Öğretmenin ilk edimi
Carlos Castaneda / 13 Mart 2012

“Öğretmenin ilk edimi, gördüğümüzü sandığımız dünyanın yalnızca bir görüntü, dünyanın bir betimlemesi olduğu fikrini işlemektir. Öğretmenin her çabası bu fikri çömezine kanıtlamaya yöneliktir. Bunu kabullenmek kişinin üstesinden gelebileceği en zor iştir. Öğretmen bu görüşü değiştirme uğraşına girer ve büyücüler buna içsel söyleşiyi susturma adını verirler. Bunun bir çömezin öğrenebileceği en önemli teknik olduğuna inanırlar. Kişinin, beşikten başlayarak geliştirdiği bu dünya görüşünü durdurmak amacıyla azimle davranması yeterli değildir. Uygulamaya da gereksinimi vardır. Buna doğru yürüme biçimi denir. Zararsız anlamsız bir şey gibi görünür, içsel söyleşini kesmeyi başarana dek de buna değişik bir davranış biçimi olarak baktın. Doğru biçimde yürümek tonalı doldurur, hatta taşırır. Tonalin dikkati, onun yarattığı şeylerin üzerinde olmalıdır. Aslında dünyanın düzenini oluşturan da bu dikkattir. İşte tonal, dünyasını sürdürebilmek için, onun nesneleri üzerinde dikkatini sürdürmelidir ve en önemlisi de, dünya görüşünü içsel söyleşi olarak desteklemelidir.”. Don Juan, doğru yürüme biçiminin bir bahane olduğunu söyler, savaşçı öncelikle parmaklarını kıvırarak dikkati kollarına çekermiş, ardından gözü odaklamadan, doğrudan önünde, ayağının ucuyla, ufuk arasında oluşan yaydaki her hangi bir noktaya bakarak, tonalini gerçekten malumatla doldurup taşırırmış. Tonal, betimlemesinin öğeleriyle bire bir ilişkiyi kesmek zorunda kalınca, kendisiyle konuşamaz, böylece kişi de sessiz kalırmış. Don Juan parmaklarının konumunun önem taşımadığını, yapılacak tek şeyin parmakları alışılmadık…