Kundalini Dönüşümünün Ana Kalıpları -4
Urban Shaman / 11 Temmuz 2020

Önceki bölüm için tıklayınız  Kundalini dönüşümünün bende henüz tamamlanmadığı için tüm aşamalarını detaylandırmak durumunda değilim. Bu bölümde, bazı bariz kalıpları açıklıyorum. Vücut Aktivasyon Desen Kundalini dönüşümü tetiklendiğinde, vücudun tüm ana kısımlarını birbirine bağlayan yeni sinir bağlantıları yapılır. Bu, vücut aktivasyon deseni olarak adlandırdığım bir desende olur ve tüm dönüşüm boyunca tekrarlar. Sol bacak önce, sonra sol kalça ve sonra sol omuz harekete geçirir. Bundan sonra, sağ bacak aktive olur, sağ kalça aktive olur ve sonra kalçalar birlikte aktive olur ve pelvik kasede dönme enerjisi üretir. Bu rotasyon omurganın önünü harekete geçirir ve daha sonra sağ omzu harekete geçirmek için vücudun ön tarafına enerji gönderilir, enerji gövde boyunca soldan sağa doğru art arda dolaşır ve omuz kemerinde dönme enerjisi oluşturur. Bundan sonra kollar harekete geçer. Omuz kemeri rotasyonu arttıkça, gövdede bir dönme oluşturur. Bu enerji daha sonra omurganın önünden pelvik kaseye iner. Bundan sonra, pelvik kaptaki dönme enerjisi, genellikle cinsel hislerle birlikte büyük bir girdap oluşturur ve daha sonra omurganın kökü olan kuyruk kemiği harekete geçer. Birikmiş enerji omurganın ucuna indiğinde, kuyruk kemiği harekete geçer ve perine doğru kıvrılır. Kundalini dönüşümünün erken evrelerinde, bu cinsel organlarda karıncalanma veya kuyruk kemiği tarafından çırpınan bir his olarak hissedilir. Dönüşüm ilerledikçe, kuyruk kemiğinin kıvrılması…

Kundalini Dönüşümü Nasıl Gerçekleşir? -2
Urban Shaman / 07 Temmuz 2020

“Kundalini hakkında her şey” yazı dizimize devam ediyorum. İlk bölüm için tıklayınız Meditatif durumda olduğumuz ve enerjiyi zihnimizden uzaklaştırdığımız her seferinde, enerji kişilikten salınır. Kundalini dönüşümü, bu enerjiyi zihin ve bedende yeni bir yapıya dönüştürerek kendiliğinden ve bilinçli bir yaşam formuna yol açar. Meditasyon yapmaya devam ederken, kişiliğin yapısı yavaş yavaş çözülür ve zamanla hayatımız üzerinde daha az etkiye sahip olur. Kişiliğin tüm yapısını yeni yapıya dönüştürmek kademeli üstelik tamamlanması uzun yıllar sürüyor. Sadece zihnimizi kullanmıyorsak onu yeniden düzenleyebiliriz. Kundalini enerjisinin vücudumuzdaki dağılımı, neye odaklandığımıza bağlıdır. Kişiliğin canlandırılmasına odaklanırsak, kişilik genişler ve enerji biriktirir. Eğer meditasyon yaparken  buna odaklanmazsak, o zaman kişilik, programlanmış formlardan enerjiyi serbest bırakarak azalır. Yapımızı değiştirmek için beyin değişmeli. Beyin organizasyonu, DNA’MIZI etkileyen yazılım talimatlarına benzer olan epigenoma benzer. Epigenom, DNA’NIZDA hangi genlerin aktive edildiğini belirler ve daha sonra beden ve zihin özelliklerimizi belirler. DNA’MIZI etkilemek ve gizli büyümeyi etkinleştirmek için yazılım talimatlarımızı değiştirmeliyiz. Serbest bırakılan enerji, beyni değiştirmek için gerekli olan yakıttır. Bunu dikkatlice okursanız, sessiz zihin durumlarının önemli olmasının iki nedeni olduğunu göreceksiniz; İlki, beyindeki enerjiyi serbest bırakmak, ikincisi beyindeki değişime izin vermek. Yüksek benliğimiz zekidir, zihin ve sinir sisteminde bu değişiklikleri yapmak ve metamorfozu tamamlamak için ne yapacağını ta olarak bilir. Dönüşüm, her…

Biraz oradan biraz buradan
esinti , Felsefe ve Kuantum / 22 Eylül 2017

Hayvanlar, kurban ritüeli ve vejeteryanlık konuları: Besin zinciri önemli ve komplike bir konudur fakat bilimsel incelemeler haliyle her birinin AYRI varlık oluşu inancı üzerine temellendirilir . Böyle olunca da çıkan sonuçlar insanları pek tatmin etmiyor. Çok çeşitli düşünsel prensiplerin hemen hepsinde (istisna içeriyor), insanın içindeki hayvandan kurtulması gerektiği vaz ediliyor! O halde onu öldürerek ya da yiyerek bunu başarmaya çalışanları da fazlaca suçlamamak lazım. Molla Nasreddinin eşeğine dediği gibi; “sen kokladın ben topladım!O halde şimdi niye beğenmiyorsun bu …!” * Vücudumuzu Oluşturan Atomların Hemen Hemen Hiçbirinin Geçen Yıl Vücudumuzda Bulunmaması: Yazı için tıklayınız Tüm bu nedir, nasıldır, çıldırıyorum gibi nidalar, hep lineer zaman algımızla ilgili. Çok boyutlu idrak edemiyor oluşumuz olan biten şeyler hakkında bizi derin şaşkınlığa düşürüyor ve birçok kişiyi de cevap bulma arayışıyla mistik kanallara sevkediyor. Bence bu örüntü atom altı varlıkların dünyasını anladıkça gizem biraz aralanır fakat şunu da unutmamak lazım, BİLİNMEYEN, BİLME hızımızdan daha hızlı büyür. Sistemin doğası şaşırmak için bizi yarı cahil bırakmak üzerine kurulu 🙂 Benim çıkarımım şimdilik budur. * Diyelim ki bulunduğumuz yere zehirli hava saçılmış, ne yaparız?

Tag. Ba tableti ve TAU sembolü

Göbeklitepe  Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş, aralarının ise taş duvarla örülmüş olmasıdır. Bu yapının merkezinde daha yüksek boyda iki dikilitaş karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartılarak veya oyularak betimlenmiştir. Söz konusu motifler yer yer bir süsleme olamayacak kadar yoğun olarak kullanılmıştır. Bu kompozisyonun bir öykü, bir anlatım veya bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir.[ /wiki) Göbeklitepe’deki T şeklindeki dikitlerin TAU sembolünü işaret ettiğini düşünüyorum. Sümerlerde bahsi geçen Tag.ba tabletinde görülen şu metinde: büyü,ant,aşılmayan ant dairesi tanrıların aşılmayan ant dairesi göğün ve yerin değiştirilmeyen ant dairesi tanrı tektir ve değiştirilemez tanrı ve insan birbirinden ayrılamazlar * su-il-la(dua-el kaldırma) metni tabletinde ise aynen şunlar yazmaktadır. “efendi,tanrıların üstünü ki gökte ve yerde onun tekliği büyüktür.yalnız o büyüktür.sen senin sözünü kim kavrayabilir.kim eş olabilir,kim benzeyebilir.” (kaynak:sümerler � yazarı samuel noah kramer, çeviri özcan buze, kabalcı yayınevi istanbul,) Bu bulgulardaki tek tanrı fikrinin T sembolleri kullanılarak Anayurt Lemurya’yı onurlandıran toplumlar olması muhtemeldir. Çünkü İlk tek tanrılı toplumun Lemurya olduğu birçok kaynakta sıkça karşımıza çıkıyor. Aynı döneme ait bir de Nevali Çori’de Höyük var, sular altında…