Farketmez 2
Blog / 25 Mart 2009

Biz bu gruba, aslında hiç farketmeyeceğini söyledik. Ve grupta bir keder ve üzüntü ve inanmamazlık duygusu hissettik – onların, “Ne demek istiyorsun, Tobias?” dediğini duyabiliyordum. “Farketmez derken ne demek istiyorsun? Ben şu anda farkettiği için Dünya’da bulunmuyor muyum? Ben, farkettiği için bir Yeni Enerji Bayrağı değil miyim? Benim bir görevim var. Anlamıyor musun, Tobias? Benim bir görevim var. Cehenneme kadar kaybolmuş halde olsam da, bir görevim var.” (kahkahalar) “Yol boyunca herşeyi kaybettim, ne yaptığımı bilmiyorum, kim olduğumu bile bilmiyorum, ama bu bal gibi bir görev, Tobias. Bal gibi görev. Farketmez de ne demek?” Sanki ben onlardan bir şey – bir tutku duygusunu, bir amaç duygusunu – kopartıp alıyormuşum gibiydi. Farketmez, dedim bu gruba. Gerçekten de etmez. Neden? Çünkü siz zaten oradasınız. Biz bundan daha önce söz ettik. Ulaşmak istediğiniz yer her neresiyse, zaten ulaştınız. Bazılarınız Saint Germain’e yükselmeyi seçtiğini söylemişti. Öyleyse yükseldiniz. Oradasınız! Şimdi sadece oraya ulaşmak nasıl bir şeydi, bunu deneyimliyorsunuz. Farketmez, sevgili Şambra, çünkü bu – tüm bu genişleme süreci ya da evrimleşme ya da adına her ne demek istiyorsanız – öylesine doğal ve öylesine sizin bir parçanızdır ki. Siz zaten oradasınız. Ateş Duvarını geçtiğinizde ve her bir yaşamın fiziksel ve fiziksel-olmayan tüm potansiyellerini, düşünebileceğiniz herşeyi deneyimlediğinizde, herşeyi…

DNA – Kurt Delikleri
Blog / 17 Mart 2009

Yıllardır ezoterik ve spiritüel ustalar bedenin kelimeler ve düşünceler ile programlanabileceğini anlattılar, dualar ve mantralar buna açık örneklerdir. Bunun için kişinin DNA ile şuurlu bir iletişime girmesi ve programlamayı başaracak doğru frekansı bulması gerekir, başarı için şuurun ve farkındalığın üst düzeyde olması ve içsel süreçlerin ve gelişimin tamamlanmış olması gerekmektedir. Rusyada yapılan çalışmalarda ezoterik ve spiritüel kişilerin söylediği gibi insanları sesle programlamanın mümkün olduğu tespit edilmiştir. Bu işlem DNA nın kelimelerle etkilenerek yeniden programlnması şeklinde yapılabilmektedir. Benzer çalışmalar Batıda farklı bir yolla yapılıyor. Bazı genlerin kesilip çıkartılması veya başka DNA lardan alınan genlerin eklenmesi yoluyla yapılmaktadır ki bu işlemin yan etkileri olmaktadır. Sesle yapılan programlamada ise DNA üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığından, yalnızca olan yapı yeniden programlandığından, yan etkiler oluşmamaktadır. Bu iki işlem arasındaki temel farklar; Batıdaki DNA araştırmalarının, yalnızca protein üreten kısım üzerinde yoğunlaşması, ki bu bölüm DNA nın tamamının yalnızca % 10 dur, bakiye kısmın ise bu işlemle herhangi bir alakası olmadığı düşünüldüğünden kapsam dışına bırakılmıştır. Rusya’da ise tabiatın israftan yana olmayacağı düşüncesinden kaynakla, Batının aksine araştırmalar % 90’lık bölüm üzerine yoğunlaştırıldı. Bulgular, insanların kullandığı dillerdeki aynı kurallara sahip bir yöntemin takip edildiğini syntax, semantik ve gramer kurallarının nerdeyse aynen uygulandığını tespit ettiler. Ayrıca, bilgi depolama dışında bilgi…

Pire Deneyi
Blog / 03 Kasım 2008

PİRE DENEYİ İlk kez bir pire resmi görüyorum. Yeterince büyütünce şeyler sevimliliğini kaybediyor galiba :)))   Herneyse, pirelerle yapılan cam tavan deneyini herkes bilir, burada tekrar etme niyetinde değilim (bilmeyenler varsa-iste versin google da aratıverin), bu deneyden sonra insanlar doğal olarak “yahu pirelerin başına gelenler biz insanların da başına  gelmiş olmasın” diye telaşa düşmüşler! 🙂 Oysa bu konu hemen tüm teolojik, felsefi önermelerin nerdeyse ilk ele aldığı durumdur. Gurdjieff’i de burada anmadan geçmek olmaz (bilenler bilir), yakın zamanlarda Hollywood filmleri, dizileri de bu konuyu dile getirmek üzere her türlü çabayı gösterdiler (matrix, dövüş kulubu, 13.kat, Truman show vs vs…). Bu konuyu benim gibilerin çoktan geride bıraktıklarından EMİNim. Benim aklıma başka bişey geldi!!! Bir haftadır yollardayım, bi taziye ve ardından bazı görüşmeler için İstanbul dışındaydım. Yollarda boş boş çevreyi seyrederken aklıma gelen bişeyden bahsedeceğim. Şimdi şu mahut “kanal bilgilerinde” insanlara gönderilen ortak bir mesaj var farkındaysanız, ağız birliği etmişçesine diyorlar ki; EYYY İNSANLAR TAVAN KALKTI, BİLESİNİZ! Haydaaaa… Biçok insan kanal tedavisi yaptırdığı halde bu mesajı dikkate alan pek yok gibi görünüyor bana. Bu bana ilginç gelmişti. İşte yolda (her zamanki gibi) sersem sersem bakınırken bu aklıma geldi. Ve beni aldı bi gülme! Arka sırada oturan bi teyze koltuk aralığından bana bi…