ALOHA: Sevgi birlikte büyümektir.
Urban Shaman / 10 Nisan 2017

5.PRENSİP ALOHA: Sevgi birlikte büyümektir. Bunu şükran kelimesi açıklar. Sevgi kelimesi çok yüksek oranda yozlaştırıldı. Huna bilgisinin 7 prensibinden bir tanesi olacak kadar değer verilmesi çok sevindirici bir durum. DNA’nın 11. tabakası yani saf şefkat, dişil enerji anlamına geliyor. Anne sevgisinin temeli buna dayanıyor, hepimizin dna’sında kodlu durumda. Alohanın Hawai dilindeki anlamı: Alo= şimdi ve burada bir deneyimi paylaşmak Oha=sevinç bulmak Aloha= Şimdi ve burada bir deneyim paylaşarak sevinç bulmak, işte bu sevgidir. Çok derin sevgi, çok derin bağlantıdır. Yüzeysel bağlantılarla elde edilen sayısal çoğunluk veya az sayıda kişi, bizlerin o insanları çok sevdiğimiz anlamına gelmez. Önemli olan kurulan bağlantının derinliğidir, gerçek manada anlamak ve dinlemektir. Bu bağlantı insandan insana olabileceği gibi, her şeyle olabilir. CC öğretisinde bitkilerle, hayvanlarla da çok derin bir bağlantı sağlanmıştır, onlarla sevgiyle konuşup dinlenmiştir. Dünyada bu ilişkilerin kurulabileceği o kadar çok sayıda şey var ki, bu yüzden derin bağlantıyla ilişki çok önemli. Sibel derin bağlantıya ilişkin olarak kendinden örnek verdi: her zaman iyi bir dinleyiciydim, o kişiyi ve hayatı anlamak, kendime ve varsa o kişiye sunabileceğim bir yarar için dinliyordum. Ancak gerçek dinlemenin bu bile olmadığını anladım. Gerçek dinlemek, soruyu sormak ve boşlukta nötr beklemektir. Hiçbir önyargı, beklenti, ne olacağına dair bir değerlendirme, bir cevap hazırlama…

Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?
Basında , Duyuru / 14 Temmuz 2016

Tatil kitaplarınızı aldınız mı? Peki Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz? Sibel Atasoy’un yeni kitabı Laniakea, onun on beş yıldır rüyalar konusundaki çalışmalarına, on yılı aşkın süredir devam ettirdiği Toltec bilgeliği etkinliklerine, Lemuryan Hawaii Şamanlığı, kuantum fiziği ve holistik evrenle ilgili uygulamalarına dayanmaktadır. Sibel Atasoy’un Anayurt Lemurya Üçlemesi’nin ilk kitabı Laniakea, işte bu yüzden Türkçe yazılmış fantastik bilim kurgu kitapları arasında bir başyapıt. Bir fantastik bilim kurgu romanı: Laniakea Laniakea romanı tüm internet kitapçılarında satışa sunulmuştur. *Hakkımızda güncel haberler almak için sayfamızı beğenmek isteyebilir, https://www.facebook.com/Laniakeakitap/

MU’dan Yayılan Bilgelik

Mu Uygarligini tanimamizi saglayan ilk arastirmaci, Ingiliz Albay James Churchward’dir. J.Churchward Mu ile ilgili ilk arastirmalarina Hindistan’da bulundugu sirada baslamis ve elli yili askin bir zaman içerisinde tüm dünyayi dolasarak Mu ile ilgili pek çok belge elde etmistir. Aslinda pek çok kutsal kitapta ve pek çok kültürün mitolojisinde Pasifik Okyanusunda bir kitanin yer aldigina, bu kitanin üzerinde on binlerce yil hüküm süren ileri bir uygarligin yesermis olduguna ve bu uygarligin yozlasarak yok olduguna dair atiflar yer almaktaydi. Örnegin, Hintlilerin’Ramayana Destani’nda, Maya Kutsal metinlerinde ve Misir’in Ölüler Kitabi’nda kismen ya da açikça Mu Uygarligindan söz edilmektedir. Fakat Mu Uygarligini dini ve mitolojik kimliginden siyirip, konuyu bilimsel bir temele oturtan ilk kisi J. Churchward’dir. Hindistan’da görevli bulundugu sirada bir tapinaga konuk olan J. Churchward Batik Mu Uygarligi hakkinda ilk bilgilerini bu tapinaktaki arsivlerden edinir. Naga-Maya dili denilen, çesitli sekillerden, sembollerden olusan çok eski ve ölü bir dilde yazilmis olan bu tabletler Mu kutsal metinlerinden kopya edilmistir. Naga-Maya dili Hindistan’daki arkaik sanskritçe olarak bilinen en ilkel Hint dilinden daha eskidir. J.Churchward Naga-Maya dilini bilen basrahipten bu ölü dili 2 yillik bir çalisma sonunda ögrenir. Ve rahibin de yardimiyla bu tabletlerde yazilanlari çözer. Burada yazilanlara göre, bu yazilar 15.000 yil önce yazilmis olup Hindistan’a…

Laniakea İsmi Nereden Geliyor?

The Laniakea Supercluster (Hawaiian: Laniakea “immeasurable heaven”; lani for heaven + akea for immeasurable or spacious) is the galaxy supercluster that is home to the Milky Way, the Solar System and theEarth. It consists of three regions, which were previously designated as separate superclusters: Virgo Supercluster, the region where the Milky Way resides, Hydra-Centaurus Supercluster, which contains the Great Attractor, the Laniakea central gravitational point, Pavo-Indus Supercluster. The name Laniakea was suggested by Nawa‘a Napoleon, an associate professor of Hawaiian Language and chair of the Department of Languages, Linguistics, and Literature at Kapiolani Community College, a part of the University of Hawaii system. … The name honors Polynesian navigators who used knowledge of the heavens to voyage across the immensity of the Pacific Ocean. https://en.wikiquote.org/wiki/Laniakea_Supercluster Uluslararası bir araştırma grubu, Samanyolu’nun da bir parçası olduğu süperkümenin haritasını çıkardı. Süperkümeye Laniakea adı verildi. Hawaii Üniversitesi’nde çalışan ve Hawaii dili uzmanı olan Nawa’a Napoleon tarafından önerilen bu isim, Hawaii dilinde “cennet” anlamına gelen “lani” ve “sonsuz” anlamına gelen “akea” kelimelerinden türetilmiş. Doç. Dr. Napoleon, bu ismi önerirken, astronomi bilgilerini kullanarak Büyük Okyanus’ta seyahat eden Polinezyalılardan esinlenmiş. Yaklaşık 100.000 gökada içeren Laniakea’nın çapının 500 milyon ışık yılı (ışığın beş yüz milyon yılda katettiği mesafe)…

Laniakea – İlk Yorumlar

Beklediğim kadar iyi olmuş kitap.. Hatta çok daha iyi.. Dahası,  “işte budur” dedirtti bana kaç defa.. Yani o kadar kafamdaki modele yakın.. Seninle aynı frekansı yakalamış olmaktan – bilmiyorum kaçıncı defa – derin bir memnuniyet duydum yine.. Sen yalnızca filozof değilsin güzelim, yeni dünyanın kurucularındansın.. Tamam rüya, tamam senin anladığın birlikte yaratma ama ben hep derim varlıkların özgül ağırlık dereceleri farklıdır. Biliyorsun astrolojide anne karnındayken aldığımız tutulma etkisi, bu reenkarnasyondaki  varoluş nedenimizi işaret ediyor.  Senin tutulman  Oğlak burcunda.  Yani yeni sistemler, kurallar  ve yapılar kurmak için buraya gelenlerdensin.. Bence ele başlarından hem de. Okuyanları çok değişik düzeylerden anlam çıkaracak tabi, ama yine de bu gerçekliğe biçim verecek , çünkü çok güçlü bir şekilde ifade edildi. Daha detaylı yorum için bir daha okuyacağım canım. Ruhuna, kafana, eline sağlık Rezzan Terzi-Nisan/2016 Hayatımda ilk kez bir Türk yazarın yazdığı Türkçe Bilimkurguyu bu kadar büyük bir zevkle ve merakla okuyorum Sibel’cim. Okuduğum (ki iyi bir okuyucuyumdur bu konuda çocukluktan beri) kadarıyla Bilim Kurgu’nun priması olmuş. Ama aynı zamanda bence hakikatin de özü. Bir de okurken resmen o alemlere gidiyorum yani tasvirler muhteşem. Tabii ben de yetenekliyimdir imajinasyonda 🙂 Tam okurken iç sesim “Kolektif Bilince Yolculuk” diye bir şey söyledi. Bilmiyorum artık… Tüm kalbimle söylüyorum çok beğendim. Beni…

Maceracı Şamandan inciler
Urban Shaman / 17 Nisan 2015

Yaşamın karşılığı Hawaii’ce “ola”dır, Ola destek, gelir, iyileşmek, iyileştirilmek, yaşamı güvence altına almak, refah, güvende ve özgür olmak anlamında kullanılır. Sözcüğün kökünde; ışık saçmak, ışıkla dolmak anlamı da vardır. Bu insanlar ışığı hem enerji hem de farkındalık simgesi olarak kullanırlar. Bunun arkasındaki temel fikir; sağlıklı, üretken ve doyurucu bir hayatın sürekli artan bir farkındalıkla sıkı sıkıya bağlantılı olmasıdır. HayrOLA o halde 🙂 Aloha * Siz de Batılılar gibi yaşlanmak korkunçtur diye düşünürseniz bu durumda ölmeyi tercih edersiniz. Oysa coşku, sağlık, mutluluk dolu ve genç evet genç yaşlanacağınıza dair derin bir inanca sahipseniz, 100 yaşınızda bile canlı olursunuz, bu durumda vakti doldurduğunuzu düşündüğünüzde huzur içinde ve sessizce bu hayattan göçüp gidersiniz. Uzun yıllardır tüm ölümlerin intihar olduğunu ancak bunun LONO tarafından bilinmediğini, bütünsel bilinç (kane&Ku&Lono) tarafından işleme konulduğunu söylerdim ve şimdi dünyanın en eski en bilge uygarlığı tarafından onaylandım, teşekkür ederim. Aloha Aloha; sevgiyle birlikte büyümek anlamına geliyor. Yani Hawaiice her merhaba dediğinizde ya da hoşçakal, aslında sevgiyle birlikte büyüyelim niyeti tekrar ediliyor. Çünkü felsefenin temeli ilişki olmadan varlık aleminin olamayacağına dayanıyor, son derece kuantumsal bir algıdır bu. Yukardan şapka gibi giydirilmiş bir kuantum görüş değil, temelde yayılıp gerinen bir kuantumsallık 🙂  Aloha * KU bizimen büyük asistanımızdır sevgili preshamanlar. Tabi…

Hawaii Yolculuğu
esinti / 27 Ekim 2014

Gerilimli, bol güneş patlamalı bir haftadan sonra güzel yağmurlu bir haftaya başladık. Şimdilik sakin yağan bir yağmur, hepimize güzel bir hafta olmasını dilerim. Kişisel Huna maceram devam ediyor, Serge King’in türkçeye çevrilmemiş kitaplarından üç tanesini seçip sipariş etmiştim ve onlardan Urban Şaman ile başlamıştım Hawai yolculuğuna. Kitabı yarıladım (ingilizce olduğu için bi solukta yutamıyorum tabi, bikaç gün sürdü) zevkten dörtköşeyim diyeceğim ama sistemin kendisi o kadar kuantumsal ki bu deyimi değiştirmek ve zevkten amorfum demek durumundayım. Pratik günlük uygulamaları not ediyorum bi tarafa sanırım hepsini okuyup sindirdikten sonra paylaşmaya başlayabilirim. Ki bu da zevkin tamamlayıcı genişletip derinleştiren yönü oluyor. Hedonist miyim nedir :))) Huna felsefesinin en belirgin özelliği zevk konusuymuş bu arada. Her şey faydalı bir yanılsamayken, elindeki tek ölçü aldığın zevk (insan her şeyden zevk alabilir, acıdan, çatışmaktan, yarışmaktan hatta işkenceden veya sevinçle büyümekten).

Huna Prensipleri ve Kahuna
Kitap Özetleri , Urban Shaman / 20 Temmuz 2014

“Onları verdikleri meyvelerle bilmelisiniz” Reenkarnasyon ve zaman konuları Kahuna felsefesinde oldukça farklı. Özetle, zaman tıpkı ses ve ışık gibi bir enerji titreşimi şeklidir ve onlarda olduğu gibi farklı frekans seviyeleri vardır. Tüm zamanlar bir kerede oluşur fakat fiziksel duyularımız şimdiki zaman dediğimiz kısıtlı bir seviyeyi algılayacak şekilde bilincimizi zorlar. İlk kez içsel bilişime uygun bir tarifle karşılaştım. (serde bi kahunalık mi var nedir) Huna felsefesinde (Lemuryan uzantısı), şeytan, günah, iyilik ve kötülük, yargı ve ceza konulari da aynen benim bilisimle örtüşür bicimde gayet pratik ve sade. Tüm bilgelik günlük hayatın yararlı ve mutlu yaşanması ve yapılan işlerde kişisel ve toplumsal farkındalığın büyütülmesine endekslenmiş görünüyor. İhmal yüzünden hata yapmak (hala) ve aşırılık ve abartı (hewa) her ikisi de şeytani hareketler değil “aptallık ve çılgınlıktır. Şeytani suçlar ise (ino) “kasıtlı” zarar vermektir. Ve niyet (kasıt) anahtar kelime olduğundan eylemi sadece onu yerine getiren birey yargılayabilir; çünkü benzer sonuçlara benzer olmayan sebeplerle varılabilir. Niyet(kasıt) fark yaratır ve ahlaki alanda bireyin yargıcı kendisidir. Toplumun kendi kurallarına uymayan kişiye yapabileceği şeylerin dışında insanın asıl yargıcı kendi tanrısal benliğidir. Evrensel olan tek günah, hayata karşı uygulanan kasıtlı şiddettir. Huna felsefesinde sevginin anlamı kelimenin (Aloha) kökeninde görülebilir: “birlikte büyümek ve gelişmek”, “yaşam deneyimini paylaşmak” ve “birlikte mutlu olmaktır”. Sevgi…