Dünyanın OLMAsı-ayrılık prensibi ve BEN
Felsefe ve Kuantum , Urban Shaman / 15 Mayıs 2019

Anı defterimden-2001 Sonunda Truman ufkun sonunu bulur ve dışarı çıkmak için tüm cesaretini takınır! Aslında doğum noktası orasıdır Truman’ın. Dışarda ne bulacağını film bize yani biz seyircilere daha önceden Truman’dan gizli olarak gösterdi. Bu sebeple biz aman canım dışarda ne olduğu biliniyor diyoruz!!! Oysa dışarda ne olduğunu bilmiyoruz. Dünyanın OLMAsı bize içeriyi tarif ettiği gibi dışarıyı da belletmeye çalışıyor; ahiret, başka boyutlar, cennet/cehennem veya başka bir çok yoldan dışarıyı tanımlamaya çalışıyor. Yani öyle ki; tüm engelleri geçseniz, ölümü göze alacak denli cesaretinizi takınsanız dahi, kendinden uzaklaşmanıza izin vermemek için, DIŞARI/ÖTE belirlemesini oluşturuyor, böylece doğsanız(Truman gibi,ufuktaki kapıdan çıkış) dahi sizi kendi çekimi içinde tutmayı beceriyor. Dahiyane bi plan. Dehşet bi kurnazlık! Bunun kötü niyetle alakası yok, sadece çok seviyo bizi, öylesine çok seviyor ki, kaybolmayalım diye gırtlağımızın üzerine çökmüş durumda. Tipik anne modu! İşte dünyanın OLMAsı böyle bişey 🙂 Aslında içeri/dışarı diye bişey yok, tanımlı/tanımsız var. Tanımlanmayanı anlamaya çalışırsanız, onu tanımlı haline dönüştürürsünüz. Kimse de buna engel olmaz, isterseniz bir trilyon yıl yapın bunu, nasıl olsa zaman da yok, sonsuz bir gemi içinde giderken (gittiğimiz de pek şüpheli!), bi kaç katrilyon yılın ne önemi olabilir?! :)))) Evet belki bir kadın olduğum için açıkça söyleyemeyip (çocuklarının şevkini kırmak istemeyen anne modu) biraz…

Kelimeler-2
esinti / 20 Ağustos 2011

Taraftarlığın tersi taraf olmamak değil, duruma göre o anda taraf olmaktır. ** Bütün görülemez de varlığı bilinebilir. Nasıl bilinir? Doğduğunuzdan beri size biçilmiş rol-noktanın dışına defaaten çıkılabilmişse, başka noktaların varlığına iman edilir, böylece sonsuz başka noktalar, görülemese de bilinir. ** Dünyadaki çeşitlenmenin güzelliğine iman etmekle başlar bu güzel oyun. Sana ahmakça gelse bile o çeşitlenmenin ne büyük bir zerafet oluşturduğunu, tüm varlıkların tekamül etmesi için zengin bir ortak rüya oluşturduğunu bi gördün mü, artık bi şeye kızamaz olursun, hatta minnet duymaya başlarsın biri ahmak rolünü ya da hitler rolünü oynamayı kabul etmiş diye :))) ** Bu dünya benlik bilincinin oluşması için görülen bi rüya 🙂 ** Kör olduğumuz halde görüyor olduğumuzu varsayarak yaşadığımız,sonuçlar/yargılar ortaya koyduğumuz için yeni nesillerin de pek şansı olmuyor. Yani hem kekeme hem gevezeyiz diyebilirim.:) ** Bütün yayınlar siz o kanalı açın ya da açmayın bulunduğunuz ortamdalar! onların hepsini çekebilecek alet/rado de sizde. Ne kadarını/hangisini dinleyeceğiniz ise özgür iradenize bağlı. Seçimleri yapan sizsiniz, everen sadece yumuşacık baş eğiyor. Evren olmuş everen! Eh Allahın parmağı var işte :)))) ** Korkulması gereken Allah değil, birey olamamış BEN-BEnciler. Korku enerjinizi yanlış yönlere salıp durmayın yaw! ** Onun (Allah), ne kadar latif, sevecen, kucaklayan, merhametli olduğunu etkilerinden anlayabilirim ama O tanımsızdır…

Carlos Castaneda kavramlar
Carlos Castaneda / 23 Mart 2011

CC serisinde öğretiye özel bir terminoloji hemen her yerlerde kullanılan belli başlı kavramlar var. Bunların çoğunu birarada özetlemeye çalıştığım şu adreste bulabilirsiniz. http://sibelatasoy.com/?p=163 Ayrıca sürekli sözünü ediyor olduğumuz Savaşçı kavramı için de  Hanife yoldaşımızın hazırladığı dökümanları sırayla aşağıdaki linklerde görebilirsiniz. http://sibelatasoy.com/?p=334 http://sibelatasoy.com/?p=3666 http://sibelatasoy.com/?p=3938

Eski ve Yeni Büyücüler
Carlos Castaneda / 08 Mart 2009

Söyleşilerimizin biri esnasında Don Juan, rüya görmeyi değerlendirebilmek için, insanın günümüzdeki büyücülerin, büyücülüğü(*)somutluktan soyuta doğru yönlendirme çabalarını anlaması gerektiğini söylemişti. “Somutluk dediğin nedir?” diye sordum ona. “Büyücülüğün uygulamaya dönük yanı, zihnin uygulamalar ve tekniklere saplantı derecesinde kilitlenmesi, insanlar üzerinde bırakılan yersiz etki. Tüm bunlar geçmişin büyücülerinin alemindeydi.” dedi. “Peki soyut dediğin nedir” diye sordum. “Özgürlük arayışı-insanoğlunun elinden geldiğince, her şeyi saplantısızca algılama özgürlüğü. Günümüz büyücülerinin özgürlük arayışlarından ötürü soyuta yöneldiklerini söylüyorum; somut kazanımlarla ilgileri yokonların. Geçmişteki büyücülerinkine benzer toplumsal işlevleri yok. Bu yüzden onları asla resmi görücüler ya da yerleşik büyücüler olarak göremezsin.” “Günümüz büyücüleri için geçmişin hiç değer taşımadığını mı söylemek istiyorsun don Juan?” “Elbette değeri var. Sevmediğimiz, sadece geçmişin tarzı. Kişisel olarak ben zihnin karanlık ve sapkın oluşundan tiksinirim. Ben düşüncenin enginliğinden hoşlanırım. Yine de, hoşlandıklarım ve hoşlanmadıklarım ne olursa olsun, bugün bildiğimiz ve yaptığımız her şeyi ilk keşfedenler ve yapanlar eski çağ büyücüleri oldukları için, onların hakkını vermek zorundayım.” -Rüya Görme Sanatı Kitabından) (*)Büyücü/Büyücülük: Don Juan, çeşitli zamanlarda bilgisini benim için adlandırmaya çalıştı. Nagualciliğin en uygun ad olabileceğini; fakat bu terimin fazlasıyla anlaşılmaz olduğunu düşündü. Ona sadece bilgi demek yetersiz, sihirbazlık demek ise küçültücüydü. Niyette ustalaşma çok soyut, mutlak özgürlük arayışı ise çok uzun ve mecaziydi. En…