Kolye değil Quipu!
Güzel Haberler , Urban Shaman / 29 Haziran 2017

Kolye değil Quipu! Quipu ya da khipu (veya bir diğer adıyla “konuşma düğümleri”) quechua dilinde « düğüm » ve « hesap » anlamına gelmekte olup, İnka İmparatorluğu’nda ve And Dağları bölgesindeki İnka-öncesi topluluklarda kullanılan bir kayıt ve hesap sistemidir.   Terim günümüzde İnka yönetiminin imparatorluk halkına ve ekonomosine ilişkin istatistiki verilerin sayımı için kullandığı araçları ifade etmek üzere de kullanılmaktadır. Yazıya sahip olmayan İnka yönetimi doğal sayıları çeşitli renklerdeki sicimler üzerine düğüm silsileleri oluşturma yoluyla temsil etmekteydi ki, bu işaretler bütününe quipu adı verilir. Quipu sistemiyle tarihi olaylar da kaydedilebilmekteydi. *Sümer yazı sistemine batıdan bir alternatif 🙂 *

MİTOLOJİ ve ASTROLOJİ Aracılığıyla…

Sevgili Juno’dan yine nükteli bir varoluş hikayesi: MİTOLOJİ ve ASTROLOJİ Aracılığıyla, MUCİZE, YANILGI, VİCDAN ve UMUT’un DOĞASI HAKKINDA… Yanıltan, bizi nasıl mı yanıltır? Bir beden sahibi olmanın verdiği hislerle yani Ay’la yanıltır; Hislerimizi biz zannederiz! Oysa, onlar bizi bilinçten perdeleyen zanlardır. Zihinle yani, Merkür’le yanıltır; Algılarımızı ‘’gerçek’’ zannederiz! Elle tutulup gözle görülen, somut değerlerden hareket ettiğimizi ileri sürerek böbürlenir ve kendi aklımızı kimseninkine değişmeyiz üstelik! Hırs’la yani Mars’la yanıltır; Zaman ve mekanla sınırlı olduğu için bilincimiz ölüm korkusuyla maluldür! Ayrılık, onu sonsuzluk ve tamlıktan kopardığı için, tek başına varlığını nasıl devam ettirebileceğinin kaygısına düşmüştür ve hep bir savunma-saldırı mekanizması ile hayatta kalmaya çalışır! Onu vareden bu mekan ve içinde yol aldığı zaman aynı zamanda onu tehdit eden unsurlarla doludur. Hayatı boşuna bir ‘’mücadele’’ olarak görmez şu insan… Arzuyla ve hazla, yani Venüs’le yanıltır; bu hikayenin en ‘’seksi’’ yanıdır! Hatırlarsanız, Uranüs’ün yani Evrensel Bilincin testislerini kesip okyanusa atar Satürn. Gelgelelim o testislerin saçtığı yaratıcı tohumlardan Venüs ya da Afrodit doğar! Aslı itibariyle, Yaratıcı İlham’dır ya da İlahi Aşk’tır… İnsanlara peşlerinden koşacakları bir amaç, kendilerini adayacakları bir sebep verir…  Ne var ki, madde alemine kapılmış insan neyi beğense ona sahip olmak ister, yokluk korkusuyla yaşadığı için neye sahip olsa hem tutmak hem çoğaltmak, hem…

On yıl Öncesinden bir Vizyon
Rüya/Psikoloji / 05 Nisan 2014

On yıl kadar önce yurt dışında olduğum bir süreçte beni çok etkileyen bir vizyon görmüştüm. Çok boyutlu bi anlamı olduğunu hissetmiştim, bazılarını o zaman anlamıştım, şimdi bazı anlamlarını daha anlayabildim sanıyorum. Vizyon şöyleydi: iki ucunda destek çengeli olan sanki metale benzeyen ince bir çubuğun üzerinde boşlukta çırılçıplak yatıyorum. İnanılmaz bir huzur, ancak tanrısal diyebileceğim bir saflık ve rahatlıkla yatıyorum. Bir süre bunun tadını çıkarıyorum. Sonra aklıma şu geliyor, “acaba ben bu çubuk üzerinde esir miyim, bi mahkumluk mu bu” diye. Bu düşünce gelince durumu test etmem gerekiyor, çubuğun üzerinden kalkmaya yelteniyorum, kolayca kalkıyorum ve o alttan ve üstten iki kıskaçlı çubuğu da dışardan görerek çevrede boşlukta biraz dolaşıyorum ve anlıyorum ki kesinlikle beni esir eden bişey söz konusu değil. Rahatlıyorum, e öyleyse madem bu rahatlıktan kendimi neden mahrum edeyim diyerek yeniden çubuk yatağa uzanıyorum. vizyonun bundan sonrasında devreye bir şeyler giriyordu onu şu an tam anımsayamadım, bi yerlerde yazılıdır arasam bulabilirim belki. Bu çubuğun üst ucu tam başımın altına alt ucu da kuyruk sokumuma dayanıyordu. Şimdi anlıyorum ki bu omurgadır. ve Omurgalı bir varlık olmak ile olmamak arasında tercih yapmak zaten özgür irade kuralına göre her zaman mümkündür. Tabi bunun bir çok alt anlamları da var, aklıma gelen henüz gelmeyen,…

22-Kayra-Kuzey
esinti / 06 Ekim 2013

Bizi saran gerçek güzellik  ve kayra asla planlanamaz. Bu içimizden gelen bir aydınlıktır, geçici ve eskimezdir, dengeli bir yaşamdan yükselen doğal bir parlaklıktır. Güzellik ve bizim güzelliği algılayışımız sayısız yolla ortaya çıkar. Yaratıcılığımızın ifadeleri aslında Tao’ya saygıdır. Güzelliğin farkındalığı şüphesiz bir biçimde devamsızlık duygusuna bağlıdır. Doğada her yerde güzellik doğar, solar ve devamlı yaratıcı bir belirme ile yeniden bir güzelliği vücuda getirmek için tekrar tekrar geri döner. Güzelliğin ve lütfun gizemini çözmeyi, aslında geçici olduğu halde kalıcı yapmayı isteyerek kendimize sorunlar yaratıyoruz. Bu yakalama ve sahip olma isteğinden kendimizi çekmeyi başarabilirsek, kayra deneyimi, estetik zevklerimizi ve yaşamdaki neşemizi derinleştirecektir. Güzelliği düşünün ve yaşamınıza işlemenize izin verin, böylece onun tarafından güzelleştirileceksiniz. Zerafeti ve cömertliği sınır tanımayan, güzelleştirme potansiyeli mükemmele yakın olan Tabiat Ana size örnek olsun. amin. * Kayra: Güney ve Kuzey doğunun birleşimi Güney                                                                      Kuzeydoğu Yapışkan, yaz, Ateş, Sarı ve YİN                 Dağ dinginlik, ilkbahar, tohum,YANG

Sevgi yoksa tolerans olmalı.
esinti , YENİ DÜNYA / 12 Haziran 2013

Sevgi yoksa tolerans olmalı. Sevgi öğretilmez, önerilmez evet belki özendirilebilir o kadar çünkü insanın elinde olan bi şey değildir, sevmeye sevmemeye zorlanamaz, insan kendine bile başaramaz bunu. Ama başarılabilecek bi şey var; saygı… Onu öğretebilir, önerebilir hatta yokluğunu azıcık-minicik  bi an içincik kınayabilirsiniz 🙂 Sevgisiz gösterilen saygı samimi olabilirmi?  Olur. Avrupanın çoğu yerinde uygulanıyor. İnsan tolerans göstermeyi öğrenebilir, eğitim sistemine dahil edilirse tabi. Bizim küçüklüğümüzde yurttaşlık bilgisi diye bi ders vardı, tam olarak söylediğim şey değilse de bi miktar provası gibiydi * Dualite yaratılmaya karar verildiğinde iki temel  canlı tipi oluşturulmuş ve aynı robotlara program yüklenir gibi onlara ana felsefeleri yüklenmiş: 1.İnsanlar – ana programları: Gittiğiniz yerde başka bir varlık oluşumuyla karşılaştığınızda onlarla iyi geçinin ve paylaşın! 2.Sürüngenler – ana programları: Gittiğiniz yerde başka bir varlık oluşumuyla karşılaştığınızda onları yok edin; çünkü bunu yapmazsanız onlar sizi yok eder! Tabi buradaki insan kelimesinin şu an kendimize verdiğimiz isimle alakası yok. * Sanıyoırum artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, alanlar boşalsa çadırlar toplansa bile bişeyler oldu içimizde. Açıkçası ben Başbakanımızın ses tonunun değiştiğini görmeden rahat huzur bulamayacağım, en azından şu an öyle hissediyorum. Fakat malum insanız ve bi yanımız fena halde unutkan ve alışkandır . Diğer yanımız da neyse ki akışkan….

Bitkinin yeteneği insanda yok mu yani?
Carlos Castaneda , esinti / 08 Mayıs 2013

Bir bitki dahi insanın aklından geçen şeyi hem de yalan veya samimi olduğunu ayırt ede ede biliyorsa, insan bunu yapamaz mı da, insanlar kafalarını devekuşu misali kuma gömmüşler?! Ya da önce insanları bu yeteneklerini kullanamayacak hale getirmişler, bunu yapanların bi art niyeti olmalı, öyle ya da böyle bi gizli niyetleri olmalı değil mi, yoksa neden böylesine bir yeteneğin çalışması engellenir? Don Juan bunu yapanlara “uçucular” diyordu, bazı yerlerde de “yabancı zihin” diye geçer. Fakat DJ demiş dememiş fark etmez ki bi şey, zaten her şey ortada deil mi? Kendimiz bunu görebiliyoruz. Mesele şu bu konuda ne düşünüyoruz, ne gibi önlemler alıyoruz? Böyle gelmiş böyle gitsin mi? Neye hizmet ediyoruz? Belki de yabancı donanım kendimizi kandırdıımız kendi icadımızdır ve kendi gizli niyetimize hizmet ediyordur! Oyun içinde oyun var burada İyi ve kötünün olmadığı bi senaryo yazamıyoruz, gerekçe şu; o zaman zevki olmaz, yavan olur, izlenmez. Sanki içinde iyi ve kötünün olmadığı bir senaryoyu daha önce gördük mü, yaşadık mı da zevksizliğine karar verdik! Burada da bi azmettirme var sanki! Aba altından gösterdiğin sopa, gerçeğe dönüşmüş de haberimiz yok. Oysa bence herşey denetimli divanelik olarak başlamıştı ama işin ucu kaçıverdi, gerçek(!) oldu! Ibrahim LifeisLife LifeisLife azmettirmek zihinde ellerinin temiz kalacağını düşünmeni sağlayan…

YalAN İnsAN
esinti / 27 Nisan 2012

” Yalan olduğunu bilsen dahi inanacaksın insan oğluna, yani dinleyeceksin onu, niçin yalan söylediğini anlamaya çalışacaksın. Bazen yalan, insanın özünü gerçeklerden daha çok açığa vurur!…” Maksim Gorki Elvan E Kişiliği kuvvetli anne babaların evlâtlarında gözlemeye başladım yalan söyleme halini.. belki de çocuk yetiştirirken en önemli şey onların kişiliğine basmamak,özgün olabilmeleri için onlara oksijen sağlamak…belki o zaman yalanların arkasına bakmaya dahi gerek olmaz.. Sibel Atasoy Çocukken yalanlar çoğu kez gerçekliğin onlarda oturmaması (henüz mutabakat rüyasına sıkıca bağlanmamış olma) sebebiyle olabilir ancak büyüdükçe bu halin devamını evdeki şartlarda aramak lazım. Benim gözlemlerim bu yönde Elvan E Ne güzel söylediniz, henüz mutabakat rüyasına bağlanmamış olma hali… çocukların en güzel ,saf halleri :)) Sibel Atasoy Yalana bakışımda üç tür gözlemlemişimdir; birincisi (çok az olan), oyun olsun diye, eğlenmek için yalan söyleyenler. İkincisi (en çoğu), yalanı, yalan olduğunu bilerek söyleyenler (Kişilerin kendilerini de çok bunlatır bu iş-onları yalan söylemeye iten sebepler üzerinde durmalı), üçüncüsü söylediklerinin gerçek olduğuna kendini inandırmışların yalanı, ki bu oldukça ilginç bir gurup. Elvan E Anneleri onlara hiç Pinokyo masalını anlatmamış :)) Yoksa biz mi çok saf idik masallardan feyz aldık bilmem.. Sibel Atasoy o hem masalı sunma şekline hem de sunulana göre değişir sanırım.

İntegral düşünce/yaşam
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 23 Mart 2012

İntegral paradigma, integral hareketi veya integral yaklaşım da denilen İntegral düşünce insan ve evreni anlamak için bilimsel ve ruhsal bakış açılarını biraraya getiren yeni ve gelişen bir harekettir. En ünlü sözcülerinden biri filozof ve psikolog Ken Wilber olan İntegral düşünce integral “beden, zihin, kalp ve ruh ile ilişkili olan” anlamına gelmektedir. İntegral düşünce sözcüleri tarafından rasyonalizm ve materyalizmin ötesine geçerek ve ruhsallığı/maneviyatı reddetmeden veya ona kayıtsız kalmadan daha evrensel ve holistik perspektif veya yaklaşımı geliştirme teşebbüsü olarak görülmektedir. İntegral düşünürler mistik deneyimin gerçekliğini reddetmemekte, tarihin her döneminde ve her kültürde insanların tecrübe ettiği bu tip deneyimleri patolojik değil değerli, evren ve insanı anlamakta üzerinde durulması ve araştırılması gereken bir alan olarak kabul etmektedirler. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ntegral_d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce Bu konuya çok uzun zaman emek verdik ancak böylesi bir isimden haberimiz ancak Ken Wilber’in Her Şeyin Teorisi kitabı ile olmuştu. İlk okuduğumda ve halen beni etkilemeye devam eder. Kitabın özetini bile yapmıştım ve zaman zaman bu sayfalardan hatırlatırım. (Özet için tıklayınız)

Besin zincirinde insan
esinti / 08 Mart 2012

İlginç bi şey aklıma geldi; acaba biz hayvan yemeği bırakırsak, bizi yiyen merci de bizi bırakır mı? Selamet Devam eder,bizi yemez ise o doymuyor biliyorsunuz! Fer Yal Kesinlikle bırakacaktır. Kelebek etkisi:) Gülşen G ikisi birbirinin cinsinden değil sanki? Hanife A ya o merci hem etobur hem de otobursa?:) Elvan E Dönüşüm ne olacak peki? Zeynep‎” bizi yiyen merci ” böyle bir şey mi var?kim o nerde..benim niye haberim yoook..??? Sibel Atasoy Harika aydınlatıcı cevaplar, hepinize teşekkür ediyorum. Sanırım ben de böyle bi doğru orantı kurulamayacağını hissediyorum fakat yine de (her şey eksik ama doğru olduğuna göre) bi algı boyutuyla doğruluk payı olmalı? Besin zincirinin dışında olduğumuza dair bir belirti, kanıt görmediğim için, doğal olarak insanın da, başka bi şeylerin besini olduğunu kabul ederim Zeynep A o başka bir şey nasıl bir şey.. ??? Gülşen G savaşlar Sibel Atasoy Hiçbi algı seviyesi kendini yiyeni göremez ve bunu da bilmez, sadece kendi yediklerini bilir 🙂 Bunu bilmek için algı seviyesinin (birleşim noktası) yükselmiş olması gerekir (mantıksal olarak) Hanife A burada sadece fiziksel yem olmaktan mı bahsediyoruz? Sibel Atasoy sadece fizikselliğimiz varsa evet! 🙂 değilse hepsini kastediyorum Zeynep bu kadar yenme yenilmeye odaklanmak oyunun hazını azaltmaz mı? Hanife A:o zaman iş gene döner…