VAR’ım, Heyecanlıyım.
esinti , YENİ DÜNYA / 20 Mayıs 2013

“Bilirsiniz, bir şey hakkında gerçekten heyecan duyduğunuz ve şeyler hakkında düşünmediğiniz bir gün, sadece yataktan kalkarsınız ve “Yaşıyor olmaktan dolayı heyecanlıyım! Bu gezegende, onun bütün iyilikleri ve kötülükleri ile Var-ım. Sorun yok. Ben..(derin nefes) Ben varım!” dersiniz. Bu enerjinin girdaplanarak geldiği zamandır. O ”Vaaayy!! “ anıdır. Sonunda gözlerini açıyorlar ve enerji burada, zevkinizin mutlak hizmetinde, daima hizmette. Güzel. Evet, bunlar ana hatlar, lütfen bunları unutmayın” (A) Biz bunu zaman zaman hatta sık sık yaşıyoruz değil mi dostlar. Hele Yaşayan’ın anıları daha oldukça taze. YENİ’den Doğanlar da öyle. “Ben o ben’im süperimmm… Zıpla hopla yakala” Yok yok yeni bi bireysel gelişim metodu keşfetmiş filan değilim. Bu çok basit,metod deyip de hakaret etmeyelim. Tek kusuru var, kolay unutulur olması. “Biliyorsunuz, Üstat hiçbir zaman, herkese ben yükseldim diyerek etrafta dolaşmaz. Üstat, “50 yıldan beri kristal enerjilerle çalışıyordum” diyerek dolanmaz. Neden biliyor musunuz? Bu bir gözü açık birisinin, körler dünyasına gidip de, bunun neye benzediğini açıklamaya çabalaması gibi bir şey. Hiç bir zaman anlamazlar. Bu nedenle, Üstatlar bunu yapmazlar. Onlar, körlere gözlerini açmalarını söylemeye çabalamazlar. Onlar, körler dünyasına ve içinden geçtikleri deneyimlere şefkat duyarlar. Ve sonra, körler dünyasından bir ya da daha fazla kişinin gözlerini açmaya çabaladığını hissettiklerinde, hemen orada olurlar. Hemen şefkatle orada…

Dipnot.3 Hipnoz konusu
Blog / 06 Şubat 2010

Fringe dizisini izleyen var mı bilmiyorum. Bu dizi X-files’ın yeni bir versiyonuna benzer, arada ilginç konular bulabiliyorlar 🙂 Bu haftaki konusunda, otuz yıl önce yapılan bazı askeri deneyler sebebiyle çevrede yaşayan insanlar mutasyona uğramışlar, bir diğer değişle deforme olmuşlar! Projeyi yöneten bilim adamının bizzat kızı ve eşi de bunların arasındaymış. Bu durumdan fevkalade sorumluk hisseden adam, belli bir alan dahilinde, bakanların göz frekansını değiştirecek bir makina yapmış. Böylece köyde yaşayan deforme olmuş (ucubeler) insanlar (ikibin kişi), bu alan içinde kaldıkları takdirde dışardan bakanlara norml görünüyorlarmış! İşte hipnoz da böyle bir şey, ve onun birincil aracı “lisan”… Önceki yazımızda sihirli formulümüzün “kendini hipnoza kapatmak” olduğundan bahsetmiştik. Hipnozu aynen bu dizideki gibi belli bir alana yayın yapan frekans gibi düşünebiliriz. Hangi lisanı konuşuyor, dinliyorsanız, onun için ayarlanmış hipnoz frekansına dahil oluyorsunuz 🙂 Çok sayıda lisan bilen, sürekli ülke ve yer değiştiren biri, ara sıra hapisane duvarlarının çöktüğüne şahit olabilir belki 🙂 Tabi tek belirleyici lisan değil, başka unsurların da olabileceğini tahmin ediyorum (Yeri geldiğinde onlardan da bahsederiz herhalde). Bu arada eğer dikkatinizi doğaya çevirir ve yeterli süre orada tutabilirseniz bu kez de onların frekansına dahil olma olasılığınız artıyor. Saramago’nun “Körlük” kitabı da bu konuda oldukça aydınlatıcıdır, okumayanlara öneririm.

Körlük- Blindness
Oyun/Film felsefeleri / 08 Haziran 2009

Adı bilinmeyen bir şehirde, ne olduğu anlaşılamayan bulaşıcı bir körlük salgını başlar.”Beyaz körlük” olarak tabir edilen bu durumdan etkilenmeyen tek kişi bir göz doktorunun karısıdır. Yavaş yavaş herkesi etkisi altına almaya başlayan bu salgının yayılışını ve yaşanan kaos ortamını canlı canlı gören doktorun karısı, kendisini ve ailesini bu zor durumdan kurtarmaya çalışır. 2008 Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilen Blindness, Nobel Ödüllü José Saramago‘nun aynı isimli romanından uyarlandı. Filmin yönetmen koltuğu ise Tanrı Kent ile çok iyi eleştiriler almış ve en iyi yönetmen dalında Oscar adayı olmuş Fernando Meirelles ‘e emanet.   Körlük, büyük yazar Saramago’nun okuduğum ikinci kitabıydı, çok beğendiğim için sonraları bi kez daha okudum. Filmin kitaba oranla nasıl izlenim vereceğini henüz bilmiyorum; fakat görsel olarak insanlara sunulmuş olması her halikarda iyidir. Malum artık kitap okunmuyor, bu durumda ustalarla karşılaşabilmek için filmlere muhtacız 🙂