Tek bir yıldız altında
esinti , Şiirimsiler / 19 Ağustos 2013

tek bir yıldız altında(wislawa szymborska )rastlantıdan, onu gereklilik olarak adlandırdığım için özür dilerimeğer yanılıyorsam, gereklilikten de özür dilerimmutluluk onu sanki benimmiş gibi aldığım için kızmasın banaölüler anılarımda yanıp söndükleri için ne olur darılmasınlarzamandan, dünyanın bir saniye içinde gözden kaçırılan çokluğu adına özür dilerimeski aşkımdan yenisini ilk sandığım için özür dilerimuzak savaşlar, evime çiçek getirdiğim için bağışlayın beni.kanayan yaralar, parmağıma iğne battı, bağışlayınuçurumdan bağıranlar, menueti çaldığım plak için özür dilerimistasyondakiler, sabah beşteki uykum için özür dilerimkışkırtılan umut, bazen gülüyorum affet.çöller, bir kaşık suyla koşmuyorum diye affedin benive sen atmaca, hani yıllarca aynıhep aynı kafes içinde, devinimsiz aynı noktaya bakandoldurulmuş olsan bile hoşgör beni.kesilmiş ağaçtan masanın dört ayağı adına özür dilerimbüyük sorulardan, küçük yanıtlar için özür dilerimgerçek, bana pek önem vermeağırbaşlılık, göster bana yüce ruhunuvarlığın gizi, dayan eteğinin kuyruğundan ipleri yoluşumaruhum, beni suçlama, sana ara sıra sahip olabildiğim içinher şeyden, her yerde olamadığım için özür dilerimherkesten, herkes olamadığım için özür dilerimbiliyorum aklamaz hiç bir şey beni yaşadığım sürececünkü, kendim, yine kendim engelim.dilim, bana kızma acı sözleri ödünç alıyorumve sonra onları daha yumuşak göstermek için çabalıyorum diye * Resim, benin pazar oyunu: Ayten Demet

Hayat Yolu
esinti / 14 Ağustos 2013

Herkes arabayı nasıl hareket ettireceğini biliyor ama çok azı nasıl durdurulacağını bilir. Hatta diyebiliriz ki, çoğu kişi arabalarını kullanan değil, arabalarınca kullanılan oluyorlar. Not. Araba sembolünün “hayat yolu” olduğunu bilir miydiniz? * İki üç gece önce bi rüya görüyorum, detaylarını bildiğimiz kelimelerle izah edebilecek gibi değilim, tamamen bilmediğim şeyler: Fizikçilerin dediği gibi ORADA Bİ KIPIRTI VAR! Sadece şu sözcükleri duyorum: META MORFOZ… Bu kelimenin anlamını bildiğimi düşünüyorum ama bi türlü aklıma gelmiyor rüyada fakat kelimeyi unutmayıp bu hayata taşımak için çok uğraşş verdim ve gerçekten de bu kelime ile uyandım. Hala anlamı boştu, sözlükten bakmak zorunda kaldım. Kafam iyice boşalmış benim hahahaha. * Soyuttan somuta, somuttan soyuta tercüme hayat boyunca durmaksızın yapılan zevkli bir faaliyet olmalı, eğitim sistemimizi buna adapte etmeliyiz, oyun haline getirmeliyiz.Tek ayakla sekerek ilerlemek zahmetlidir, yoksa bi yanlışlık yok hiç bi şeyde. * Bugünun resim oyunu: soyut çiçek… Ilk kez oynadım bu renkleri

Yaratımın İkili Doğası ve ufuk Çizgisi
esinti / 03 Temmuz 2013

  Yeni Oyunumuz; Ağ Aşkına ** Yaratımın ikili doğasına katılmanın hikayesi: Önce hayalindekini yansıtamadığın için düş kırıklığı hatta nefret oluyor, sonra her bakışta biraz alışıyorsun, gelip geçerken yavaş yavaş empati kuruyorsun,biraz sempati gelişiyor. Derken, hayalindeki siliniyor, sen yaratınla baş başa kalıyorsun, sevmeyip de ne yapacaksın! hahahahahhahaha * Ufuk çizgisi yerle göğün birleştiği noktadır, masalsı deyişle devin dudaklarıdır. Nasıl durursak duralım, nereye çıkarsak çıkalım ufuk çizgisi daima gözlerimizin hizasından geçer.  Bu doğal sabiti metaforik olarak düşünebilse insan, düşündürtebilse düzen, eminim pek çok sorun sanılan gevşeyip akıverecektir. El çabukluğu marifet; gözlerinizle Ufuk Çizgisi arasında dünya tüm gizemiyle beliriverir, yuvarlak, tombiş ve harikulade 🙂 İster yere ister  gökyüzüne bakarsın, ister ayrı sayar ister Bir ayarsın. Keyfin bilir eğer bilirsen, yoksa el bilir sen değil sen.

Küçük anılara devam
Blog , esinti / 11 Ocak 2013

Yarın iki harika kardeşimden birinin doğum günü. Onları çok seviyorum. Varlıkları bana her zaman sevinç ve övünç kaynağı oldu. Gerçi bazen “Ya terlik sefası?!” diye hatırlatırlar. Küçükken beni artık deliye çevirdiklerinde (araları iki yaş bile olmayan erkek çocukları tahmin edersiniz) ayağımdaki terliği çıkarıp artlarından koşarmışım 🙂 “peki vurabiliyo muydum” diye sorarım. “Eh işte yetişebilirsen bazen” diye gülerler. Yurt dışında olan kardeşime hdiye olarak oturup bi resim oyunu boyadım, iyi ki doğdun canım ** Ben küçükken, babamın kocaman makaralı bir teybi vardı, çoğu kez onunla ingilizce öğrenme oyunları oynardık; fakat onu başka işler için de kullanıyordu sanırım. Örneğin biri trajikomiktir: Annem bi köy okulunda müdürlük yaparken, derslere geç gelen (ve köyde bazı dedikodulara sebep olan yaşamları sebebiyle) genç öğretmenlerle ilgili anlaşmazlık yaşadığında, ona bu teybi verdi ve okulda onlarla konuşurken bunu hep kayda almasını istedi. Annem meseleleri böyle germek istemediği için karşı çıktı. Ama babama karşı çıkılamadığı için (dediği dedik,sabit bi adam), sonunda bunu yapmak zorunda kaldı. Ve ne oldu dersiniz? Bu genç öğretmenler aralarında birleşerek annemin Atatürk düşmanı olduğu gerekçesiyle resmi şikayette bulundular ( O zamanlar en feci suç buydu!). Soruşturmalar senelerce sürdü annem teybi kullanma konusundaki isteksizliğinde haklı çıkmıştı . Çünkü suçlama komikti,  o bilim dinine inanan genç bi…

Beyaz Bir Atkı
esinti / 23 Ağustos 2012

Senin rüyaların, benim iz düşümlerim ipek telciklerle bağlı elime koluma Ben kıpırdadıkça sen görüyorsun Ben uyuduğumda ölüyorsun. Seninle kardeşten öteyiz, biliyorsun Ben transparan bir elbiseyim Sense üzerimdeki ışıltı Ben durduğumda ölüyorsun Bir bisiklet selesinde Rüzgara ve güneşe doğru gidiyoruz Bir şarkı mırıldanıyoruz Beyaz bir atkı gibi uçuyor geriye sa-2005 *Resim oyunlarımdan; bisikletli kız