Exit–>Kadınlar
Blog , YENİ DÜNYA / 29 Ocak 2009

Az önce BOY A isminde bir film izledim. Öyle büyük bir hüzün dalgası kapladı ki içimi, ağlamakla filan geçmedi. Aslında her yer buna benzer dramlarla dolu, sadece dinlemekle ya da izlemekle yetinebiliyorum, çaresizim.  İnsan olmak ne büyük onur ve aynı zamanda ne dehşet verici bişey. Haksızlık, duyarsızlık, kıskançlık, peşin hüküm, sürü psikolojisi ve hepsinden de kesif olanı umursamazlık sanırım, üstümüze yığılmış ağır iri siyah bir kütle gibi. Düşünüyorum dinliyorum bu çaresiz durumdan hala tek çıkış görüyorum: Kadınlar; çünkü doğurma kapasitesi onlarda ve nerdeyse tüm insanlığı yetiştiren onlar. Ya kadınlar tedavi edilmeli, ya da erkekler çocuklarına sıfır yaşından en az on iki yaşına kadar bilfiil kendileri bakmalı. Ya da dilerim… Yok yok bunu söylemek istemiyorum. Bunun yerine şöyle düzeltiyorum dileğimi; lütfen sorumluluğunun bilincinde olan kadınlar artsın YENİ Dünya’da. Bu sorumluluğu neden kadınlara yüklediğimi anlamayanlar olabilir, onların öyle değişik bir biyolojileri var ki, oturdukları yerden çevrelerindeki tüm oluşu idare edebiliyorlar, üstelik kendileri ne yaptıklarını bilinçli olarak bilmiyorlar! Bunu farkedeli on yıl olmuştur sanırım; fakat her gün olayın vehametini daha bariz şekilde görüyorum. Doğrusu onlara neden mazlumu oynadıklarını da soracak durumda değilim; çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Hani deyim yerindeyse taş bağlı köpek salınık. (Beş yıl önce Bir Kadını Öldürmek kitabını yazarken anlayabildiklerimi yansıtmaya çalışmıştım, yine…

2 saat vaktiniz var mı?
Blog / 19 Ocak 2009

Sanmıyorum fakat yine de belki benim gibi boş gezenin boş kalfası(!) biri çıkıp izleyebilir aşağıda linkini vereceğim filmi. Film; dört ana bölümden oluşmuş: 1) Musevilik ve Hristiyanlığın gerçeğe dayanmadığı, nasıl, nereden ve hangi amaçla yürürlüğe konmuş olduğu. 2) 11 Eylül saldırısının gerçeğe dayanmadığı, nasıl, nereden ve hangi amaçla yürürlüğe konmuş olduğu. 3) Bu büyük planların perde arkasında kimler olduğu ve özellikle Dünya bankacılık sisteminin hangi amaçla kurulup, hangi hedefe koştuğu (birinci, ikinci dünya savaşları, Vietnam, Afganistan ve Irak savaşlarının arka planındaki amaçlar). 4) İyi dilekler! Seyretmeye vakti olanlardan bazıları, “canım ben de yaparım bi film, koyarım internete, aslı astarı nedir bilinmedikten sonra ne faydası var, uydurma şeyler bunlar, kanmayın” diyerek bizi ikna etmek isteyebilir. Fakat ben bu yorucu ve üzücü seyirden sonra sadece şunu söylüyorum; bunların hepsi aynen benim düşündüğüm ve hissettiğim şeyler. İşte adres:  http://video.google.com/videosearch?q=zeitgeist+the+movie&emb=0&aq=1&oq=Zeitgeist#emb=0&aq=1&oq=Zeitgeist&q=zeitgeist%20turkce&src=2 Her ne kadar Türkçe seçeneğin adresini verdiysem de, sayfa ilk açıldığında gelen video doğru olmayabilir, sol üstte “Türkçe alt yazılı-1.55.51 zamanlı” olanı seçmelisiniz. Not: Çok eskiden beri illuminati diye bir oluşumu bilirdik, gerçi filmde bu isim yer almıyor fakat işaret edilen hedef belli.

Dünyanın Durduğu Gün
Blog / 13 Aralık 2008

Filmi seyrettim ve beğendim. Tam bir mesaj filmi, fazla konuşma yok, aksiyon yok, mesajı verip gidiyor! Görsel olarak çok ama çok sevdiğimi de eklemeliyim. Gelelim filmin simgelerinin benim açımdan algılanışına: 1) Uzaydan gelen araçlar sanki su ve hava karışımı gibi görünen ve dünya şeklinde objeler:  Hani daha önce dikkat çekmeye çalıştığım buzulların süratle eriyor oluşu ile ilgili yazıma göz atmakta yarar var: http://sibelatasoy.com/?p=138 … Filmde bu arac bir çeşit nuhun gemisi simgesi olarak kullanılmış (dünyayı ve onun fionasını korumak için canlı örneklerini topluyor). Bu dünya dışı aracı bir an için SU olarak düşünürsek, canlı formların onun içinde saklanabileceği hatta belki uzaya saçılabileceği, başka bir gezegende veyahut yine dünyada herşey sükun bulduğunda yeniden tohumlanacağı akla yakın geliyor. 2) Filmde DÜNYA’nın insanlara ait olmadığı adeta tokat gibi izleyicinin suratına iniyor! Bir çok yazımda buna yer vermiştim; Dünya yoluna devam eder bizimle ya da bizsiz şeklinde bir ifade kullandığımı hatırlıyorum. Zaten filmdeki uzaylı ırk da Dünyayı korumaya gelmişler, insan ırkından. Peki insanın neyini beğenmiyorlar? Dünyaya karşı duyarsızlığını! Ve her alanda gösterdikleri şiddeti. Bu gidişle insan dünyanın sonunu getirmek üzere (gerçi insanlar sigarayı yasak edip kurtulduğumuzu sanıyorlar, ha bir de karşı cins yakınlaşmasını tahrip ederek) ve dünya rayından çıkarsa bu herşeyin sonu olabilir, o halde insanı…