DEĞİŞİM sürekliliğin tek güvencesidir.
Blog , YENİ DÜNYA / 31 Temmuz 2017

Enerjideki öngörülemeyen değişimlerin efendisi Uranüs, 15 Mayıs 2018 itibariyle Boğa Burcu’na geçiyor. 7 Kasım 2018 – 6 Mart 2019 arasında retro etkisi nedeniyle tekrar Koç Burcu’na rücu etse de, Temmuz 2025’e kadar Boğa Burcu’nda kalıyor. Biz kalıcılığın GÜVENLİ olduğunu düşünürüz… Oysa DEĞİŞİM sürekliliğin tek güvencesidir. ”ÖNGÖRÜLEMEZLİK” her şeyi kontrol etmek ve kendi sınırlı algısı çerçevesinde sürdürmek isteyen insan zihni tarafından, tehlike gibi algılanır. Oysa, insanın kendi içinde, sahip olduğu yetenekler ve nitelikler hazinesinde de, şimdi öngöremediği nice güzellik vardır. BOĞA’ya giren URANÜS’ün bunları tetikleyip, ortaya dökmesi dileğiyle… Bu süreçte hangi konularda değişim yaşanabilir; Finans yönetimi için oluşturulmuş bakış açıları beklenmedik başarısızlıklara uğrayacağı için derinden sorgulanabilir ve yeni finans yönetim kuramları geliştirilebilir. Finansal risk, verimlilik gibi konularda, daha gelişkin kompüterize analiz araçları devreye girebilir. Verimli kaynaklara sahip bölgelerin kontrolü için askeri ya da finansal güç mücadeleri yaşanabilir. Daha önceki Uranüs Boğa sürecinde 2. Dünya Savaşı yaşanmıştı. Bu defa öyle yıkıcı ve uzun bir savaş olması gerekmez ama güç mücadeleleri yeni çağın yöntemleri ile yapılacaktır. Kapital birikimi ve finansal güç el değiştirebilir. Dünyayı kontrol eden ailelerin ve ülkelerin bazıları güç kaybedebilir ve yeni güç odakları oluşabilir. Dini ve sosyal değerler sorgulanabilir. Sistemi ayakta tutmak için kurumsal bir bakış açısı ile uygulanan ve…

Çocuklarımız Geleceğimizdir -4

Önceki 3.bölüm için tıklayınız Ölüm, bilinenden bilinmeyene AYRI olma algısından BİRLİK olasılığına geçiş yaptıgımız bir başlangıç inisiyasyonudur. Tüm ölümler, hayatın bize getirdiği armaganlardan vazgeçmemizi gerekturir. Parçalanma, şamanların inisiyasyon niteligindeki klasik deneyimidir. Anadolu mistizminde ÖLMEDEN ÖLMEK, Toltek bilgeliğinde geçmisın silinmesiyle bilinen dunyanin çökmesi, insan kalıbını yitirmek olarak ifade edilmiştir. Türk şamanlığındaki parçalanma ve şamanın yanlızlaşması konusu için tıklayınız Hawaili Kahuna Hale Makua’nın gözlemlerine göre; savaşçılığın pozitif kutupluluğu ikna, nagatif kutupluluğu ise zor kullanmaktır. Nagatif, kötü anlamında değildir, o da hayat derslerini öğrenmemizi sağlar fakat sıklıkla ZOR yolundan gidenlerin zarafet ve güzelliği kaybettikleri görülmektedir. Urban shaman konseptinde güzelce açıklanmıştır bu konu, tıklayınız Bizler çocuklarımızın hayata karşı tutku duymalarını istiyoruz. Onlara maddesel dünyada satın alabileceklerini aşan içsel zenginliği nasıl bulacaklarını öğretmek istiyoruz. Çocuklarımıza DOĞAnın güzelliğini ve bize hayat veren toprağı,havayı,suyu,güneşi ve ağacı nasıl onurlandıracaklarını öğretmek istiyoruz. Anneler başta olmak üzere bu küçük filizleri geleceği kurmak için duyarlı, barışçıl bireyler haline getirmenin sevinçli yollarını bulmak ve uygulamak hepimizin üzerine düşen mutlu bir sorumluluktur. İnsanlığın eski negatif kitle rüyasından uyanma olanağının, şimdi ve ilk kez mümkün olduğu pek çok yerli şamanın görüşüdür.

Bir Köprü Olarak Yaratıcı çalışmalar

Önceki paylaşım, 2.blm için tıklayınız Şamanik sanatın müzikle birlikte iş gördüğü ve iyileşme için kullanıldığı tüm coğrafyalarda görülmüştür. Kumaşların (halı-kilim vs) dokunuşunda kullanılan renkli desenler aslında kumaşa işlenen İKAROlardır. İkaro, hemen tüm şamanik oluşumlarda “iyileştirici şarkı” olarak işlev gören bir kelime. Şamanlar, tıpkı müzisyenin notaları okuması gibi parmaklarını bu desenler üzerinde gezdirerek onları son derece güzel melodik bir sesle müzik formunda söyleyebilirler. Bu işlem yaptıkları şifa seansının önemli bir kısmıdır. İkarolar, bir kazağa ya da atkıya, hatta bir yemeğe bile işlenebilir! Bunu biliyor muydunuz? Bir İKARo örneği seçtim burada size: ikaro healing songs Kuna şamanları, hastalarin ruhunun kayıp parçalarınin bedene geri dönüşünü sağlamak için UCHO dedikleti bebeklerden yaparlardı. İkarolar gibi, ucholar gibi cesitli yontemlerle şifalanmak icin bizler de şamanik sanat çalışmaları yapabiliriz. Resim, çizim, oymacılık, iğ ile iplik eğirmek, seramik ya da taşlarla sanat aracılığı ile gizemle bağlantı kurabiliriz. Tüm bu uğraşları yaparken sevgi, barış, güzellik gibi sözcükleri söylemek duşünmek guzel parmaklarimızdan bu enerjilerin yaratılmasina katkida bulundugumuz objeye enerji olarak akar ve oraya yerleşir. Bu tamamiyle meditatif bir hal yaratır. Navajo yerlililerinin GÜZELLİKLER İÇİNDE YÜRÜ diye bir deyişi vardır. Tabi abrah kadabra sözünü de anımsatir bu yani KONUŞTUĞUM ŞEKİLDE YARATIRIM . Dağların zirvesindeki dumanın dağıldığı gibi Ruhumdaki her bir karanlık sis…

Ruhsal Dünyaya Uyanış -2

Önceki paylaşım, 1.blm için tıklayınız Bazı Aborjin kabilelerinde DADİRRİ denilen bir varoluş hali vardır; bunu DERİN DİNLEME olarak tercüme edebiliriz. Yaşlıbiraborjini olan Miriam Rose dadirriyi, hepimizin içinde uzanan derin kaynakla bağlantı kurmamızı sağlayan özel birnitelik olarak tanımlar. Kurulan bu bağlantı, dadirri ya da sessiz, sakin, dingin bir farkındalık halini gerektirir. Dadirri, barış ve huzur getirerek, uyum ve ahenk yaratarak, denge oluşturarak, nerede hastalık varsa orada sağlığı yeniden tesis eder. Bu videodan bizzat kendisinin sesinden dinleyebilirsiniz, tıklayınız Aborjinin sesini dinlerken ne hissettiniz (ingilizce bilin ya da bilmeyin önemli değil)? * Okyanusun ruhu Kanaloa; “büyük barış” anlamına geliyor ve o ALOHA’dır yani sevgi. * Doğa mistisizmi dahilinde DOĞA ile yani hayat-veren güçle doğrudan, kişi-ötesi bir bağlantı kurarız ve bu bağlantı ne tür bir yöntemle olursa olsun onun ruhunun canlı olduğunu hiç bir şüphe olmaksızın anlarız. Vizyonerler onu içkin ve dost bir varoluş şeklinde hissetmişlerdir.  Özgün mistikler, bu muazzam tecrübenin uzay-zaman sürekliliği boyunca günümüze uzanan deneyimlerini fark etmemiz için boşluğa basamaklar döşemişlerdir. Bizler bilinçli farkındalığımızı genişletmemize imkan veren bir donanımla genetik olarak programlanmış durumdayız. Bu programın nasıl aktive edileceği ile ilgili pek çok şamanik bilgiyi öğreniyor, uyguluyoruz. Böylelikle doğa üzerinde egemenlik ve kontrol kurmaya çalışan batılı zihnimizi dayanak almaktansa doğamızdaki özgün zihnimiz ve…

Stresin kaynağı dirençtir
Urban Shaman / 19 Eylül 2016

Hastalıkların kaynağı stres, Stresin kaynağı da dirençtir. Hawaice karşılığı KU’E olan kelimenin anlamı; “ayrı durmaktır!” Ayrılık illüzyonu doğal olarak fiziksel gerçeklikle ilişkilendirilir ve bu da yapı itibariyle erillikle ilişkilidir. Hawaice ilginç bir lisan. Lemurya lisanı en çok Japonca ve Hawaicede kendini devam ettiriyormuş. Ben burada Ku’yu bilincin üç yönünden biri olarak, hastalık/şifa konusunda ele alıyorum. Bilincin yönlerinden her biri ve ilaveten Kanaloa, yakın antik devirde tanrılar olarak sayılıyordu 🙂 Oysa Lemurya (bilginin kaynağı) ilk tek tanrılı insan medeniyetiydi. Bu ayrı tanrı isimlerine geçiş ve saptırmalar (iyi niyetle ya da değil, bu önemli de değil) Maya Takviminde belirtilen M.Ö 3115 yılında başlayıp 5125 yıl süren Ulusal Altdünya büyük devresinde yapılmış ve bence şu andaki karışıklığa sebep olan da bu yeni (6 bin yıl bir nefes kadar yeni) yorumlamalar olmuş. *

Beden, ruh ve Değişim
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 11 Ağustos 2016

Isha Upnishad’da “Yalnızca bedene (dünyaya) tapınanlar karanlığa mahkumdur, ondan daha büyük karanlığa mahkum olanlar ise yalnızca ruha (cennete) tapınanlardır.” der. Bu yüzden bilge kişi, bedeni ve ruhu, doğayı ve kaderi birlikte geliştirir. İnsan her zaman uçurumların Kıyısında yolculuk eder. Onun tek yükümlülüğü dengesini korumaktır. J.O.Gasset Onbin şeyi sevebilmek için, cenneti ve yeryüzünü bir beden olarak ele al. Hui Shih “Hiçbir şeyin somut veya değişmeyen bir kimliği yoktur; tersine her şey, bir başka şey olma yolunda ilerlemektedir.” I Ching

Değişim başlamıştı, ben de görmeye başlayayım.
esinti / 02 Kasım 2015

Biz değişimi falanca isim gitti yerine filanca isim geldi gibi lineer görmeye çalışıyoruz, bence sorun burada başlıyor. Bir çok şey deneyimleyen BİR var, bunu herkes sözde bilmesine rağmen uygulamada hatırlamıyor olabiliyor. Olaya çok boyutlu bakmaya çalışalım, bunun için uğraşalım, değişim olacak mı olmayacak mı? Mesele budur ama taraftarlık pozisyonunda seyretmeye devam edersek bunu göremeyebiliriz. Tabi ki 3B boyutta yaşayan varlıklar olarak ilk tepkimiz lineer oluyor, benim de önce şaşırıp sonra üzüntü ve bedbinlik hissine kapıldığım durumlar oluyor. Hemen sonrasında olayın kendi içimdeki yansımalarını hatırlıyor ve görüyorum. Herhalde bu lineer algıdan sıyrıldığım an oluyor, yani çok uzun sürmüyor. Sonra kendimi sıfır noktasının beni arındırmasına açarak, değişimi seyretmeye hazırlanıyorum. Eminim benim gibi düşünen, hisseden birçok kişi var. Bunu ifade ettim çünkü kimseye şahsi bir kinim yok benim, hatta çok belirgin bir duygum bile yok, yaşamak istediğim ortamı ise face sayfamda 29 ekim günü paylaşmışım, bakabilirsiniz: “Hukuk düzeni, basın özgürlüğü, kuvvetler ayrılığının yeniden inşası ile milletin hizmetinde, alçak gönüllü, sevecen, geniş düşünceli, barışçıl bir yönetim istiyorum. Anlayış derinliği olan kişilere, önerilere iltifat çoğalsın istiyorum. En özet haliyle böyle 🙂 ” Bunların oluşunu seyretmeye hazırlandım ben, ho oponopono yapıtım, kendimden eminim. Bunların nasıl ve kim tarafından yapılacağı benim için önemsiz. Bunca yıllık tecrübemin bana getirdiği sonuç…

Değişim
esinti , Felsefe ve Kuantum / 06 Ekim 2015

5 sayısı numerolojik olarak, Özgürlük-aktif olmak- geliştiricilik-devrimcilik-çok yönlülük ve değişimleri kabullenmek olarak tanımlanıyor. Kryon ise buna kısaca; “DEĞİŞİM” diyor ve [2 + 6 + 7 + 8 + 9 =32=5] rakamlarının kuantumsal ruhu olduğunu ima ediyor. Bu rakamlar DNA katmanlarının çok boyutlu işlerliği içinde düşünülmeli fakat ifade ederken lineer lisana muhtaç kalıyoruz. Özetleyecek olursam; Ebediyen sizinle birlikte olan Ben’im/yüksek benliğiniz’in(6) şu anda yaşanmakta olan capcanlı akaşik kayıtlarınızın (7 ve 8) içerdiği hayat derslerini (2) şifalandırma sürecidir (9) DEĞİŞİM (5). Eski matematikçilerden kim kaldı :)))) Sizi güdüleyen nedir? Bazılarınız buraya geldiklerinde hücreleri mesaj veren bir şarkı söyler, “Yalnız olmak istemiyorum.” Hayat dersinizin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Yalnız olmak! Adil görünmüyor değil mi? Fakat hayat dersinin (2) enerjisi budur. Kryon Tabi dünyaya geldiğimde ben ve hücrelerim diye ayrım olmadığından bu şarkıyı duymamıştım! Fakat hayatımdaki dönüm noktalarının birinde (2003-2004) hiç beklenmedik şekilde birlik duygusunu yaşadım, çok kısa sürdü fakat unutulmaz bi görü oldu benim için. Bu görüden şimdiki dikkat alanına döndüğümde tamamen bilinçsizce şöyle bağırdığımı duydu kulaklarım: “her şey yalan (illüzyon) olsa bile ben çokluğa razıyım.” Cümlenin gerisinde söylenmeyen duygu şuydu yalnızlık korkunç bi şey, tahayyül edilmez bir hüzün, yaşamaya değmez ebedi bir hapishane. Evet duygular böyleydi. Varın siz değerlendirin şimdi.

Aslında ne yapıyoruz?
Urban Shaman / 04 Haziran 2015

Bilincimiz, LONO ve KU bileşenlerinde sağlıklı olmayan veya işlevi sona erdiği halde uygulamadan kaldırılmamış minör enerji kalıplarını (inançlar/tavırlar/alışkanlıkların dikkatimizle yaratılmış yazılım programları) şifalandırabilmek için muazzam bir istekle her an çevreyi kontrol eder. Bu işlemi gerçekleştireceği kişiyi/gurubu/konuyu bulduğunda hemen ilişkiye geçer ve olay örgüsü başlar. Lonomuzun hiç bundan haberi olmaz, onun bildiği şey bir deneyim yaşamakta olduğudur, bunların bazıları zevklidir ama çoğu illallah dedirtecek türdendir. 🙂 Halbuki biz KU’muzun ne kadar acıdan kaçınan, keyifçi bir yapıda olduğunu biliriz, eğer buna rağmen bezdirici deneyimler yaşamaktaysak onların en kötü kayıtların arasından bulunan en ehveni şeri olduğunu anlamamız gerekir. Mistik öğretiler bunları “razı olmak” olarak açıklar, tanrının işlerinden sual olmaz. Gezgin şamanın bundan tek farkı, deneyimin bir şifa işlemi olduğu bilincini hiç kaybetmeden süreci yaşarken izlemesidir. Ve bu süreç boyunca bildiği tüm yöntemlerle barış ve armoniye ulaşmaya çalışır; çünkü şifalanma sürecini kendisinin başlattığını bilir, sorumluluğu %100 aldığını bir an bile unutmaz. Pardon, bir ya da bir kaç an unutsa bile hemen yeniden hatırlamayı başarır 🙂 Aloha * Günaydın frekanslar, Ho’oponopono yaparken özellikle bir olay ya da kişi seçmeniz gerekmez, siz bu harika barış sanatını uygularken (sesli ya da içinizden) o sırada tesadüfi(!) olarak içinizden, aklınızdan geçen konular kişiler olur tıpkı meditasyon yaparken ya da…