Zihinsel projeksiyon-2
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

Bununla birlikte, Metafizik fenomenlerle ilgili araştırmalarda “deneyci etkisi”adı verilen bir etkinin varlığı ortaya çıkmıştır. Yani, deneyi gerçekleştirenin bu deneyin sonucunu belli bir oranda etkilemesi. Eğer deney inançsız bir araştırmacı tarafından gerçekleştiriliyorsa, oldukça düşük sonuçlar elde edilirken, inanan bir bilim adamı tarafından yapıldığı takdirde bu, hem performansı hem de sonuçların kesinliliğini artırmaktadır. Tıpkı Haysenberg’in belirsizlik ilkesi (ve diğer kuantum teorileri) gereğince laboratuarda yapılan deneylerde deneyi yapanların katılımcı statüsünde olması gibi. Buna örnek olarak, garip bir şekilde, kullanılan kişiye göre rengi ve şekli değişen bir eşya gibi, laboratuardan laboratuara değişiklik gösteren Anomalon adlı taneciğin onu keşfeden (ya da yaratan) kişiye bağlı bir özelliğe sahip şekilde davranmasını verebiliriz. Ünlü fizikçi Jack Sarfatti ise, katılımcı kavramını Browncu hareketi (sıvı ya da gaz içindeki taneciklerin durmaksızın gelişigüzel davranışlarını)açıklamak için kullanarak, bu rasgeleliğin, katılımcıların iradesinin genellikle bir araya toplanmadığının kabullenmesinden kaynaklandığını (yani, bu hareketi belirleyenin katılımcıların zihni olduğunu) belirterek şöyle devam ediyor “kuantum iç irtibatının daha derin seviyesinde yaşayan bütün sistemlerin yayıldığı alanı da içermek zorunda olsa bile bir fizik laboratuarındaki belli bir kuantum deneyinde, katılımcı, deneycinin kendisi olabilir. Bütün bilinçli sistemler deney düzeneğine göre, uzay ve zamandan bağımsız olan kuantum potansiyelinin tamamına, tek başına foton ve elektronların hissedebileceği, birbiriyle irtibatlı olmayan katkılarda bulunur. ” Bu…