Rüyayı zıplama aracı olarak kullanın
esinti , Rüya/Psikoloji / 15 Kasım 2012

Rüya kampı ya da önceki eğitimlere katılmış arkadaşlara sesleniyorum, rüya görüşmeciliği sürdürülebilir bir aktivite halini aldığı takdirde sizi hiç bilmediğiniz kendinizle karşılaştırabilecek en tehlikesiz ve en ucuz yöntemdir. Lütfen birbirimizle iletişim halinde kalalım, birbirimizin rüyalarını analiz etmek yoluyla aydınlatalım ve ayalım. Uyanık olmadığımızda bilincimizin sınırlı yapısının içine, o minicik hapishaneye geri dönmek işten bile değil. Lütfen bu birleşik mesajımızı sayfalarınızda paylaşın, yakınlarınıza sözlü olarak iletin. Yaşam huzurumuz ve keyfimiz bireyliğimizi kaybetmeden kurduğumuz ilişkilerin kalitesinde saklıdır. Toplam yaşam kalitemizi arttırmak elimizde; birbirimizi uykuya geri dönmeye karşı uyarmakta. Bu dünyadan kaçmak istiyorsanız, dünyadan hiç bir beklentiniz yoksa ve onu pek de sevmiyorsanız o zaman rüyalarınıza ilgi göstermemekte haklısınız. Zaten biz de kendini ve dünyayı sevenlere destek olmak için buradayız. Onbinlerce yılın birikmiş bilgisini/ışığını paylaşmak istiyoruz. Dışarıya çıkmayı öğretiyoruz ki içeriyi anlayalım. Siz de sevinci yol edinenlerdenseniz aramıza katılın, rüyalarınızı dolayısıyla kendinizi onurlandırmayı öğretelim. Daha detaylı bilgi için Sayfamızı ziyaret edin: http://www.facebook.com/RuyaKampiDunyaYili2012?ref=hl

Kendini bilmek biraz çaba ister
esinti , Rüya/Psikoloji / 14 Kasım 2012

Hem kişisel mevcut durumunuzu hem de toplumsal bohçanızı görebilmek için dışarı çıkmanız gerekir. Dünyanın her yerinden filmler, diziler izleyip, kitaplar okuyunuz. Yabancı ülkelerin haber bültenlerini dinleyin, disiplinle bir süre buna devam edin. Eğer imkanınız varsa Dünyanın değişik ülkelerine seyahat edin ancak turistik gezi olmasınlar, yerel insanlarla kalabileceğiniz bir süre onları gözlemleyebileceğiniz şekilde olsun gezileriniz. Fast food yalnızca yiyeceklerle ilgili bir kavram değil. Size neler fast food olarak sunulmuş, sunuluyor biraz üzerinde düşünmeye değmez mi? Dünyanın değişik bölgelerinde yapılan yerel müzikleri dinleyin, sözlerini anlamasanız da dinleyin daha iyi, o ezgiler bırakın frekansınızla uyumlansın. Başkalarının rüyalarını dinleyin. Kendi rüyalarınızı hatırlayın, analiz ettirebilmek için imkanlarınızı seferber ettirin. Çünkü onlar da sizin (bilincinizin) dışınızdan geliyorlar, onlara karşı misafirper olun, tanımaya çalışın. Onları tanımak kendinizi tanımayı getirecektir. Zamanında konuştuğumuz dilin çeşitlendirilmesi, ulusların birbirini anlamaz hale getirilmesinin sebebi, kendimizi görebilmek için dışarı çıkma zorunluluğu idi. Her türlü dışarı bu sebeple yapay olarak oluşturuldu. Onlarla ayrılasınız diye değil, onlara varıp kendi bölgenize dışardan bakabilesiniz diye. Kendini bilmek biraz çaba ister. * Kendinizle iletişime geçebilmeyi öğrenmelisiniz. Merak ettiğiniz bir soruyu, çatışmalarınızı, kararsız kaldığınız konuları, açık ve net biçimde yüksek sesle (bağırarak) havaya doğru sorun. Dinlemeyi öğrenin, şaşıracaksınız.

Neden istekleriniz olmuyor?
esinti / 23 Mayıs 2012

Daha önce -deneyerek bulduğum- yöntemi bi kaç kere buradan paylaştım. Olmadığını düşündüğün isteğini engelleyen sözleşmelerim nelerdir diye bağırarak -bütünlüğüne- soracaksın. Sesin içten ve gerçekten etkin çıkmalı. Anında bu isteği engelleyen diğer karar, istek ve uçucularla sözleşmelerin, bilgisayar gibi alt alta -gözünün ardında bi ekrana-dökülmeye başlıyor. Onları incele, geçerliliğini yitirmiş olanları sokağa doğru bağırarak sözleşmeyi bozduğunu, teşekkür ettiğini ve s.olup gitmesini emret. Hala vaz geçemediklerin olduğunu da göreceksin. Olsun, o kararların sana ait olduğunu ve şimdilik sürdürmek istediğin için yeni isteğinin olmadığını anlamak sana yeterli ivmeyi kazandırır. Aceleye gerek yok. Ne yaptığımızı biliyorsak her şey mübahtır. Emretme, br kabalık ya da başkalarını manipüle etme amacıyla değil, yalnız ve yalnızca “yaptırım gücü olan” sesi çıkarabilmek için yaptığım teşbihtir. 🙂 Bu işleme; CC literatüründe kontrollü delilik-iz sürücülük. Gurdjieff ve bi çok eski öğretide: Kendini bilmek! Yeni jargonda kendinin farkında olmak… Bu sözcükleri buralarda kim görse “beğeni” işaretliyor, seve seve paylaşıyor, hatta yarışıyor… Velakin kimse nasıl yapacağını bilmiyor, hatta yapılması gereken bi şey var mı diye aklına bile gelmeyen çoğunluktadır. Zihnin bildiğini kendinin zannetme vahim hatası!

Komşu kızı ARZU
esinti / 07 Kasım 2011

İnsan kendini bilmek için karşıtıyla yüzyüze gelmelidir-kendisi olmayanla. Arzu deneyime götürür. Deneyim de ayırt etmeye, bağımlılıklardan kopuşa, kendini biliş’e götürür-yani kurtuluşa. Ve kurtuluş nedir zaten? O doğumun ve ölümün ötesinde olduğunuzu bilmektir.  ÖZ’ün dışında hiçbir şey yok. Her şey “bir”dir ve Ben-im herşeyi kapsar. O uyanıklık ve rüya hallerinde kişi olarak tezahür eder. Derin uyku ve turiya halinde o ÖZ Varlıktır. Turiya’nın, uyanık ve keskin dikkat halinin ötesinde ise En Yücenin büyük, sessiz huzuru uzanır. (Maharaj) Turiya: Buda gibi tekamül düzeyi yüksek varlıklara özgü şuur hali ** “Biricik” olan yanlarımız değişir, dönüşür, ölür ölür dirilir ancak “ben-im” hiç değişmeyen, herşey yapabilmeye muktedir yanımız (belki istencimiz), öylesine parlak ve keskin bir sevinç 🙂 Harika bi oluş içinde bulunuyoruz. Gerçekten büyük bi onur bizim için. ** İstediğiniz an “ezik” durumdan çıkabilirsiniz (denediğim için eminim). O Ben-im, bir zamandır giymediğiniz bi giysi gibi dolabınızın içinde asılı duruyor. Eminim kıyıp onu kimselere veremediniz 🙂 Hemen şimdi onu alıp giyebilirsin. Ben, o ben-im. Dirayet göster ve yap. Kimse senin yerine onu yapamaz. Elbiselerimizi sadece bebekken annemiz seçerdi! 🙂 ** Sana yapılan (kendin bile yapsan) tüm tanımlamaları, yabani bi atın üstündeki şeyleri fırlatıp attığı gibi at! Kondurma bişeyi üstüne, su damlalarının ördeğin tüylerinden kaydığı gibi akıp…

Sufizm ya da holistik düşünce katı

Aşağıda sunduğum metin, harikulade holistik bir bakış veya algılayış. Aslında hocam Gurdjieff’in üzerimde ne büyük etki bırakmış olduğunu bir kez daha müşahade etmeme sebep oldu. Aynı şekilde kelimeler tastamam Castaneda terminolojisine de tercüme edilebilir. Sufizmin, ikinci düşünce katının yani holistik algılamanın deneyimi olduğuna çok uzun zaman önce uyanmıştım.Bu konuda İBN’i Arabi’yi de anmadan geçmek olası değil, olağanüstü çalışmaları tüm insanlığa bir hediye.  Atalara minnet borçluyum. Çok çok teşekkürler, Allah hepsinden razı olsun. Son olarak (yakın arkadaşlarım hatırlayacaklardır), ekteki belgede verilen şu örneği, konuşma ve yazılarımda defalarca kullandım, hem de dış bilgiden değil bizatihi deneyimimden kaynaklanan bir örneklemeydi: İnayet Han Tanrı ile insanı Güneş ile onun ışınlarına benzetir. Ya da deniz ve dalgalarına. Dalga denizden ayrı değildir de, yükseldiğinde kendini dalga zanneder, ama aşağıya indiğinde geldiği yere döndüğünde denizden ayrı olmadığını fark eder. ** “Cennet zihin halidir, Cehennem zihin halidir” Hazret İnayet Han “Biz ki her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” Yunus Emre Bugün Sufizm içinde bir çok farklılıklar ve çeşitlilikler görmekteyiz. Bunun zaman, mekan ve şartlardan oluştuğu ve sufizmin hiç bir dine veya millete mal edilmemesi gereken evrensel bilgelik olduğu kanısındayım. Bu bilgeliğin ilahi boyutu olduğundan kişisel olarak şüphem bulunmamaktadır. Yalnız bugün üstünde durulması gereken en önemli noktanın Sufizmin…

Gurdjieff ve Dördüncü Yol
Gurdjieff- Maji , Kitap Özetleri / 03 Kasım 2008

Sevgili Dostlarım, Gurdjieff’in “4.cü yol” isimli öğretisinden seçtiğim bazı pasajları sizlerle paylaşmak istedim;   İnsanlar uyumaktadırlar ve bunu kabul etmezler. Bütün insanlar sadece makinedirler, bütün faaliyetleri mekaniktir. Psikoloji insanlarla ilgilidir, makinaların incelenmesi için psikoloji değil mekanik bilimi gerekir. Bir makine kendini tanıyamaz, tanıdığında makina olmaktan çıkar. İnsan hareketlerinden sorumludur, makina değildir. İnsanın başlıca yanılgısı, yapmaya muktedir olduğuna dair inancıdır. Ancak bunu insanlara söylediğinizde inanmayacaklardır ve onlara düşmanca ve nahoş gelecektir. Özellikle de gerçek olduğu için düşmanca gelir. Herkes hiç bir  şeyin yapılması gerektiği gibi yapılmadığını iddia eder. Aslında her şey yapılabileceği tek şekilde yapılmaktadır, eğer tek bir şey değiştirilebilseydi her şey buna bağlı olarak farklı olabilirdi. Her şey başka şeylerle bağlantılıdır. İnsan bir çok BEN sahibidir. Her insanın içinde 5-6 bazen daha çok ama sınırlı sayıda BEN vardır. Bunlardan her biri yönetimi ele aldığında kendinin asıl BEN olduğunu yani EFENDİ olduğunu sanır ve diğer benlere ait en ufak bilgisi olmaz. İnsanda bu BEN değişimlerini kontrol edecek hiç bir şey yoktur. İnsan&makina bu durumu fark etmemekte, bilmemektedir. Benler, rastlantıların gücü ile veya mekanik olan dış dürtüler tarafından yaratılmışlardır. Eğitim, taklit, okuma, dinin uyuşturuculuğu, sınıflar, gelenekler, yeni sloganların cazibesi dış tesirlerdendir. İnsanın bireyselliği yoktur, bir tek büyük BEN sahibi değildir, birçok kendini…