Dünya Tarihi – Bölüm 3
Anadolu-Sümerler-şaman , esinti / 14 Mayıs 2013

  M.Ö.11,000-M.Ö. 3200   Tufandan sonra, yeniden yapılandırmaya başlamak için Dünya’ya geri döndük. Enki ve Enlil, Nuh ve ailesine tohumlar, tarım araçları ve hayvancılık bilgilerini getirdi. Nuh, sular çekilirken denizaltının karaya oturduğu Ağrı Dağı’nın eteklerinde tarımcılığa başladı. Ninurta ve Nannar, Enki’nin kendilerine öğrettiği şekilde barajlar ve sulama kanalları yaptılar. M.Ö. 10,500 yıllarına gelindiğinde, diğer birçok yerle birlikte Mezopotamya da bir kez daha insanlarla dolmaya başladı. İnsanlık yine çoğalıyor ve yayılıyordu. Uzay limanı yeniden inşa edildi ama bu kez yeni bir yerde, Moria Dağı’ndaydı. Sizin de bildiğiniz gibi, Moria Dağı daha sonra Jerusalem (Kudüs) adıyla anılmaya başlandı. Tufandan önce var olan diğer şehirler, Nippur ve Eridu da yeniden inşa edildi. Piramitler ve Sfenks tufanda ayakta kalmışlardı ama kum ve çamur yığının altından kazılarak çıkarılmaları gerekiyordu. M.Ö. 9000’de, her şey yine eski haline dönmüştü. Enki, Mısır hakimliğini varisleri Osiris ve Seth’e devretti. Atlantis yıkımından sonra Marduk’un Mısır’a girmesi yasaklandı. Enki oğluna daha fazla güvenemeyeceğini biliyordu. Enlil’in bir oğlu olan Adad, altın bulmak üzere Güney Amerika’ya gönderildi ve bunu başardı. Nannar ve Ninurta’nın yardımıyla, Enlil Dünya’nın geri kalanını yönetme işine koyuldu. Çok geçmeden, o da bir varis seçmek zorunda kaldı. Burası Dünya olduğu için, Pleiadian kanunlarına göre hareket etmek zorunda değildi ve yeni…

Arketip

Arketipler ya da “öz resimler”(Urbild) adını verdiğim “arkaik kalıntılar” üzerine olan düşüncelerim, rüya psikolojisi ve mitoloji hakkında yeterli bilgisi olmayanlarca hep eleştirilmiştir.  Arketip deyimi, çoğunlukla belirli bir mitolojik imge  ya da motif olarak yanlış anlaşılıyor.   Arketip, bir motifin bu türden temsili resimlerini oluşturma eğilimidir… Bu temsili resimler, temel yapıları değişmeksizin ayrıntılarda çok büyük farklılıklar gösterebilir. Beni eleştirenler, benim “kalıtsal olarak edinilmiş tasavvurlar” demek istediğimi sanmakta, bu sebeple arketip fikrini yadsımaktalar. Eğer arketipler bilinçli tasavvurlar olsaydı, onları aracısız olarak anlayabilmemiz gerekeceği gerçeğini gözden kaçırmaktalar.   G.Jung   Arketipler benim de hep ilgimi çekti ve kaynakları konusunda merak ettim. Bu bazı sembollerin bir bilgisayara ya da robota tanıtılması gibi geliyor bana. Geçen gece bu arketiplerin Sümerler konusunda sıkça bahsi geçen ME’ler ile bi ilgisi olup olamıyacağı geldi aklıma. Bildiğiniz gibi ME adı verilen bu kristaller, içine her şeyi çalıştıran bilgi yerleştirilmiş ve sahibine ilgili olduğu şey üzerinde tam bir kontrol sunan bir araç olarak sunuluyor. Kullanımları ve korunmaları büyük tanrı Enki’de olan söz konusu ME’ler bir çeşit  kabiliyet/ability olmalı diye düşünüyorum. Bütün diğer alt tanrılar Enki’den bi tane daha ME alma peşindeler bazen yalvarıp yakararak bazen savaşarak bazen de İnnana/İştar gibi kadınlığını kullanıp hileyle ME/yani *bilgi kristali * almak istiyorlar.   Acaba…

İnsana İhtiyaç
Anadolu-Sümerler-şaman , Blog / 03 Kasım 2008

İnsanlığın hayatta kalması tanrılar arasında çok sıkı bir tartışma yaratmıştı, son derece kritik bir değerlendirmeyle bugüne ulaşabildik, oysa bundan hiç haberimiz yok, öylesine sonsuzca var olacakmışız gibi hissetmenin umursamazlığı içindeyiz, hala da öyleyiz. Bakın Tanrı Enki (Ea), bu pazarlığı nasıl yapmıştı: Ea, bilgeliğin efendisi, tanrıların ortasında konuştu… Konuşmaya başladı: “İnsanları yok etmek niye? Tanrıların sunularını onlar vermiyor mu ve sizler için sedir ağacı yakmıyorlar mı? Eğer insanlar onun için yok edilselerdi, tanrılar çalışmaktan başlarını kaldıramazlardı, ve kimse size ekmek ve içki vermezdi artık. Böyle giderse fırtına tanrısı, Kummiya’nın kudretli kralı, sabanı kendi sürecek! Ve böyle giderse İştar ve Hebat değirmeni kendileri çevirecekler!”Bize olan ihtiyaçları ne kadar açık değil mi? (Bu konuşmalar Nuh tufanından hemen önce oluyordu, tamamaen sümer tabletlerinden alıntıdır)