Biçim Değiştirme Süreci

Hepimiz bir geçiş durumundayız. Duygusal seviye de dahil her seviyede büyüyoruz ve farkındalığımız değişiyor. Ne yazık ki bizler mükemmel değiliz. Kendimizi tamamen ve dengeli bir şekilde nasıl ifade edeceğimizi bilmiyoruz. Ama öğreniyoruz  yavaş yavaş. Ve bu iyi bir şey. Bu arada, kendi büyüme ve gelişimimiz sırasında çevreyi de olumsuz etkileyebileceğimiz gerçeğini fark etmemiz ve teknikler geliştirerek kirlenmeyi durdurmamız gerekiyor. Neyle çalıştığımızı aklınızdan çıkarmayın: Çevreye bizim tarafımızdan saçılmış olan enerjiyle. Kendimizi net ve tamamen dengeli bir biçimde ifade etmekten yoksun olduğumuz için bu enerjiler daha yüksek enerji seviyelerine erişecekleri doğal süre ce girmek yerine zaman ve mekanda takılıp kalıyorlar. Diyelim ki yas tutuyorum. Bu, ölüme duyulan doğal bir tepkidir. Benden yas enerjisi yayılıyor. Eğer bu duyguyla nasıl başa çıkacağımı bilemez ve kaybettiğim kişi için sevgi, mutluluk ve şükran hissetmeyi başaramazsam, süreci yalnızca acı çekmiş olarak terk ederim. Bu enerjiyi daha ileri, daha olumlu, daha yaşam verici bir noktaya yükseltmemiş olurum. Eğer bir odadan çıkmadan önce orada yapmış olduğum tek şey yas tutmak olursa, bu acı enerjisini odanın ortamının bir parçası olarak ardımda bırakırım. Daha sonra bu enerji zaman (o andaki yas duygusunun niteliğini korur) ve mekan (odanın ortamının bir parçası haline gelir) içinde takılıp kalır.

Yaratıcı İmgeleme
Felsefe ve Kuantum , Urban Shaman / 03 Şubat 2016

İnsanı anlamaya dönük tüm girişimler imgelem yetisine ilgi duymuştur. Nasıl çalıştığı, kaynağının ne olduğu, diğer ruhsal unsurlarla ilişkisini açıklamaya yönelik farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Psikolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıkmasından sonra imgeleme psikolojinin konuları arasına girmiştir. Psikolojinin konu olarak ele alması onun önemini artırmıştır. Günümüzde ilgiyi artıran bir başka faktör ise kişisel gelişime olan katkısıdır. Kişisel gelişim tekniklerinin tümünün merkezinde imgelem yetisi vardır. İmgelem yetisi yalnızca bu alanlarla sınırlı olmayıp edebiyat, sanat, din, spor, sağlık gibi birçok alanda önemli bir rol oynamaktadır. İmgeleme psikolojinin bilim dalı olarak ortaya çıkmasından önce filozofların ilgi gösterdikleri ve üzerinde tartıştıkları önemli konulardan birisi olmuştur. Aristo imgelemenin önemini vurgularken onsuz düşünmenin mümkün olamayacağını ileri sürmüştür.1 Orta Çağ’da ise duyumlardan bağımsız çalışan ruhsal bir yeti olarak görülmüştür.2 Bu dönemde imgeleme ile metafizik arasında ilişki kurulmuş ve kutsalla ilişkiyi ifade eden terimler içinde yer almıştır.3 Pozitivizmin ortaya çıkmasıyla metafizik yönü reddedilerek duyumlarla ilişkili olarak ele alınmaya başlamıştır. İmge Türkçe hayal ve düş anlamına gelir. Arapçada bir şeyin gerçeği zannedilen veya gerçeğine benzetilen görüntü anlamı taşır. İngilizcede ise insan ruhunda beliren görüntü, aynaya yansıyan resim, kopya, ekran görüntüsü anlamlarına gelir. Imagine ve ımago kelimeleri Latince imitari kelimesinden türemişlerdir. Imitari bir nesnenin üç boyutlu olarak kopya edilmesi anlamına…