Görme nasıl bişey?
Carlos Castaneda / 07 Ocak 2009

Castaneda, Don Juan’la görüşmelerine devam etmektedir ancak, kendini yetersiz hissedip çömezliğine nokta koyduğu o döneme ait bir suçluluk duygusu da yaşamaktadır. Don Juan’a ihanet ettiği, ona layık olamadığı düşüncesi onu bu noktaya taşımıştır.Don Juan dumanın ona bu aşamada yardımcı olabileceğini söyler. Castaneda çekincelidir. Korkuyordur çünkü. “Korku doğal birşeydir. Bırak korkuyu düşünmeyi. Görmenin o benzersiz güzelliğini düşün!” “Bu görme nasıl bir şey Don Juan?” “Bunu bilmek için görmen gerek. Ben anlatamam ki!” “Yani Don Juan, sen dünyayı artık olağan biçimde görmüyor musun?” “Hem öyle görüyorum, hem de öbür türlü. Dünyaya bakmak istediğimde, senin gördüğün gibi görürüm onu. Sonra görmek isteyince, kendi bildiğim o değişik biçimde bakarım ve sezerim dünyayı.” “Onları her gördüğünde bu şeyler hep aynı mı görünürler? “Değişmez ki şeyler. Onlara bakış biçimini değiştirirsin hepsi o kadar.” “Yani, diyelim ki aynı ağacı birkaç kez gördün; her kezinde aynı mı kalır ağaç?” “Hayır, değişir ama gene aynıdır.” “Ama ağaç, onu her gördüğünde değişiyorsa, senin bu görmen yanılsama olabilir.” “Bir şeye bakınca göremeyiz onu.Yalnızca bakmış oluruz; orda bi şeyler var mı diye bakar gibi bi şey. Görmeyi bilmiyorsan herşey her bakışında aynıymış gibi görünür sana. Oysa görmeyi öğrenince, bi şey, onu her görüşünde asla aynı olmaz; ama gene de aynı şeydir. Demiştim…