Zaman olgusu ve Haiku Denemeleri
esinti / 05 Aralık 2018

Zaman illüzyondur çıkarımı üzerine… Zaman olgusunun açılması bence insan nesline zihin ilavesiyle olmuştur, yani bu bir sihir değil bence. Fakat zihin hangi yolla insana eklendi o konu biraz karışık; bunu kimileri dünya dışı varlıkların yaptığını söylüyor, ya da dünyanın doğal evrimi yapmış da olabilir. Dünya gezegeninde bizim bildiğimiz tarihin çok çok öncelerinde yaşamış olan yüksek medeniyetlerin olduğu artık pek de reddedilemeyen bir sav oldu. Her geçen gün yeni bir delil bulunuyor. Belki onlar bu işlemi yaptılar kim bilir! Peki onlar kimdiler? Elon Musk’ı tanıyorsunuzdur, şimdi onun insanın yapay zeka ile birleşip sayborga dönüşmesi projesine baktığımızda, zamanın kendi üzerine kapanan yapısını görür gibi oluyorum! * Dün birkaç tane haiku alıştırmam oldu. Biraz uzunlar normal haiku şiiriyle kıyaslayınca ama olsun ben de acemiyim zaten 🙂 Sığırcıklar enerjik ahenkli İnsanlar, yorgun telaşlı gece sessiz rüya eşsiz * Gece ortasından kaldı kalkıp yazamadım *

J.D. Salinger’e dair tamamlanamayacak bir özetleme girişimi

Franny ve Zooey Salinger’i depresyonda olanlar hatta ihtimali bile olanlar okumasın. Olay yok ama sayfalarca süren mektuplar ve konuşmalar var. Adam müthiş. Ancak bir oğlak böyle mizah/zeka ve mükemmelci olabilir diye geçiriyorum içimden okurken. Sonunda merakım galip geldi (bu arada ocaktaki zeytinyağlı pırasaya da bakmam gerekiyordu) kalkıp internetten baktım, bingo! 1 Ocak 1919 Kitabını az önce bitirdim, ruh halim şu an bu kitabı anlatmaya uygun olmadığından (Ursula öldü, ben zaten hastaydım) hislerimin çoğuna tercüman olan Ekşi yazarlarından Pati’nin düşüncelerini aşağıda aktarmakla yetiniyorum şimdilik. Fakat bu böyle ortada kalmayacak söz veriyorum. İnsan böyle bir kitap yazıp da bir kaç ateşli cümle ve daha fazla küfür duymamayı bekleyemez. Niye hatırlatıyorsun tüm bu dünya şeylerini ki bize! Neden üzüyorsun neden uyandırıyorsun, neden neden neden? Geri zekalı mıyız biz?  “Muhteşem kelimesinin yetersiz kaldığı bir j.d. salinger kitabı. Bir ekşi yazarı Salinger hayranından alıntı: kitabı okurken zeka özleminiz içinizde büyüyor, büyüyor ve coşuyor. aile olmak fikri öyle güzel anlatılmış ki. zeka taşan diyaloglar. zooey’le saatlerce konuşmak, franny’nin saçlarını bloomberg gibi sevmek, mrs. glass’ın sofrasında beslenmek ve mr. glass veriyor diye mandalina yemek isteğiyle dolduruyor. karakterlerin, orada olanların, olmayanların hepsinin böylesine canlı, gerçek, bunca yakın olabilmesi büyüleyici. badana kokulu evde, eşya kalabalığının, kitap kokularının arasında o…

Beğendiğim Haiku Şiirleri
esinti , Felsefe ve Kuantum , Şiirimsiler / 16 Şubat 2018

Önce biraz tanıtım: Haiku (Japonca 俳句, Türkçesi eğlenceli mısra) bugün tüm dünyada meşhur olan geleneksel bir Japon şiir türüdür. Dünyanın en kısa şiir türü sayılır.En önemli Haiku şairleri arasında Matsuo Bashō (1644-1694), Yosa Buson (1716-1783), Kobayashi Issa (1763-1827) ve Masaoka Shiki (1867-1902) gösterilebilir. Bashō öğrencileriyle Haikai şiirini yenilemiş ve ona ciddi bir edebiyat saygınlığı kazandırmıştır. Shiki modern Haiku’nun kurucusu sayılır. Aynı zamanda Haiku kavramının (Haikai veya Hokku karşısında) yerleşmesini sağlayan da o olmuştur. Japon Haiku’ları çoğunlukla 5-7-5 ölçülü üçlü kelime öbeklerinden oluşup kelimeler sütun halinde yan yana sıralanır. Haiku’nun vazgeçilmez bir unsuru da somutluğu ve halihazıra olan bağlantısıdır. Bilhassa geleneksel Haikular Kigo ile mevsimlere imada bulunurlar. Temel özellikleri olarak okuyanın kendi tecrübesiyle tamamladığı bitmemiş, açık metin karakteri de gösterilebilir. Metinde her şey söylenmezken duygular nadiren isimlendirilir ve bunların şiirde yer alan somut şeyler ve bağlamdan çıkarılmaları lazım gelir. Damla dolunca, yatağına uzanır.. akarsu olur— Toiku * * Poyraz dokunup omuzlarına uyandırıyor düşlerini -Rebinson * Hava soğuk değil mi? evet çok cevabının sıcaklığı – Otsuji * kendi malım diye düşününce hafiftir şemsiyenin üzerindeki kar – Enomoto Kikau * Uyanmış iniyor rüyanın öte yakasından aşağı. Victor Hugo * Rüya Gece’nin akvaryumudur.” Victor Hugo * dağda batan güneş sonbahar yapraklarının kızılını çalıyor sanki. Taniguçi…