayan kadınlar, suiistimal esnasında kendilerini bedensel olarak bu durumdan bertaraf ettiklerinden bahsettiler. Bir şaman olarak Sandra hemen teşhis etti ki, bu durumdaki kişinin ruhunun bir kısmı bedeni terk etmiştir (eğer tamamı terketseydi ölüm meydana gelir) ve dolayesi ile mantıksal olan tedavi, ruhun kayıp kısmını ele geçirerek geri getirmektir. Böylece, çocukluklarında travma yaşayan kişilere ruhsal ele geçirme seansları yapmaya başladı, sonuçlardaki başarı inanılmazdı. Bugün, bu yöntem Batıdaki şaman şifacılığının önemli bir kısmıdır. Gerçekten de, eğer bir grup insana “Aranızda kaç kişi…

Michael Harner röportajı 1/4
Anadolu-Sümerler-şaman / 11 Mart 2009

Şamanik Şifa: Yalnız Değiliz Bonnie Horrigan’ın Michael Harner ile röpörtajından çevrilmiştir. Şamanizm nedir ? “Şaman” kelimesi Tunguz dilinde, değişik bir bilinçle sıradışı gerçekliğe seyahat edebilen kişiyi tanımlar. Batı kültüründe yaşıyanlar bu kelimenin tam olarak neyi ifade ettiğini bilmedikleri için, kelimeyi bu şekilde kabul etmek yararlıdır. “Büyücü”, “Cadı”, “Sihirbaz” veya “Büyücü Doktor” kelimeleri kendi anlamları dışında, bir belirsizlik ve bir önyargı ile birlikte düşünülür. Her ne kadar bu kelime Sibiryadan kaynaklanıyorsa da Şamanizm pratiği ve uygulamaları yerleşimi olan tüm kıtalarda bulunmaktadır. Yıllar süren kapsamlı araştırmalarının sonunda, Mircea Eliade “Şamanizm: Geçmişin Esriklik Teknikleri” kitabında, dünyadaki diğer tüm spiritüel geleneklerce desteklenen fakat şamanizmin tek olmayan, ancak en belirgin ayırdedici özelliği olan, değiştirilmiş bir bilinçle başka dünyalara yolculuk etmek olduğu kararına varmıştır. “… bizim kültürümüzde, bir kişi zihin ve beden birliğinden bahsediyorsa onu aykırı biri gibi görme eğilimi vardır, fakat, beynin vucüda bağlı olduğu çok da heyecan verici bir düşünce değildir. Bu yüzlerce ve binlerce yıldır bilinen birşeydir. Bence, Şamanizmde en önemli olan, şamanın yalnız olmadığını bilmesidir. Söylemek istediğim, eğer bir kişi şefkatle diğer bir kişinin hastalığını iyileştirmek veya sıkıntısını hafifletmek için çalışıyorsa, rehber varlıklar (yardımcı ruhlar) bunun için alakadar olurlar.” Şamanlar, yerel lisanlarda genellikle “görücü” veya “bilen kişi” olarak adlandırılırlar, çünki ilk elden…

Türk Şamanlığı

Prof.Dr.Fuzuli Bayat’ın Türk Şamanlığı kitabından, ilgimi çeken bazı pasajları sizlerle paylaşmayı hedefliyor ve bu yolla sonuçta tatminkar bir özete sahip olmayı umuyorum.   Şöyle bir pasaj daha ilk sayfadan dikkatimi çekmişti:   Hıristiyan misyonerler 18.- 19.yüzyıllarda Türk Şamanlarını Rus yöneticilerine tutuklattırır, bazende idam ettirirlerdi. İslamda uzun zaman göçebe toplumların yaşattığı eski inançları “bidat” adı altında dışlamış, yönetim bu insanları her zaman hor görmüştü. Ancak buna rağmen özellikle Altay Sayan Türkleri, Sibirya Türkleri ,Moğol Buryatlar , Tunguzlar ve bunun gibi halklar her zaman şamanlara saygı göstermiş, onları yapma dinlerin kahinlerinden üstün bilmişlerdir. Mesela sıradan bir Moğol, Şamanlıkla Lama dininin farkını şöyle özetlemiştir: “Şamanlar bize hayat nesnelerinden anlattıkları halde Lamalar bize sadece ölümü çağrıştıran şeyleri telkin edirler.”   Şaman yalnızlığın gücünün büyük olduğunu anlamış,bu nedenle  de toplumdan uzaklaşmış ve nispeten tenha yerlerde yaşamayı deneyen bir kişidir. Şaman,öteki dünya olarak betimlenen ruhların veya gözle görülmeyen varlıkların dilini bilen, dolayısıyla iletişim sağlamak için tercümanlık yapan ve bin yıllarca biriken ve zamanla unutulmaya yüz tutan kozmik hafızada saklı olan gizli bilgileri topluma üstü kapalı simgelerle götüren Şamanlık sisteminin bir temsilcisidir.   O halde şaman:   1-     Öteki dünyanın bu dünyadaki temsilcisi, unutulan gizli bilgilerin kaynağıdır. 2-     Kutsal bilgileri veya karşılıklı istekleri -ruhların insanlardan, insanların ruhlardan-ileten arabulucudur….

Şamanizm Hakkında

“Şaman Sibirya’daki Tunguz halkının dilinden gelen bir sözcüktür ve antropologlar tarafından batılı olmayan kültürlerdeki daha önce “büyücü”, “büyücü hekim”, “sihirbaz” gibi terimlerle tanınan çeşitli kişilere geniş ölçüde uyarlanmıştır. Ayrıca her büyücü hekim bir şaman değildir. Bir şaman bilgi ve güç edinmek ve başka insanlara yardım etmek için normalde gizli olan bir gerçeklikle temasa geçmek ve onu kullanmak için -kendi iradesiyle- bir değiştirilmiş bilinç durumuna giren adam ya da kadındır.” Der Michael Harner. Şamanizm konusunda derin araştırmalarıyla bu konuda nerdeyse tek otorite gibi görünen Eliade ise bu konuya şöyle bir açıklamayla başlar: “Elbette şaman da aslında bir sihirbaz ve bir otacıdır; bütün hekimler gibi onun da hastalıkları sağalttığına, ilkel  ve çağdaş bütün sihirbazlar gibi “fakirsel” mucizeler gösterdiğine inanılır. Ama o, bunlardan başka ruhgüderdir de; ayrıca rahip, mistik ve ozan da olabilir. Bu karmaşık olayın ilk tanımı şöyle olmalıdır: şamanlık=esrime tekniği. (sözlükte esrime; Sarhoş olma işi. Kendinden geçme) O kendi ruhlarına egemendir; şu anlamda ki, insan olmakla birlikte, ölülerin, cinlerin ve ‘doğanın ruhlarının’ aleti olmaksızın onlarla iletişim kurmayı başarır.  Şaman büyük bir insan ruhu uzmanıdır; ruhu yalnız o görür; zira ruhun formunu ve yazgısını o bilir.” Dünyanın çok değişik bölgelerinde farklılık gösteren ritüeller ve terminolojiye sahip olsa da aslında tam bir amaç…