Esriklik -yeniden- ve AŞK
Felsefe ve Kuantum , Rüya/Psikoloji / 02 Ağustos 2017

Yunancada esrik kelimesi kısaca bir şeyin kenarında durmak anlamında. Ve böylece esasen alelade günlük rutinlerinizi yapmadığınız zaman hissettiğiniz bir zihin durumunun benzeri haline geliyor. Yani esriklik esasen bir alternatif gerçekliğe adım atmak oluyor. Ve bu ilginç, eğer düşünürseniz, insanlığın başarılarının zirveleri olarak saygı duyduğumuz medeniyetleri düşünürsek- Çin, Yunan, Hint medeniyetleri olsun, ya da Mayalar veya Mısırlılar – onlar hakkında bildiklerimiz gerçekte onların esriklikleridir, gündelik hayatları değil. Şimdi, çalışma yaptığımızda, tüm dünyadaki diğer iş arkadaşlarımızla birlikte 8 binden fazla insanla görüşme yaptık – Dominikli keşişlerden, kör rahibelere, Himalaya’ya tırmananlardan, Navajo çobanlarına – hepsi işini seviyordu. Ve kültürden bağımsız olarak, eğitimden bağımsız olarak ya da neyse, bir insan akıştaysa (esriklik hali) bu yedi koşulun var olduğu anlaşılıyor. Var olan odak bir kez yoğunlaştıktan sonra, bir esriklik, bir berraklık haline ulaşıyor, bir andan diğerine tam olarak ne yapmak istediğinizi biliyorsunuz, hemen geri dönüş alıyorsunuz. Yapmaya ihtiyacınız olan şeyi yapmanızın mümkün olduğunu biliyorsunuz, zor da olsa, ve zaman duygusu yok oluyor, kendinizi unutuyorsunuz, daha büyük bir şeyin parçası gibi hissediyorsunuz. Ve bir kez bu koşullar sağlandığında, yaptığınız her ne ise sadece onun hatırı için yapmak yetiyor. MIHALY CSIKSZENTMIHALYI   Hepimiz burada bahsedilen esriklik halini öyle ya da böyle deneyimledik,ne olduğunun tadını hissini pekala biliyoruz….

Esriklik-Ecstasy
esinti / 20 Ağustos 2012

Yunancada esrik kelimesi kısaca bir şeyin kenarında durmak anlamında. Ve böylece esasen alelade günlük rutinlerinizi yapmadığınız zaman hissettiğiniz bir zihin durumunun benzeri haline geliyor. Yani esriklik esasen bir alternatif gerçekliğe adım atmak oluyor. http://www.ted.com/talks/lang/tr/mihaly_csikszentmihalyi_on_flow.html Bu 18 dklık sunumda anlatılan akışı çok sık alan biri olarak, olayın sadece tatlı değil acı tarafının da olduğunu belirtmeliyim. Akıştayken muhteşemdir. Eğer kesmez isem saatlerce tüm bir gece sürdüğü olur. Her zaman bir konu vardır, onu bilmeden ben mi talep etmişimdir yoksa başıma mı gelmiştir bilmiyorum, irdelemeye pek gerek duymadım sanırım… Tüm süreç boyunca seyrederim, gülerim, duygulanırım hatta çığlık attığım da olur, hepsi de gerçekten bir esriklik içre haldir. Buraya kadar süper. Gelelim neresinin acı verdiğine. Bu olağanüstü deneyimi başkalarıyla paylaşmak isterim; içgüdüm budur ama belki bunun altında kendime de bir kanıt yaratmak ihtiyacım vardır, bilemiyorum. Onun öylece geçip gitmesine, yitmesine kıyamamak vardır. Ve o tüm akışı aktarmak için bir yol bir kabiliyetini kullanırsın, müzikle resimle, sözle vs her neyse onu bi şekilde paylaşmak istersin. Ben bunu kitap yazarak paylaşıyorum veya makalelerimde. Ve işte acılı süreç böyle başlıyor çünkü orada şahaser bi şey seyretmiş ve yaşamıştım bi kere bunu ellibin kelime ile anlatacağım ki bu uzun süre demektir, ikincisi asla aslının olduğu kaliteye yaklaşamıyacağım! İşte…

Esriklik
esinti / 29 Kasım 2011

Kendini kaptırdığın herhangi bir dans, sanrılandırıcı bir madde kullanmaktan çok daha tehlikesizce farklı bir dikkat seviyesine çıkarıyor, üstelik devasa bir enerjinin psişeye akmasını sağlıyor.Bu yolla sağlanan esriklik, kişinin tüm bedenlerindeki (fiziksel,duygusal,mental) sağllık sorunlarını ve atalet illetini bi çırpıda iyileştiriyor. Bence bu bir mucize. ** Ho’oponopono Yöntemi gerçek midir? Dr.Ihaleakala Hew Len diye biri var mıdır bilemiyorum; ancak yöntemin ilginçliğini ve uygulanabilirliğini kendimden biliyorum. Aslında orada anlatılan konuyu test etmek için işe kalkışmak belki çoğu kez yapmacık kaçabilir. Bu yöntemi kendi içimizden doğal yollarla uyguluyor olabilmek lazım. Belki konuyu tartışmak isteyen olursa daha iyi irdeleyebiliriz. Bana salınımcı olmakla ilgili gibi geliyor 🙂 EA: tam anlamıyla bir Anlayış görmek insanı bu kadar güzel etkiliyor demek ki. bana bir arkadaşımı hatırlattı bu durum. o kendisine bir şeyler anlatanı tüm bedeniyle her şeyiyle dinler adeta o olur. kim olursa olsun ne anlatırsa anlatsın. hemen… kendini iyi hissetmeye başlar ona anlatan kişi. empati ya da sempati bildiren sözel bir dönüt bile vermemesine rağmen. yargılamadan olduğu gibi dinliyor ve doğal bir şekilde yapıyor bunu çabasızca. hayranım bu konuda ona. TE: Bu yöntemi bilmiyorum ama dinlemek denilince karsi tarafi etkilemeden dinlemek anlasiliyor. Gercekten karsi taraf zannedildigi gibi etkilenmiyor mu? Dinleyenin sadece orda olmasi karsi tarafi etilemeye yetmiyor…

Şaman
Anadolu-Sümerler-şaman / 04 Ağustos 2009

“Şaman Sibirya’daki Tunguz halkının dilinden gelen bir sözcüktür ve antropologlar tarafından batılı olmayan kültürlerdeki daha önce “büyücü”, “büyücü hekim”, “sihirbaz” gibi terimlerle tanınan çeşitli kişilere geniş ölçüde uyarlanmıştır. Ayrıca her büyücü hekim bir şaman değildir. Bir şaman bilgi ve güç edinmek ve başka insanlara yardım etmek için normalde gizli olan bir gerçeklikle temasa geçmek ve onu kullanmak için -kendi iradesiyle- bir değiştirilmiş bilinç durumuna giren adam ya da kadındır.” Der Michael Harner.  Şamanizm konusunda derin araştırmalarıyla bu konuda nerdeyse tek otorite gibi görünen Eliade ise bu konuya şöyle bir açıklamayla başlar: “Elbette şaman da aslında bir sihirbaz ve bir otacıdır; bütün hekimler gibi onun da hastalıkları sağalttığına, ilkel  ve çağdaş bütün sihirbazlar gibi “fakirsel” mucizeler gösterdiğine inanılır. Ama o, bunlardan başka ruhgüderdir de; ayrıca rahip, mistik ve ozan da olabilir. Bu karmaşık olayın ilk tanımı şöyle olmalıdır: şamanlık=esrime tekniği. (sözlükte esrime; Sarhoş olma işi. Kendinden geçme) O kendi ruhlarına egemendir; şu anlamda ki, insan olmakla birlikte, ölülerin, cinlerin ve ‘doğanın ruhlarının’ aleti olmaksızın onlarla iletişim kurmayı başarır.  Şaman büyük bir insan ruhu uzmanıdır; ruhu yalnız o görür; zira ruhun formunu ve yazgısını o bilir.” … Yazının Bütünü için Bakınız: http://sibelatasoy.com/?p=165