Foton Kuşağı ne yapar?
Carlos Castaneda , esinti / 23 Kasım 2012

Gülcan Çakır yazdı: “Herşey Carlos Castaneda’nın Zamanın Çarkı kitabındaki şu cümleyi okumamızla başladı; “Savaşçılar zamandan söz ettiklerinde, saatin hareketiyle ölçülen bir şeyi kastetmezler. Zaman, dikkatin özüdür: Kartal’ın yaydığı şeyler, zamandan yapılmıştır; ve doğrusunu söylemek gerekirse, bir savaşçı özün farklı yanlarına girdiğinde, zamanla tanışmaya başlıyor demektir.” Ve şu cümleye takıldım. Kartal’ın yaydığı şeyler zamandan yapılmıştır. Bilmeyenler için açıklayayım. Carlos Castaneda sanrılandırıcı bitkileri araştırmak üzere gittiğinde Meksika’da tanıştığı Yaqui Kızılderilisi Don Juan’dan öğrendiği bilgilerden oluşan bir dizi kitap yazmış. Don Juan’a göre dünyamız farkındalıklı, titreşen ve ışıldayan telciklerden oluşuyor. Hepimizin sırt bölgesinde, kürek kemiğine kol boyu uzaklıkta, algı noktası denilen, tenis topu büyüklüğünde parlak bir nokta var. Bu noktaya bileşim noktası da deniyor. Bu telcikler bileşim noktamızın içinden geçiyor ve bizim dünya algımızı bu bileşim noktasından geçen telcik demeti oluşturuyor. Hepimizin bileşim noktasından aynı telcik demeti geçtiği için, Don Juan’ın deyimi ile bu demete çengellendiğimiz için hepimiz aynı dünyayı algılıyoruz. Don Juan bu titreşen farkındalıklı telciklerin kaynağının kartala benzeyen bir görüntüsü olduğu için kartal diye adlandırılan bir kaynaktan çıktığını söyler. Kartal bizim anılarımızla beslenir. Kartal’ın yaydığı şeyler zamandan yapılmış ise dedim, aslında Kartal geçmiş olabilir mi? Zaman an demek değil, geçmiş demek. An’da zaman yoktur. Yani Kartal an’da olanı istemiyor, anılarımızı istiyor,…

Güneş Fırtınaları
Blog / 20 Mayıs 2009

NASA tarafından yayınlanan açıklama (15/02/01) ise girilecek olan kuşağı doğrular nitelikte olan başka bir veri: “Güneş’in manyetik kutupları şimdi oldukları gibi kuzey manyetik kutup Güneş’in güney yarı küresini işaret ederek, 2012 yılında terse dönene kadar değişmeyecek. Bildiğimiz kadarıyla, her 11 tıllık güneş lekesi döngüsünde bu değişim gerçekleşmekte.” Aslında bu tez daha önce (1998’de) Peter Jakubowski ve Mitch Battros (Şubat 2000) tarafından ortaya atılmıştı; lakin biraz farklı olarak: “bu değişim NASA’nın verilerinden üç kat daha hızlıydı”. En dikkat çekici nokta ise güneş lekelerinin oluştuğu dönemde tarih boyunca yaşanan olaylar. Tahmin edilen 200 yıllık bir döngü oluşuyor ve çeşitli doğal değişimler meydana geliyor. Geçtiğimiz 2000 yıl boyunca yaşanılanları şöyle sıralayabiliriz: Roma imparatorluğunun çöküşü (M.S. 235-284) M.S. 608’de Fırat nehrinin donması M.S. 829’da Nil nehrinin donması 1200’lerde denizlerde şiddetli fırtınalar ve buzlar görüldü 1680-1700 arası Alpler’deki buzlar fazlalaştı ve kıtlık nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirdi. 1810-1820 yılları arası neredeyse yaz yaşanmadı, Tambora volkanı faaliyete geçti. Görüldüğü üzere hiç de yadsınacak sonuçlar ortaya çıkmamış tarih boyunca. Bu olaylardan da anlaşıldığı üzere Güneş’te meydana gelen fiziksel olaylar olduğu gibi gezegenimizi de etkisi altına alıyor; ki bu sadece doğal afetler ya da atmosferik değişimlerle değil mental değişimlerle de karşılanıyor. Zira evrende meydana gelen her değişim hem…