GŞG-Geçmiş/şimdi/gelecek
Felsefe ve Kuantum / 30 Kasım 2008

BİR amaç taşımaz bu sebeple OYUNları oyun yapan insan yanılsamasıdır. Her OYUNun içinde kendi evreleri vardır. Her evre bir bir geçilmek zorundadır. Her insanın bir kerelik hayatı bu evreleri aşmaya yeterli değildir. İnsan bir kere hayata gelir. Çünkü insan yalnızca algısının bulunduğu yerde bulunur. İnsan kendi benzersiz gen bütünlüğüdür. Her insan, en geriye doğru, oyunun başından itibaren soy ağacının tamamıdır. Bu sebeple evreleri tamamlayacak zamanı süresizce vardır. İnsanın algısının bulunduğu yer/zaman dan, geçmişe ve geleceğe uzanan yansıması mevcuttur. Algının bulunduğu ŞUAN, geçmiş ve geleceğe ait bütün anların yaratılmasını sağlar. OYUN içindeki canlı cansız isimlendirilmiş varlık, birbirleriyle ve kendilerinin geçmiş ve gelecekleriyle her an iletişim halindedir. Bir ağacın dalının koparılması, birbirine bağlı olarak hem şu anda hem de geçmiş/gelecekte aynı anda yeni olanak/olasılıklar yaratır. Oyun Kuramından alıntı: http://sibelatasoy.com/?p=187 Bu bana dokuma gibi geliyor. Siz hiç dokuma tezgahı gördünüz mü? Mekik soldan sağa, sonra sağdan sola fırlar ve üzerine tarak tak diye inip sıkıştırır. Yukardan inen bir anlamda dünyanın meridyenleri gibi olan dikey sabit ipliklere çözgü, yine enleme benzetebileceğiz yatay hareketli ipliklere ise atkı denir. Atkının çözgüler arasından fırlatılabilmesi için oluşturulan aralığa ağızlık denir. Nerden geldiyse şimdi bu aklıma, sanki salonun o nemli havasının kokusunu duyar gibi oldum ve tabi kulakları sağır edecek kadar…

Oyun Kuramı
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

Oyun/kandırış Teorisi Her şey neden böyledir? Bildiğimiz şekli ile “evren-dünya-insan” realitesi bir OYUN alanıdır. Birbirini kapsayan bir çok OYUN evreni vardır Her bir oyun evreninin kuralları ayrıdır. Öncekini kapsayan oyun evreni, kapsadığının varlığından haberlidir. Tüm OYUNlar aynı yerde ve aynı zamanda birbirlerini her an UPDATE ederek sürerler. Tüm OYUN evrenlerinin ana maddesi BİRdir. OYUN içinde olanların BİRe dair bütün akıl yürütmeleri EKSİKtir. BİR hakkında getirilen her tanım, OYUN’un içine düşer. Her şeyin ilk sebebi BİRdir; ancak BİR sebepsizdir. Sebepsiz olana, sebepleri takip ederek varılır. BİR oyuna girerken İKİye ayrılır; insan doğası ve DİRİM OYUN yanılgılar üzerine bir döngüdür İnsan yanılır; çünkü BİR’i İKİ görmektedir. Çünkü doğası gereğini yerine getirmektedir. İnsan BİR maddesinden geldiği için kendi iradesine sahiptir. Kendi iradesi olması sebebiyle yanılmaya mahkumdur. Çünkü kendi iradesi, hem dışından hem de içinden yönetilir. Bireysel bilinç içten yukarı doğru yönelir İnsan kendi iradesine sahip çıktığında oyun üstü olur. Doğarken ikiye ayrılan BİR, dirimin içinde kendini daima hatırlatır. İnsan kendini yaşam büyüsünün sırrını çözmeye adamıştır. Sırrı çözmeye çalışır; ama BİR’İ iki GÖRDÜĞÜNDEN, uyuduğundan, programlı olduğundan DÖNGÜ ye girmiştir, debelenip durur, buna yanılgılar denir. Üstelik “Yaşam Büyüsünün sırrı” zaten eylemsizliğe ulaşmak için eylemi kullanmaya dayanır. Yaşamı ciddiye alma evresinde insan, iradesini yöneten dış etkenleri…

Zaman-oyun-belirsizlik
Blog / 03 Kasım 2008

Gözlerinizle gördüğünüz dünya/maddi gerçeklikler yalnızca duygu/düşünce bileşiminizin dışa yansıtılmasından ibarettir. Ve bu haliyle de gerçektir tabi, sizde olandır. Gördüğünüz/algıladığınız dünya; kurduğunuz mantıksal bütünlüğe ve duygularınızın dalgalı ritmine boyun eğerek masumca varoluyor. O varoluş, çocuklar için hazırlanmış yumuşak, renkli, güzel kokulu bir oyun hamurudur. Yaratma işlemi, düşünme ve hayal etme kabiliyeti ile yapılmakta olup, kullandığı araçlar; başta kelimeler olmak üzere, dışarı üflediğiniz her şeydir. Böylece düşündüğünüz/hayal ettiğiniz (bunu ister mistik isterse bilimsel yöntemle yapın fark etmez) her şey, olmak mecburiyetinde kalır. Eğer düşündüğünüzle özdeşlik kurabiliyorsanız sizin fiziki varlığınız bunu yaşar, yok özdeşlik kurmuyorsanız, fiziksel varlığınızın dışındaki ben’ler bunu yaşar. Aynı anda olmuyo gibi görünmesinin sebebi; yeterli enerjinizin olmamasındandır. Yani zaman; DÜŞlerinizin taksitle fizikileştirilmesinin aracıdır. Zaman=Taksitlendirme Yeterli erki olan kişi için zaman yoktur, her şey düşünüldüğünde maddileşir. Demiş idik. Bugün, Maxwell’in (Haluk Bey, onun çalışmalarından kısaca bahsetmişti geçen gün bana) tam olarak neler yaptığını bi gözden geçireyim diye nette aradım, bikaç şey okudum. Fakat bu arada nedense(!) gözüme başka bişey ilişti; Belirsizlik ilkesi! Ben bu ilkeyi önceden gayet iyi biliyordum ve fakat yukarıdaki zaman=taksitlendirme önermemin bu ilkenin ta kendisi olduğunu az önce birden anlayıverdim! :)))) Daha önce söylenmemiş bişey bulamıyorsunuz azizim! Bu da çok doğal alemin tek akıllısı ben değilim hatta sıralamaya bile…