22-Kayra-Kuzey
esinti / 06 Ekim 2013

Bizi saran gerçek güzellik  ve kayra asla planlanamaz. Bu içimizden gelen bir aydınlıktır, geçici ve eskimezdir, dengeli bir yaşamdan yükselen doğal bir parlaklıktır. Güzellik ve bizim güzelliği algılayışımız sayısız yolla ortaya çıkar. Yaratıcılığımızın ifadeleri aslında Tao’ya saygıdır. Güzelliğin farkındalığı şüphesiz bir biçimde devamsızlık duygusuna bağlıdır. Doğada her yerde güzellik doğar, solar ve devamlı yaratıcı bir belirme ile yeniden bir güzelliği vücuda getirmek için tekrar tekrar geri döner. Güzelliğin ve lütfun gizemini çözmeyi, aslında geçici olduğu halde kalıcı yapmayı isteyerek kendimize sorunlar yaratıyoruz. Bu yakalama ve sahip olma isteğinden kendimizi çekmeyi başarabilirsek, kayra deneyimi, estetik zevklerimizi ve yaşamdaki neşemizi derinleştirecektir. Güzelliği düşünün ve yaşamınıza işlemenize izin verin, böylece onun tarafından güzelleştirileceksiniz. Zerafeti ve cömertliği sınır tanımayan, güzelleştirme potansiyeli mükemmele yakın olan Tabiat Ana size örnek olsun. amin. * Kayra: Güney ve Kuzey doğunun birleşimi Güney                                                                      Kuzeydoğu Yapışkan, yaz, Ateş, Sarı ve YİN                 Dağ dinginlik, ilkbahar, tohum,YANG

Beden, bir roket fırlatıcısıdır.
Rüya/Psikoloji / 20 Temmuz 2010

Güzelliği, günün modasına uymadığı için çirkin ya da kabul edilemez olarak değerlendirmek, vahşi doğaya ait olan doğal neşeyi derinden yaralar.   Kadınların, tini yaralayan ve vahşi ruhla ilişkiyi koparan psikolojik ve fiziksel standartları reddetmek için haklı sebepleri vardır. Bazıları ruhun bedeni bilgilendirdiğini söyler. Ya bunun tersi geçerliyse? Bedenin ruhu bilgilendirdiğini, ruhun dünyevi hayata uyum sağlamasına yardım ettiğini, cümleleri çözümlediğini, tercüme ettiğini, boş bir sayfa, mürekkep ve kalem verdiğini, onlarla ruhun hayatlarımızın üstüne yazılar yazdığını hayal etseydik? Kültürümüzün, bedeni sadece heykel gibigören anlayışı yanlıştır. Onun amacı, içindeki tini ve ruhu korumak, taşımak desteklemek ve ateşlemektir, bellek için bir depo olmaktır, bizi-en üstün psişik besin olan- duygularla doldurmaktır. Onu, tine yükselmek amacıyla süzülerek terk ettiğimiz bir yer olarakdüşünmek yanlıştır. Beden bu deneyimlerin fırlatıcısıdır. Beden, bir roket fırlatıcısıdır. Onun ön kapsülünde ruh pencereden dışarıya, gizemli ve yıldızlı geceye bakar ve gözleri kamaşır. C.Estes