Darkest Hour- İnception ve Kış Kralı
Kurgulardan Haberler / 31 Mart 2018

Dün gece Darkest Hour filmini izledim.Nerdeyse nefes almadım diyebilirim o derece güzel bir film yapılmış. En iyi film ödülünü alamaması enteresan. Churchill’i oynayan ve hatta bunu biraz ileri götürerek adeta Churchill olan Gary Oldman’nın en iyi erkek oyuncu Oscarını almış olması film adına biraz olsun rahatlatıcı. Gary Oldman’ın internetteki fotosuna bakıyorum ve bir de dün gece 2 aat boyunca izlediğim Churchill’i düşünüyorum ve bunlar aynı kişi olamaz diyorum. İşte sinemanın büyülerinden biri de bu denebilir. Diğer yönden Daha dün yayınladığım Dinkurk filminin Darkest Hour’u açılımlayan ona büyük anlam katan bir film olduğunu da şimdi anlamış durumdayım. Bu iki filmi de izlediğinizde o zamanın gerçeği daha belirgin hale geliyor. Peki bu iki film aynı sezona nasıl denk geldi? Tesadüflere inanmak pek tarzım değlil, yönetmenler mi yapımcıları mı yoksa İngiltere mi bu tuhaflıkta rol oynadı? Cevabı bilenler söylesin. Tarih, siyaset, özel tarihi şahsiyetleri sevenler için bulunmaz bir film. Not: Aşağıda güzel bir eleştiri sunuyorum, benim hoşuma gitti, tıklayınız *   Göbeklitepe’nin Yas Bulutları Kitabı bu hafta sonu bitirmiştim ve aslında okumakta da çok geciktim fakat o kadar çok şey oldu ki ardı ardına burada sayıp kendimi bile sıkmak istemiyorum. Biz sonuca bakalım deriz pratik olanlar, kitap gerçekten çok lezzetli, kolay okunuşunun yanında…

Çözümleme biraz zaman alacaktır.

“Zaman geçtikçe Laniakea’nın bir RÜYA GÖRME deneyimini anlattığını fark ediyorum. Şüphesiz ki yazarken ne yaptığımı bilmiyordum. Çok uğraştırdığını, delice enerji tükettiğini biliyordum fakat tıpkı inception filmi gibi görselleştirilmesi mümkün değilmiş gibi görünen bir deneyimi, Castaneda’nın Rüya Görme tekniğini yaşayıp anlatmışım bu kitapta. Bir başka başlangıç yapmışım da diyebiliriz. Bu deneyimin çözümlenmesi biraz zaman alacaktır, normaldir. İnsanın duyduğu en sıradan şeyi bile algılaması için bikaç saniyeye ihtiyacı olur.” sa Bir röportajdan

Bu daha BAŞLANGIÇ-3

Öncesi için Tıklayınız Fikri  bilinçaltının derinlerine yerleştirmeliyiz. Bilinçaltı duygulara göre hareket eder değil mi? Mantığa göre değil. Bu yüzden bunu duygusal bir konsepte dönüştürmenin bir yolunu bulmalıyız. pozitif duygular daima negatif duygulardan baskındır. Hepimiz kötü duygulardan kurtulmak için uzlaşmaya can atarız. Bilgi aşılamanın belirginlikle ilgisi yoktur. Zihnine girdiğimizde karşımıza çıkanlara göre hareket etmeliyiz. * Karışım sayesinde rüyadakiler arasındaki paylaşım çok net olacak. Bu sırada beyin fonksiyonları hızlanacak. Yani bize her katman için daha fazla vakit sağlayacak. Rüya sırasında beyin fonksiyonları normalin yaklaşık 20 katıdır.Rüya içinde rüya yarattığınızda etkisi de artacaktır. Toplam ne kadar zaman demek bu? İlk katmanda bir hafta. İkinci katmanda altı ay. – Üçüncü katmanda— On yıl. Kim on yıl bir rüyada kalmak ister ki? Rüyaya bağlı. (HANGİ GERÇEKLİKTE KALMAK İSTEDİĞİNİZ TERCİHİNİZE BAĞLI, FAKAT GEÇİŞLERİ BİLİNÇSİZCE YAPIYORSANIZ BURADA BİR TERCİHTEN BAHSEDİLEMEZ.) ** Fikri yerleştirdikten sonra nasıl çıkacağız? Umarım beni başımdan vurmaktan daha iyi bir fikrin vardır. Bir dürtü. – Dürtü nedir? Düşme hissi sizi sarsarak uyandırır. Rüyadan çıkmanızı sağlar. Böyle bir yatıştırıcı almışken dürtmeyi hisseder miyiz? Zekice olan kısmı da bu. Yatıştırıcıyı iç kulağı etkilemeyecek şekilde ayarladım. Bu şekilde, ne kadar derin uykuda olursak olalım yine de düşüşü ya da devrilmeyi hissedeceğiz. (SATÜRN DÖNGÜLERİNİ ANIMSATIYOR) Önemli olan dürtmenin üç katmanda da eş zamanlı olmasını…

Bu Daha BAŞLANGIÇ-2

Öncesi için tıklayınız – Asla hafızanda olan yerleri yaratma. Daima yeni şeyler hayal et! -Bildiğin yerleri tasarlaman gerekmez mi? -Sadece detayları kullan. Sokak lambalarını, telefon kulübelerini ama asla tüm çevreyi değil. -Neden? -Çünkü anılarından oluşan bir rüya inşa etmek hayal ve gerçek arasındaki farkı ayırma yetini kaybettirir. -Sana böyle mi oldu? (HEPİMİZE BÖYLE OLDU!) ** Totem sürekli üzerinde taşıman ve senden başkasının bilmemesi gereken küçük bir objedir. Ona dokunmana izin veremem, objektifliğini kaybeder. Bu sayede kendi totemine baktığında gerçek hayatta mı yoksa başkasının rüyasında mı olduğunu kesin olarak anlarsın. (BURADA İŞLER ÇATALLANIYOR ÇÜNKÜ ÜÇ SEÇENEK BELİRİYOR: 1. BAŞKASININ RÜYASINDA MISIN? 2. KENDİ RÜYANDA MISIN? 3.GERÇEK HAYATTA MISIN? 1. DEVAMLILIK (totemi) VARSA, BAŞKASININ RÜYASI OLDUĞUNU ANLARSIN, TIPKI BİZİM MUTABAKAT RÜYASI YANİ BU HAYAT GİBİ. 2. BURAYA NEREDEN GELDİM DİYE SOR, eğer devamlılığı olan bi kişisel rüyan yoksa ki yoktur, cevap alamazsın, böylece kişisel rüyanda olduğunu anlarsın. 3. GERÇEK HAYAT NEDİR BİLEN BERİ GELSİN! Görücüler bunu bilebilir yalnızca. Zaten Görücüysen toteme ihtiyacın olmaz. Görücü değilsen ilk iki şıkkı takip et yeter, bu arada eğer bi görücüye rastlarsan (çok nadirdir) onu -egona kapılıp da-elden kaçırma. Gerçek ne kaos ne düzendir, bana göre kaosdaki düzendir, bu sebeple gerçek hayat denilen şeyde şu andaki gibi bir “devamlılık” olacağını sanmam….

Bu Daha BAŞLANGIÇ-1

En dirençli parazit hangisidir?Bakteri mi, virüs mü? Bağırsak solucanı mı? – Bay Cobb’un söylemeye çalıştığı şey… Fikir. Dirençlidir ve çok çabuk yayılır. Fikir beyine bir kez yerleşti mi yerinden sökmek neredeyse imkânsızdır. İyice şekillenmiş ve kavranmış bir fikir……burada (Kafasını gösterir) bir yere saplanıp kalır. * Rüyada birini tehdit edemezsin değil mi ? Tehdidin ne olduğuna bağlı. Onu öldürürsek sadece uyanır (MUTABAKAT RÜYASINDA DA AYNI ŞEY OLUR MUHTEMELEN). Ama acı… …acı zihnindedir. Sana “filler hakkında düşünme” desem…Ne düşünürsün? Filleri. Evet ama bu senin fikrin değil çünkü onu sana benim verdiğimi biliyorsun. Kişinin zihni fikrin kaynağını daima bulabilir. (ARA BUL!) Gerçek ilham taklit edilemez. * Beynimizin gerçek kapasitesinin çok az bir kısmını kullandığımız söylenir. Uyanıkken böyledir. Uykudayken zihnimizin yapamayacağı bir şey yok gibidir. Ne gibi? Bir bina tasarladığını düşün. Her cephesini düşünerek oluşturursun… Ama bazen sanki kendiliğinden oluşmuş gibi hissedersin. – Ne demek istediğimi anlıyor musun? – Evet. Sanki keşfediyormuşum gibi olur. İçine doğmuş gibi değil mi? Rüyadayken zihnimiz sürekli bunu yapar. Yarattığımız dünyayı eş zamanlı olarak algılarız. Zihnimiz bunu öyle iyi yapar ki farkına bile varmayız. Bu da o sürecin ortasına girmemize şans tanıyor. – Nasıl – Yaratıcılık kısmını devralarak. İşte burada sana ihtiyacım var. (BANA İNANMANA İHTİYACIM VAR ÇÜNKÜ TANIK OLMADAN BU İŞLER YÜRÜMEZ, TANRI SENİ NEDEN…

Yeni ifade şekilleri
esinti , Oyun/Film felsefeleri / 11 Mayıs 2012

İlk Matrix’i henüz türkeye gelmeden orjinalinden seyretmiştim. Üst üste altı kez izlemek durumunda kaldım; çünkü acaba yanlış mı tercüme ediyorum sözleri, gerçekten bunu yapmış olabilirler mi diye şüphe etmiştim. Zamanına göre aynen Dövüş kulubü gibi çok iddialıydı (eril bir dil kullanan görsel ifade olarak). Oysa şimdi aklımda inception’dan başkası yok, matrix sıradan bişey gibi… hahahahahaha insanoğlu nankör, en azından ben nankörüm. Gerçi hakkını teslim ederim, işte böyle aradan yirmi otuz yıl geçse de takdirimi esirgemem ama yine aşkım kayar gider yenisine! Aynı şey dizilerde ve kitaplarda da başıma geliyor. İlgim hep yeni ifade şekli deneyenlere kayıyor benim.

Batma yüzeyi
esinti / 12 Nisan 2012

Kendi yumurtanızdan, sulbünüzden doğurup OLdurmadığınız çocuklarınızı da kütüğünüze yazdırın. Batma yüzeyini genişletmelisiniz. Bu acil bi durum. Hanife A batma yüzeyini genişletmek zaman kazanmaya çalışmak değil midir? yani en baştan işin içine “batma” lafını koymuşuz:) Sibel Atasoy Her zaman tufan olmuyor 🙂 batarız çıkarız olsun diye Hanife Altuntas eşeği sağlam kazığa bağlayalım diyorsun:) Sibel Atasoy ağırlığınız artacakmış gibi görünür ama tam tersine hafiflediğinizi görüp bana teşekkür edeceksiniz. Hoş beklentim yok, hayat yeterince ediyor ) Hanife A ilk cümleyi açar mısın biraz? Sibel Atasoy hangisi Hanife A ‎”kendi yumurtanızdan sulbünüzden doğurup OLdurmadığınız çocuklarınızı da kütüğünüze yazdırın.” Sibel Atasoy kan bağından kurtulun diyorum 🙂 Hanife A ha ben yanlış anlamışım..hem kendi yumurtandan doğuracaksın, hem oldurmamış olacaksın, sonra kütüğe yazacaksın gibi..o nedenle anlamakta zorlanmıştım.tşk ederim: şimdi oldu. batma da çıkma da netliğe kavuştu.:) Sibel Atasoy farklı yollardan ifade etmeyi deniyoruz ya 🙂 KBK (kan bağından kurtulmak), kabakulaktan kurtulmak gibi hahahahahaha Belki kabakulak olunca uyanış müziğini duyamıyoruzdur Hanife A ben çocukken geçirmiştim o hastalığı. rahmetli anneannem başımda günlerce beklemişti..bu aralar, özetleme işinin ucundan kıyısından tuttuğumdan, çocukluğuma da küçük seyahatler yapıyorum.öylece izliyorum çocuk- beni.onu anlıyorum, seviyorum, onurlandırıyorum..onunla birlikte, ona kucak açan, herkesi de..daha geçenlerde bir rüyamda da rahmetli babamı gördüm..ömrü hayatında takım elbise kravat giymemiş adamcağız,…

Odaklanma – Yeni enerji
esinti / 25 Ekim 2011

Zoom (üzerine tıklayınız), On yıldır laptoplarım değişirken hiç kaybetmediğim bir görsel. Burada beni ilk andan itibaren yakalamış bi şey var? ** inception’da o çelimsiz genç kızın, usta’nın rüyasına girmeyi başardığını hatta en dipteki rüyaya bile ulaştığına şahit olduk. Ve sonunda bir gurup ustanın müthiş senaryosunu da o çelimsiz şey kurtardı! İlginç değil mi? ** ACI’yı neyden korunmak için icad ettik biz? Ve ona ihtiyacımız ne zaman kalmamış olacak? İki gün önce sabah uyandığımda içimden şu sözgeçiyordu: “acı öğrenilmiş bi şeydir!” Fasılalarla bikaç kez yeniden belirdi ve gitti. Ben de hep yaptığımız gibi onu unuttum. İşte şimdi yeniden hatırlıyorum 🙂 ** Geçen gün öyle bi vizyon gördüm ki, güzelin ve düzenin peşinden koşturmamız ve üzerimize saldıran kaousun tavuk ayakları birbirine karıştı. Şu an farkında olmadığım bi çok şeyin farkına vardım. Ama nerdeler onlar? Şüphesiz dünyada tüm insanların içlerinde ve dışlarındalar. Hani bu aralar yakınımızdan geçen Elenin gezegenin ettiklerine bak! Herşey birbirini yutmakla meşgul. Ben hayatımda böyle bi şey görmedim. Bi de bana üçüncü dünya savaşını sorup dururlardı! Yani bu akla hayale gelmedik bi savaş. Delilik diyebilirim ama kelime öylesine kifayetsiz anlaşılabilir ki demiyorum. ** Gözümün önüne bi sahne geldi şimdi: Bi hastane, doktorun odası. Hasta içeri girmiş. Doktor ona bakıyor bi…