İkizler Kuzey Düğümü insanı
esinti / 22 Aralık 2012

İkizler Kuzey Düğümü insanı, iletişim aksaklıklarını düzeltme konusunda kendisine ve başkalarına karşı sabırlı olmayı öğreniyor. O konuşmaya alışık değildi. Ne de olsa o, dağların tepesinde yaşıyordu; iletişim hakkında o ne bilir ki? Bu, çevresindeki insanlar Türkçe konuşurlarken, onun arapça konuşması gibidir. O sabırlı olmalı, yavaşlamalı, sözlerini karşısındaki kişinin konuştuğu dile çevirmeli ve o kişinin söylediği şeyi gerçekten “dinlemelidir”. Yardısever İkizler Kuzey düğümü insanı, bi sorunu olan arkadaşına gider, ne de olsa o tüm yanıtları bilen kişidir 🙂 Fakat arkadaşının ilk bikaç sözcüğünü işitecek ama gerisini dinlemeyecektir. O sorunun ne olduğunu anladığını varsayar ve dalar gider. Sessizlik olduğunda geri döner ama sorunun ne olduğunu gerçekten duymamış olduğundan büyük olasılıkla uygunsuz bir cevap verir! Arkadaşı ise muhtemelen sinirlenecektir çünkü onun gerçek bir sorunu vardı ve buna yaklaşılamadı bile. Ve tabi İkizler kuzeyd üğümü insanı düş kırıklığına uğrar; çünkü arkadaşına yardım için işini gücünü bırakıp koşup gelmiştir ve o bunu takdir etmemiştir. Her iki kişi de kaybetmiştir. Oysa her ikisi de kazanabilir, ufak bir çabayla 🙂

Kırmızı Ayakkabılar Masalı
esinti , Öyküler / 18 Aralık 2012

-Kurtlarla Koşan Kadınlar Kitabından- Bir zamanlar ayakkabıları olmayan öksüz bir çocuk varmış.Fakat çocuk, bulduğu bütün kumaş parçalarını biriktirmiş ve bir süre sonra kendisine bir çift kırmızı ayakkabı dikmiş.Görünüşleri kabaymış, ama onları seviyormuş.Günleri, hava iyice kararana kadar dikenli koruluklarda yiyecek toplamakla geçse de, ayakkabılar ona kendini zengin hissettiriyormuş. Bir gün paçavralar içinde ve kırmızı ayakkabılarıyla yoldan aşağı yorgun argın yürürken, yanında aniden yaldızlı bir at arabası durmuş.İçinde yaşlı bir kadın varmış.Onu eve götürüp kendi küçük kızıymış gibi davranacağını söylemiş.Böylece yaşlı zengin kadının evine gitmişler.Çocuğun saçları yıkanıp taranmış.Temiz beyaz iç çamaşırları, güzel bir yün elbise, beyaz çoraplar ve parlak siyah ayakkabılar verilmiş.Çocuk, eski giysilerini, özellikle de kırmızı ayakkabılarını sorduğunda, yaşlı kadın giysilerinin çok kirli ve ayakkabılarının çok gülünç olduğunu, bu yüzden onları ateşe attığını, orada yanarak kül olduklarını söylemiş. Çocuk çok üzülmüş, çünkü çevresindeki bütün zenginliklere rağmen kendi elleriyle yaptığı basit kırmızı ayakkabılar ona en büyük mutluluğu veriyormuş.Şimdi hep uslu uslu oturmak, sekmeden yürümek ve kendisiyle konuşulmadan konuşmamak zorundaymış, ama yüreğinde gizli bir ateş yanmaya başlamış ve eski kırmızı ayakkabılarını her şeyden daha çok özlemeye devam ediyormuş. Masumlar Günü’nde kilise topluluğuna kabul edilecek kadar büyüdüğünde, yaşlı kadın bu özel gün için hazırlanmış bir çift ayakkabı almak üzere onu yaşlı ve sakat bir…