Hiç Doğmaması gereken insanlar var mıdır?
Kurgulardan Haberler / 19 Kasım 2018

“Hiç Doğmaması gereken insanlar var mıdır?” Sorgulama dolu bir japon filmi. İlk kez bir Japon suç/mahkeme filmi izliyorum, üstelik 2017 yapımı yeni bir film. Dünyanın batısıyla ne denli farklı oldukları beni fena halde şaşırttı. İşte görsel sanatların etkisi de böyle bir şey, bilmenin yetmediği durumları neredeyse deneyimle elde etmişliğe yaklaştıran bir yöntem. Filmin adı The Third Murder * Divine Access, Komediyle harmanlanmış, spritüellik, felsefi sorgulamalar. Sıkılmadan izlenen bir başka film. * Homecoming, Julia Roberts’in sosyal hizmet görevlisi Heidi’yi oynadığı bu dizi özellikle Amerikanın savunma asker, gazi programları ve bütün bunlardan yararlanmaya çalışan açgözlü taşeronları ele alan, bence kurgudan çok halen ve muhtemelen yaşanan olayları anımsatan çok güzel bir dizi.10 bölüm ve tamamlanmış, tavsiye ederim. *

Tag. Ba tableti ve TAU sembolü

Göbeklitepe’deki T şeklindeki dikitlerin TAU sembolünü işaret ettiğini düşünüyorum. Sümerlerde bahsi geçen Tag.ba tabletinde görülen şu metinde: büyü,ant,aşılmayan ant dairesi tanrıların aşılmayan ant dairesi göğün ve yerin değiştirilmeyen ant dairesi tanrı tektir ve değiştirilemez tanrı ve insan birbirinden ayrılamazlar * su-il-la(dua-el kaldırma) metni tabletinde ise aynen şunlar yazmaktadır. “efendi,tanrıların üstünü ki gökte ve yerde onun tekliği büyüktür.yalnız o büyüktür.sen senin sözünü kim kavrayabilir.kim eş olabilir,kim benzeyebilir.” (kaynak:sümerler � yazarı samuel noah kramer, çeviri özcan buze, kabalcı yayınevi istanbul,) Bu bulgulardaki tek tanrı fikrinin T sembolleri kullanılarak Anayurt Lemurya’yı onurlandıran toplumlar olması muhtemeldir. Çünkü İlk tek tanrılı toplumun Lemurya olduğu birçok kaynakta sıkça karşımıza çıkıyor. Aynı döneme ait bir de Nevali Çori’de Höyük var, sular altında kalmış ancak sonradan aslına uygun yeniden yapılmaya niyet edilmiş (sonucunu bilmiyorum) Nevali Çori’de açığa çıkarılan tapınak, konutların bulunduğu bölgenin uzağında, yerleşmenin bir ucuna inşa edilmişti; yerleşme birçok kez yenilenirken tapınak da kullanılmaya devam etmişti. Yapının 14×14 metre boyutlarındaki tabanı söndürülmüş kireçle hazırlanan bir tür harç (terazzo) ile kaplıydı ve tabanın içine kanallar açılmıştı. Yapının duvarları boyunca uzanan sekiler ve bu sekilerin üzerinde belirli aralıklarla yerleştirilmiş 12 dikilitaş bulunmaktaydı. Mekânın orta kısmında da biri sağlam olarak günümüze kadar ulaşan iki dikilitaş yer alıyordu. Yüksekliği 2,35 metre olan…