Puma avcısı
esinti , Puma öyküleri / 18 Aralık 2011

Temel bir gün Trabzon da is ve isçi bulma kurumuna gider. Memur : Daha önce ne tip islerle ugrastiniz? Temel : Puma avcisiyim… Memur : Trabzon da puma ne gezer be adam? Temel: Ula bende onun için issizum ya… ** Ormanların “vahşi kedisi” pumaya bir bakalım. Pumanın benekli görünümü ve bedenin tüm eklem ve kaslarının ahenkli hareketiyle avının peşinden yaptığı hızlı ve kıvrak koşusunun görüntüsü birçok belgeselin vazgeçilmez karesi­ni oluşturur. Ne var ki, puma ile peşinden koştuğu avının “ölüm-kalım” koşusunda bizim bazen anlam veremediği­miz bir kırılma yaşanır. Avını tam yakaladı-yakalayacak dediğimiz bir anda, puma koşmaktan vazgeçer, avının kaçmasına izin verir. Bu hareketin nedenini kavramakta gecikince, çoğu insan kolaycılığa kaçıp “aptal puma” sıfatını benimse­di. Ancak çok geçmeden aptal sıfatının puma ya değil, “aptal puma” sıfatını pumaya yakıştıranlara yakıştığı anlaşılacaktı. Ormanların bu vahşi kedisinin kendince bir hesabı vardı! Puma, avının peşinden sürdürdüğü ölüm-kalım koşusunun süresini, avının büyüklüğüne göre ayarlıyordu. Puma için önemli olan, bir avın peşinden koşarak harcadığı enerji dü­zeyinin, onu yakaladıktan sonra kazanacağı enerji düzeyini aşıp aşmadığı idi. Avının peşinde harcadığı enerjinin avın­dan alacağı enerjiye değmediğini görür görmez koşusunu yarıda kesip avının kaçmasına izin veriyordu. Örneğin, pu­manın bir ceylanı yakalamak için koştuğu süre ile bir tavşa­nı yakalamak için koştuğu süre hiçbir…