Beat Zen, Kurumlaşmış Zen ve Zen-devam

Önceki bölüm için tıklayınız Suçluluk duygusu ve kaygı, oyunun gizliliğini devam ettirir. Bir zen deyişi şöyle söyler: Satoriye (aydınlanma) ulaştığın o an, yapabileceğin tek şey iyi bir kahkaha atmaktır. Uyanış konuşmasından tıklayınız. Doğayı nasıl algılayacağımızı bilsek, Tanrıyla doğa arasındaki çatlak anında yok olacaktı. Çünkü diye devam eder Watts; Onları ayrı şeylermiş gibi gösteren tözlerindeki farktan değil, yalnızca kafamızdaki yarıktan kaynaklanıyor. Dalınç(kuan)/meditasyon, “sürekli şimdi”de ne olup bitiyorsa hepsini yoğun bilinçle izleyebilmektir. Dalınç, bir amaçla/bir şeyler elde etmek için yapıldığı zaman meditasyon olmaktan çıkar. Her şey basitçe gösteriyor ki; sonuç odaklı edimlerimiz,doğal olanla halihazırda olan büyülü dansımızı çökertici etkendir. Numerolojide bu durum 4 sayısının dersine denk düşmekte, bunu hatırlayıp gözlem yapmak konuyu daha iyi anlamayı sağlayabilir. (Benim notum) Cinsellik, insan yaşamının ayrı bir bölüğü değildir. Cinsellik insan yaşamının gerekli kıldığı her türlü ilişki üzerine ışığını saçar. İnsanın doğayla olan ilişkilerinde özel bir tutum ya da düzeydir. Cinselliğin verdiği tat zaten yaşamın içinde var olup da genellikle bastırdığımız “yaşamın tadıyla” içtenlikli bir ilişki kurmaktan başka bir şey değildir. Bu tat, bizim genellikle gerçekleştiremediğimiz “dünyayla özdeşliğimizden kaynaklanmaktadır. Beyaz bulutlarla kızıl ağaçlıklar arasında Büyük sükunun türküsünü çağırarak bir ağızdan, Yaşayalım birlikte. Çin şiiri * O sonsuz kaynak; hani olmadığınız rolünü oynadığınız, sıradan günlük bilinç denilen deneyimin içinde. Saklambaç…

Aşık Olma Hali
Felsefe ve Kuantum , Urban Shaman / 01 Kasım 2017

Gizemli bir içgörüye ulaşmak, büyük ölçüde önceden belirlenemezdir ve tıpkı aşık olmak gibi kaprisli ve keyfi, bu yüzden de çılgındır Varolan herşey LUDERİ (oyun) anlamında bir yanılsamadır. Kargaşa ile iyi(!) durum arasında salınmaktayız. Ev bitirilince iskele sökülür, ortadan kaldırılır. Öyleyse iskelelere niye takılıp kalalım. Tüm bu şeyler bize birşeyler öğrettikten sonra basit bir şekilde ortadan kalkacak olan birer destek sapı olabilirler, der Watts

Tanrı Ayakkabılarımı ben olmadan bağlamaz.

EGER BU HAYATTA BİR ŞEY ÖGRENDİYSEM, o da Tanrı’nın ayakkabılarımı ben olmadan asla baglamayacagidır. Dört yaşına geldigimizde bizden ayakkabılarımızı kendi başımıza baglayabilmemiz beklenir. Büyük Ruh’un Dünya’da olmasını istedigi işleri ve anlayışları, kendi işlerimiz ve anlayışlarımız vasıtasıyla beraberimizde buraya getirmekteyiz. Baglarımız sadece ailemiz ve akrabalarımız ile sınırlı degildir. Baglanmız bütün hayatımızı kapsar – her şeyi, hatta taşlan bile canlı olarak düşünrneliyiz. Tüm yaşamdaki karşılıklı baglılıgın dogrudan deneyimi ve farkındalıgı, modern zamanımızda neredeyse tanınmaz hale gelen dogal insanlık potansiyelinin tekrar kazanılması yolunda oldukça gereklidir. Uygun ve uygulanabilir bir gizeme ihtiyacımız vardır. Acelemiz, çagdaş insanın zor durumunu hemen ele alıp tüm yaşantımızdaki baglarımıza karşı daha anlayışlı ve bilinçli bir durumu talep etmemizdendir. “İnsanoglunun dünyadaki yeri nedir?” sorusunu, daha kapsamlı olan “Dünyanın dünyadaki yeri nedir?” sorusunu sormadan dürüstçe yöneltemeyiz. Kendimizi bagların dışında degerlendiremeyiz. Kimse “Kendini kendin gibi bil,” dememiştir. Biz, birbirine baglı kozmik yapının oluşturmuş oldugu uyumun dışında kaIan hiçbir şeyi anlayamayız. Bizim ihtiyacımız olan, uygulanabilir bir gizemdir – sezgisel anlayış ile pratik çabanın dengesinin uygun bir biçimde kurulmasıyla ortaya çıkacak olan bir gizem. Meditasyonun fazlalıgı, daha çok ilahinin söylenmesi ya da çalınması, sayısız mumun ya da tütsünün yakılması, ayakkabılarımızı baglamak için Tanrı’yı ya da Cennet’i ikna etmeye yetmez. Bize yarar saglayacak, huzur verecek…

Ruhsal Dünyaya Uyanış-Sandra İngerman (1)

Hank wesselman, Afrikalı kabilelerle yaptigi uzun sureli antropolojik çalışmalardan sonra bu yazidaki sonuca varmış.. Ruhsal Dünyaya Uyanış kitabından alıntılar: Şamanlığı uygulamakla bir şaman “haline gelmek” arasında fark vardır. Kişisel gelişim ve şifa için şamanlıgı her yönüyle hayatımiza tasiyabiliriz ama bu durum illa ki şaman oldugumuz anlamına gelmez. Şaman olmak kafaya takılacak bir şey olmamalıdır. Bilfiil geleneksel bir şaman olmadan da bu kadim sanatı günlük hayatımızda pratik sonuçlar almak icin, vizyoner amaçlar icin kullanabiliriz. İşte bu sebeple urban şaman kavramı dünyada hızla yer bulmaktadır. Sana muazzam bir mutluluk ve sevgi veriyorum. Buraya gelen ya da geçen herkes mutluluk, bolluk, bereket ve esenlikle kutsansın.

Büyük Bir aileyiz.

Hepimiz birbirimize bağlıyız. Büyük bir aileyiz evrende. Eski zamanın şamanları zamanla bugünün meslekleri halini aldı. Örneğin Onların Duygucuları; spor, politika, ticaret, savaş ve kurumsal dinlerin muhtelif isimli mesleklerine dağıldılar. Şamanların Entellektüelleri diyebileceğimiz kesimi; Doktorlar, cerrahlar, mühendisler, mimarlar, denizciler, çiftçiler, astronomlar,astrologlar, eczacılar, biyologlar, çeşitli bilim vs. kollarındaki mesleklere dağıldı. Şamanların Kane bölümü, Sezgiciler ise; pragmatik filozoflar olarak daha az sayıdaydı ve bazı isimler altında genelde saklandılar ve çoğu kez faaliyetlerini telapatik olarak sürdürdüler.. Özellikle üçbin yıllık son dönemde güç Duygucuların elinde olduğundan, entellektüeller gurubu oldukça sıkıntı çekmiş görünüyor. Ancak şimdi tüm mesleklerdeki insanlar asıllarını ve ilişkilerini, birlikteliğin anlamını ve zevkini giderek daha büyük bir hızla hatırlamaya başladılar. * Bizi birbirimizle, dünyamızla ve evrenle birleştiren nedir? Cevap: ŞEFKAT

Kuantumsal ismimiz
Felsefe ve Kuantum , Urban Shaman / 17 Şubat 2016

Her şeyin başına kuantum kelimesi ekleyerek yenilenmiş yeni bir görüş ve anlam bulma çabamızı fark ediyorsunuzdur. Bunların bazıları biraz zorlama görünüp sizi gülümsetebilir, bazıları ise gerçekten bir aydınlanma anı geçirtebilir. Hepsi de insan medeniyetinde kendini aşma çabasının/arzusunun ihtiyaca göre şekillenen yansımalarıdır ve ben hepimizi bu çabamızdan ötürü onurlandırıyor, teşekkür ediyorum çünkü anlam bulma/verme yetimiz varlık alemlerini dip bucak titreten önemli bir işlev. Geçtiğimiz on gün boyunca genelde kokunun üzerimizdeki etkisi, içimizdeki iz düşümlerine odaklandım ve bu süreçte iz bırakanları da paylaştım. Bu odaklanma esnasında aklıma gelen bir bağlantı oldu; acaba kokularla gerçek/titreşimsel ismimiz arasında bir bağlantı olabilir miydi? Tüm kendini bilme aşamasına geçiş için samimiyet eşiğinden geçen insanlar gibi ben de ilk uyanışımda isimlerin önemini fark etmiştim ve bu konuda onlarca makale yazıp, bir çok soru saldım evrene 🙂 Çünkü görünen oydu ki bu boyuttaki -keyfi- ayrılığı oluşturan iki önemli etkenden biriydi isim. İsim verilen şey aniden AYRI/Tekil bi oluşa geçebilmekteydi, şimdi detayına girmeyeceğim (yüzlerce yazı-konuşma-seminer vermişimdir bu konuda), özet olarak isim vermenin belki hayatımızın en önemli aşaması ve çalışma biçimiyle en gerçek ilk büyüsü olduğunda karar kılmıştım. Bu sonuca varıp senelerce konuyu işledikten sonra  geçen yıl aniden Kryon ismi verilen bir kanal bilgisiyle karşılaştım ve onun celselerinde en çok…

Etki Alanları
Oyun/Film felsefeleri , Urban Shaman / 01 Haziran 2015

Ana prensiplerin çoğu bize her şeyin birbirini etkilemekte olduğunu söylüyor, değişen yalnızca etkileme oranları. Geçerli gözlemler KU’nun güçlü, yakın ve rezonansı yüksek alanlardan etkilendiğini göstermektedir. İnsanın etki alanı olan Aura’nın Hawaiicesi HOAKAdır ve hem fiziksel hem de fiziksel olmayan alanlardan oluşur. * Morfik rezonans teorisi gerçekten işliyorsa, toplumlardaki ya da sadece bir insanın içindeki kritik kütlenin aşılması sonucu oluşan yeni davranış hatta belki yeni majör enerji kalıbı sebebiyle bir Bay Orr durumu meydana geliyordur, yani önceki davranış modelini sana ait bi şey olarak hatırlamıyorsun! O başkalarına(!) ait bi davranış şekli oluyor. İşte her zaman bahsettiğim faydalı “ayrılık” yanılsaması, morfik rezonansın bireysel ve kitlesel işleyişinden ortaya çıkıyor olabilir. Öylesine sahici bir kırılma oluyor ki artık daha öncesine ait kayıt KU’dan bütünüyle silinmiş oluyor. Bir majör enerji kalıbını oluşturan kimbilir kaç tane minör enerji kalıbı aynı anda depodan hiç olmamışçasına boşalıyor! Fakat KU deposunu bir an için bir bilgisayarın hard diski yani sabit diski gibi olduğunu düşünelim. Normalde bilgisayarımızda bulunmasını istemediğimiz programları/dosyaları silebiliyoruz, onlar artık bizim için yoklar ve hatta unutup gidiyoruz ancak silinen bu programların izi/gölgesi işin mütehassısları tarafından bulunabiliyor, geri getirilebiliyor (işin tekniğini bilmiyorum). İşte bu kayıtlara ben urban shaman konseptindeki atıl enkarnasyonlar ismini veriyorum. Bu konuya neden böylesine dikkat…

Bağlantı Kuruldu!
esinti , Urban Shaman / 29 Mayıs 2015

Kitap ilerliyor. Zaten beni şok eden bir başlangıç yaptı ve ne olacak giderek meraktayım üstelik öyle eş-zamanlılıklar var ki akıl alacak gibi değil. Tam oturup bi bölüm yazıyorum, aşağı yukarı bin kelime kadar, yorulup bırakıyorum ve elime aldığım ilk şey, ilk konuşma ya da tv de herhangi bir programın ilk sahneleri nerdeyse benim yazdığım şeyler! Aman tanrım diyorum, ben bunu niye yazıyorum ki, oturup rahat rahat izleyeyim daha iyi. Nerdeyse yazmaktan vazgeçecek gibi oluyorum (duygu olarak, yoksa karar süreçlerim duygularıma bağlı değildir), sonra eşzamanlılığın doğasına yöneliyorum ve kahkaha atıyorum tabi, deli miyim neyim! Eskiden de olurdu böyle şeyler ama bunun için yıllar geçmesi gerekebilirdi… Tuhaf zamanlar bunlar… Sen yazdığın için mi oluyor yoksa olacağını sezdiğin için mi yazdın fark etmez diyor Serge hocamız, olan şudur; bağlantı kuruldu! Düşünmek, söylemek, yazmak, oynamak; yaratıcı imgelemin dört atlısı 🙂 ilk üçü kutuplandırır, dördüncüsü nötürler! Sen sağ ben selamet * Sorumlulugu % 100 almak; çok boyutlu bir işlemdir. sizin zaten sorumlulugu %100 alan bir bilinc bolümünüz var, biz onun adina hawaii’ce KANE diyoruz. Simdi sizin bu sorumlulugu almaniz demek LONOnuzun bu tarihi karari vermesidir ve fakat komiktir de bir yandan; cunku bu, şu an oldugunuz kisinin etki alanindan cikmaniz demektir, siz bi kere o rolden cikinca…