Dünyaya Orman denir ve C.B Strike
Kurgulardan Haberler / 03 Temmuz 2018

Dünyaya Orman denir, Ursula’nın okumadığım bir kitabıymış. Severek başladım, bilindik tarzını hatırlayarak iç çektim. “Arzlı insan çamur ve kırmızı tozdu. Athsheli insan ise dal ve köktü…” “Delirmediği sürece insan insanı öldürür mü? Hiçbir hayvan kendi cinsinden birini öldürür mü?” Dünyaya Orman Denir, özünde bir direniş anlatısı aslında. Doğayı sömürme odaklı bakış açısına sağlı sollu salvolar savururken, hegemonyaya ve erkek arketipine dayalı medeniyet anlayışına da ciddi yergiler içeriyor. Bu yergilerin odağında ise insan var. Teknolojik açıdan gelişen insanlık, çok geçmeden Dünya‘yı bir beton yığınına dönüştürmüş, doğanın ve ekolojik sistemin dengelerini altüst etmiştir. Ormanların ve hayvan türlerinin yok oluşunu takiben kapsamlı bir kolonizasyon politikası başlar. Kolonileştirilen bu ötegezegenlerden biri de 27 ışık yılı uzaklıktaki Athshe‘dir. Uçsuz bucaksız ormanlara sahip gezegen, Dünya’nın ahşap gereksinimini karşılayabilecek potansiyeldedir. Tabii derhal işlemlere başlanır; dört bir yana ağaç kesme ve işleme tesisleri kurulur. Gezegenin “Yaratıkçık” lakabıyla anılan ufak tefek ve uysal yerlileri ise çoktan köle haline getirilmiştir bile. … Tüm bu orman kıyımının başındaki Davidson, bu yaratıklara köle denemiyeceğini onların örneğin inek gibi algılanmasını öneriyordu adamlarına, faydalı ve sıkıcı yardımcılar! Avatar filminin, kitapla belirgin benzerlikler taşıdığını da anımsatmakta yarar var. Hatta bu durum, bir dönem bolca tartışılan konulardan biri haline gelmişti. * Gone Baby Gone Cassey affleck ilginç…

Sakin ol…
Şiirimsiler / 04 Mayıs 2009

Sakin ol…   Tutamıyorum kelimeleri kaçışıyorlar bir cümbüş bir pervasızlık, deli gibi hızlı bunlar patagonya valisi, mendirek köstebeği paleontolojik hanımelleri, pazı dolmalı turşu kemirgen fosiller, mateme girmiş fetuslar tutamıyorum kaçıyorlar cümbüş moronları sakin sakin ol! Pırasa saplı kemirgenler Nörolog amipler, filozof hamamböcekleri Pasaklı kuzgun avcıları, semantik geçirgenler Manidar monologların arka yüzleri Kestirmeden gidenler, hipotenüsün içine ettiler. Nameste fidan boylum, uğur ola hoş ola Domestik divanelerin markajı, densizlik oratoryosu Suluboya resim, bezik oynar baz istasyonunda Yavaşla, sakin ol! Sakin biraz daha sakin Nazik şeker kamışlarının acunsal işlevi Bandanalı banderas, mezar kaçkınları Rüzgarlı tepenin uçurtmaları, kumlu patates fetişisti. Usumdan uslananların usaresi, altın kaseden dökülür sesi Gel kaçma sana bir şey söyleyeceğim, dolunaydan önce Gül dik feracenin altına, kuş konsun adağına Müslinden elbise giy, üçüncü ayın üçünde Gözüne de rastık çek, beşinci ayın beşinde Sakin sakin ol, her şey yolunda, telaşa gerek yok Anti oksidan tesirli hipo politik pastil kullan Kondriller sarmış alemi, geçmişti gelecekti derken Macun oldu sümbül boylunun gülistan kokusu Hele bir yarın olsun her şey sütliman, Kuzuymuş kurtmuş neylesin fettan     Sa 30.04.09 – Beylerbeyi