Boşluk (!)
esinti , Felsefe ve Kuantum / 06 Kasım 2011

Birmingham Üniv.den Dennis Milner’in tamamen “ışıktan ve havadan” arındırılmış BOŞ(!) alanlarda çektiği fotoğrafları (özel bi teknikle) görmüş müydünüz? http://www.scienceofsoulmates.com/evidence.htm Görülüyor ki boşluk pek de boş değil! ** Bi şey kırıldığında, maddi ya da manevii fark etmez, orada oluşmuş devinimsizlik haline, bir çıkış kapısı açılmış gibi olur. Adeta bir anafor oluşur, ortamda dışarı kaçış için bi delik oluşur. Siz o deliği onarabilene kadar içereden dışarı kaçanlar olur böylece ortamda yeniden boşluk oluşur, denge bozulur ve yeniden hareket başlar. Varoluş, hem dengeye aşık hem de ondan nefret ediyor! (Tıklayınız) ** Çoğu insan hayallerinin bi işe yaramadığını düşünüyor… Gerçekten komik. Oysa tüm hayaller Hayat dediğimiz şeyi oluşturuyor. “Ama onu kendim için hayal etmiştim” diye söyleniyorsanız, o da olur, hep ileriye doğru ittirip duruyoruz OYUN’u! ** Hayaller birinci dikkatte yapılırsa -hipnoz altında oluşumuzdan ötürü- çok etkin değil ancak hayallerimizin çoğu-biz farkında olmasak da-ikinci dikkat alanlarında yapılıyor ve onlar müthiş etkin. Gel gör ki onların maddeleşmelerine birinci dikkatte şahit olduğumuzdan, bize ait olduklarını bile tanıyamıyoruz! Acaip bi oyun içinde oyun durumu var. ** Birinci tekil şahıstan konuşmalar, saptamalar, yargı ve değer tespitleri, bunların hepsi kendimizi güvenli bi alana hapsetmek için çevremize sıra sıra dizdiğimiz duvarlar gibi görünüyor. Bunları teker teker ya da birden bire, ben…