Nüfus Fazlalığı Problemi

Dünyadaki Nüfus fazlalığının birçok açıdan problem olduğu genel olarak kabul edilse de bunun sosyal bir sorun olduğu sanılır, oysa bu bir biyolojik sorundur diyor Daniel Quinn. Eğer diğer türler için ölümcül bir politika izlersek, bu bizim yani insanlar için de ölümcül olur. Yani şöyle diyemeyiz: “Evet medeniyetimiz değişken evrimsel stratejiler üzerine kurulu ama biz bunun üstesinden geliriz çünkü insanız. Kilisenin (dinlerin) öğrettiğine göre Tanrı bizim için bir istisna yapacak. Tanrı diğer türler için ölümcül bir şekilde hareket etmemize izin verecek, sonra bunu HALLEDECEK!” Peki bu bir sır mı? Neden okullarda açıkça öğretilmiyor? Şüphesiz sır falan değil yalnızca birbiriyle çok az iletişim halindeki arkeoloji,tarih, antropoloji, biyoloji ve sosyoloji gibi birçok disiplin arasına dağılmış bir yapbozun parçalarından ibaret. “Gerçek sırları reklam panolarında yayınlayarak saklarsın” Totaliter tarıma geçilen onbin yıl önce ne olmuştu? Böylesi bir zihniyet değişikliğine sebep neydi?

Güç Modelleri

“Kuantum fiziği bizi, uzay ve zaman anlayışımızı değiştirmeye çağırır, fakat böyle bir değişikliğin her birimizin kişiliğinin merkezine yönelik olduğunu kabul etmek zorundayız.” Der D.Zohar “Önce, en düşük bilinç olan, ama çok güçlü olan şey hakkında konuşalım. Düşük bilincin inanılmaz güç taşıdığını, yüksek bilincin de inanılmaz güç taşıdığını anlayın. Ama, düşük veya yüksek onun etki gücünün ölçüsü değildir, daha çok sadece titreşimin ölçüsüdür. Bunu frekans ile karıştırmayın, çünkü bunun teknolojisi lineer değildir. Modellemede görülen şey düşüncenin titreşimidir ve nereye gidebileceği veya nereye gidemeyeceğidir ya da nasıl kısıtladığı veya genişlettiğidir. Güç veya kuvvet çok derindir. Bunu zaten biliyorsunuz. Nefretin gücü kötülüğü ve korkuyu yaratır ve çok kuvvetlidir. Korkunun gücü, eğer dikkatli olmazlarsa ulusları köleleştirebilir. Geçmişten bunun gücünü biliyorsunuz. Bunun gelecek olan enstrumanda yaratacağı spesifik modeli, o özelliğe sahip olan bir bireyle onu ölçmeyi konuşalım. Düşük bilinç son derece basit ve temel modeller yaratır. Bu modeller kuvvetli bir çember yaratır veya yayar – diğer yüksek titreşimlere bir engel oluşturmak için bir araya gelen enerji akışı. Bu, bireyin veya bireyin yarattığı bilincin enerjisinin etrafında bir çember olarak görünür. Çember desenli bir hapishaneye veya tekrarlanmayan temel bir fraktala benzer. Kendi içinde kendini taşır ve model kendi çemberinin dışındaki hiçbirşeyin farkında olmaz. Kuvvet, onun o kadar…

Yine ve her daim OYUN :)
esinti , Urban Shaman / 04 Temmuz 2016

Bir şeye sınır koymak kendine sınır oluyor, bunu zaten biliriz ama uygulamada an be an yaşadıkça hayretim şaşıyor bazen 🙂 Örneğin Canasta oynarken, oyun tarzını sevmediğim, ya da pek küfürbaz saygısız bulduklarımı kara listeye alıyorum, bunun manası sen varol ama birlikte oynamayalım lütfen. Fakat sistem oyun masası açarken oyuncuları seviyelerine göre eşleştiriyor canasta (SKA’nın ünlü oyunu) programında. Şimdi orada eğer kara listeye aldığın bir oyuncu varsa, seni bir türlü bir oyuna dahil edemiyor, hepimiz hazırız ama masa açılmıyor! Herkesin bir nedenle kara listeye aldıkları var. Bekliyoruzzz… bekliyoruzzzz… ve bekliyoruzzz. Yani kara listeye bir anlamda kendimi almış oluyorum.yine de kara listeyi kullanıyorum 🙂

Çok boyutlu İletişim
Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 04 Mart 2016

Hawaii şamanlığında ilişki kurmak her şeyin önünde gelir çünkü gerçek iletişim ile hastalıkların ve sorunların giderilebildiğinin farkında olmuşlardır. “Sezgiyle, lineer mantığı bir kenara koymayı ve lineer olmayan fikirlerin bilincinizin sahnesinde oynamasının güzelliğine izin vermeyi öğrenmelisiniz. Bu hayatta kalmanıza veya dostlarınızın yaptığınız şey ile ilgili düşündüklerine uymayabilir, ama yaşamınızı zenginleştirir. Düşünme şeklinizi değiştirmek zordur.” der Kryon. “Eylemler iletişimdir. Partnerim Kristal ızgaradan ve onun İnsan eylemini nasıl hatırladığından söz eder, örneğin geçmişte savaş alanında gerçekleşen şeyle ilgili. Savaşın enerjisi hala oradadır ve size aktarılır ve birçokları bunu hissedebilir. Bunun mekanikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçmişte orada gerçekleşmiş olan şeyden gelen bu iletişim ölüm, drama ve korku kavramlarını kapsar. Enerji Kristal Izgara tarafından epifinize aktarılır ve lineer iletişim değil, duygu kavramları vasıtasıyla size gelir. Birçok insan bunu hissedebilir ve birçoğu hissedemez. Enerjiyi hissetmeye alışık olanlar bunu ilk anlayan ve hissedenlerdir. Bazılarınız bunda iyisiniz ve nereye giderseniz gidin enerjiyi hissedebildiğiniz gerçeğinden gurur duyuyorsunuz. Grubun enerjisini hissedebilirsiniz; toprakların enerjisi hissedebilirsiniz, Kristal Izgarayı hissedebilirsiniz ve durumların enerjisini hissedebilirsiniz. Ama hissettiğiniz şey nedir? En iyi ihtimalle, bu ruh iletişimidir! Sezgisel benliğinize konuşan ızgaradır. Beyinden gelmez ve entellektüel değildir. Bu fiziktir. Epifiz vasıtasıyla alıyorsunuz, onu yorumluyorsunuz ve bilgiyi lineer olmayan formda alıyorsunuz. Savaş alanı vakasında, durduğunuz zeminde bir şeyler…

Güce Tapınma-Bilgi
esinti / 25 Nisan 2012

Diktatörlük ilginç bir olgu. Öyle bi karizması var ki, boynunu vuracak celladı mutluluktan uçarak seçersin, öyle seversin ki, baltanın keskin ucunu bile hissetmezsin! Güce tapınma, insanlığın genlerinde var galiba. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Kurban olma genlerimizde var bence… :)) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnsanoğlu,paraya sahip olunca;olmayanlara binbir tuzak kurarak korkunun himayesi altına alıyor.Korkunun olduğu yerde de hemen teslimiyet başlıyor.Gücümüzü(erk) farkında olmadan teslim edip,güçlerine güç katıyoruz.Karanlık çağlar boşuna denmemiş.Çok şükür ki ‘it’s over!:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bence de korkunun mevsimi bitiyor. Geçenlerde bahsettiğim Tüfek,çelik Mikrop kitabında,168 İspanyolun koca İNKA imparatorluğunu nerdeyse bir günde yok ettiklerinin öyküsü vardı. Bu hayretlik olgunun ardında hep bilgi var. Bilginin tüm kullanıma açık hale gelmesi internet sayesinde oldu. Şimdi bana göre önümüzdeki merhale lisandır. Çünkü total bilgiye erişmenin şu an tek engeli lisan farkları. Ne olup ne bitecek meraktayım 🙂 “Bilgi eskiden sadece belirli elit, aristokrat ve yer altı örgütlerinin elindeydi, oysa şimdi birden bire tüm kullanıma açılıverdi. Bilginin her devirde toplam bi kütlesi olduğu söylenegelmiştir. Az sayıda insan elindeyken onların birim başına düşeni çoktu ama şimdi aynı miktar bilgi birdenbire yedi milyara bölünüverince, birim insana düşen bilgi miktarı az görünüyor! Yani zenginler parayı, bazı aristokratlar bilgiyi, siyasetçiler gücü paylaşmaktan hoşlanmazlar, bu bir matematik meselesi! Aslında BİLİNENLER, matematik…

Dürüst olabilir miyim?
esinti / 26 Mart 2012

YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Şimdi aşağıda sunacağım kısa alıntıya bir göz atmanızı rica ediyorum. Bu metnin içine sığmış insanlık olgusunu -eğer ilginizi çekerse- konuşmak istiyorum. Neler oluyor? * ADAMUS: … Beni yaşamlar arasında takip ediyorlar, evet ve o sendin, geçmişte Gizem Okullarında, bana Kont derdin: Kont St Germain. Yüzüme öyle derdin ama diğerleriyle arkamdan konuşurken şöyle derdin “Evet, ona Kont diyorum çünkü gideceği bir gezi ya da seyahate çıkacağı günleri sayıyorum”. (Ç.N: İngilizce Kont ve saymak fiili aynı (count) kelimedir.) KERRI: Beni tamamen yanlış anlıyorsun. (kahkahalar) ADAMUS: Oh hayır, tatlım. Ohhhh hayır! Hayıırrr! Ama harika zaman geçiriyoruz. Ve kısmen… Dürüst olabilir miyim? (Dürüst olabilir miyim diye üç kez sorar ve evet cevabı aldıktan sonra durumu söyler) ADAMUS: Güzel. İnanılmaz bir gücün, inanılmaz bir ışığın var ama hepsi karışmış ve bulanmış, durumda. Hepsi… Mofo bunun için iyi bir kelime mi? Hepsi karmakarışık durumda . * YENİ’den DOĞAnlar Kulubü beni yönet-bana ne yapacağımı söyle sendromu—sonra da şikayet ediyim….izdeşçilik-takipçilik kolay gelir ..dışarıda güç-otorite arama- YENİ’den DOĞAnlar Kulubü gölgeme bakmaya -ona hayran olmaya ya da nefret etmeye devam ediyim..yeter ki sorumluluk alınmasın.. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ölçme-kıyas yapabilmek için dışarıda tutma..- imajını kapsayamama ve dışlama -yansıtma- YENİ’den DOĞAnlar Kulubü aklıma şu geldi acaba dışarıda birine kendimizi…

Sekse dair -6
esinti / 17 Aralık 2011

Konu başı için Tıklayınız Şu çalışmaya da (BAK) göz atmak isteyebilirsiniz: http://tuvasanat.com/index.php/haberler/yeni-enerji-ve-yeni-bilincte-ask-ve-cinselik-nasil-bicimleniyor-10-12-birlesik-alan-kullanimi-surec-notlari/ Anlaşılmayan hususlar olursa yardımcı olmaya çalışır arkadaşlarımız ha: sorulan sorulardan ben anima ve animus kokusu alıyorum. sa: Olabilir soru bana ait değildi, oynayan arkadaşlarımızdan birinindi, bizlere de güzel geldi, hepimizin merakına mucip oldu. Biliyosun ben sadece modere ediyorum, başka bi işlevim yok. sa: Ben de tanımladığım  bu guruba dahil kadınlardan biriyim ve dün gece biraz kafam dolu yattım, yani standart bi gevşemiş hal olmaksızın ve gece şu rüyayı gördüm(hatırladığım bi iki sahne sadece): Rüyada bi sevgilim varmış (allah hayırlara çıkarsın), tanımadığım temiz yüzlü,  sevecen bi tip. Beni oturduğum koltuktan kucaklayarak kaldırmak (gelinlere yapar gibi) ve beni bi yere götürmek istiyor. Ben de şakayla aman ben ağırım bi yerine bişey olmasın moduyla hemen yanında birlikte bi eve gidiyoruz. Zemin kat bi boş daire. Orada bi gece oluyor sanırım ve duvarlarda acaip tuhaf delice büyümüş kurtcuğa benzeyen daha önce görmediğim iki yaratık var ve bu arada evin duvarlarına su basıyor, her dakka duvarlar biraz daha bozuluyor. Duvardaki bu yaratıklardan bi korkumuz yok nedense. Sonra birden ben şunu söylemeyi akıl ediyorum: yahu ben zaten bu apartmanın tepesinde oturuyorum, ne diye bu her an zarar gören zemin daireye taşınıyoruz ki? Bence bu …

Sekse dair -4
esinti / 14 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız sa: 1000 tane arkadaşım var burada(facebook) ve gördüğünüz gibi üç gündür davet üstüne davet yaptığım bu konuyu sadece dört kişi konuşabiliyoruz. Diğerleri aşk, mevlana,melekler, kelekler,sevgi-özellikle sevgi, cennetler ve her tarafında seks kokan şarkı videolarıyla devam ediyolar 🙂 Olsun ne yapalım gerçeğimiz budur ve ben tüm bu durumları anlayışla sevgiyle karşılamaya devam ediyorum. Velakin artık içinde yer almayacağım. LÖK diye söyleyeceğim her yayınladıkları şeyin içindeki kokuyu. Bu sebeple bundan çekinenler bir an önce beni arkadaşlıktan çıkarsınlar böylece ne yayınladıklarını görememiş ve söyleyememiş olurum. Dörtmüş pardon. Eğer kişi sayısı gece onikiye kadar ona tamamlanırsa ültümatomumu(!)geri çekeceğim :))) av: Bizler doğumların,düğünlerin ve cenazelerin değerli olduğu bir toplumun elemanlarıyız..Deniz bu..Balığı rencide etmeyelim bence..Bu 3 ritüel dışında ve arasında kalanlar “giz”dir.Giz olduğundan seslendirilmez açık açık.Ve bu nedenle iyileşm…ez hasta..Şok tedavi ihtiyacı kaçınılmazdır gibi gelmekte bana ve yaşamakta olduklarımız bu sürecin içerisinde olduğumuz işaret ve mutluluğunu yaşatmakta bana..4/1000 bile olsa…:-) “Nerde aş durma yanaş” Atasözümüz doğrultusunda,biliyorum ki bu tencere burada kaynadık sıra yanaşanları da olacaktır..Bu bizim atalarımızın sözü….:-))) Kızmak yok değil mi…? sa: Kızmış gibi mi göründüm ordan :)))) O halde ne diye “Şok tedavi ihtiyacı kaçınılmazdır gibi gelmekte bana ” diyosun? Benim tedavi sistemlerimi bilenler bilir av:”Kızmak” sadece bir eski konuya…

Seyirci yoksa sahneye çıkılmaz
Blog / 22 Ekim 2010

Beğenmediğinizi eleştirmeyin, hırslanmayın, kavga etmeyin. Çünkü bunları yapmak için o şeyi izlemeniz gerekir, bu durumda bilet alıp seyirci koltuğuna oturmuş olursunuz. Seyirci varsa, perde açılır, oyun başlar. İzleyerek gücünüzü beğenmediklerinize kaptırmayın. Ben yokken ne yapıyor acaba diye de endişelenmeyin. Seyirci yoksa sahneye çıkan da olmaz. İzlemeden duramayanlara (çok insani bir durum) nacizane tavsiyem, beğendiğiniz, sevdiğiniz, zevk aldığınız oyunlara bilet alın, gücünüz bari onlara gitsin 🙂 Bu arada “yankı” prensibini de unutmayalım. İkincisinde muhtemeln güç kaybınız nerdeyse sıfıra yakın olacak!