Kurguların müziği

Ocak 2006.Günlükten Film olsun roman olsun, bütün kurguların bi müziği var gibi geldi bana. Örneğin dün öylesine “kaçak” filmini izlemiştim (briçten gözüm çok yoruldu diye!) Sonra gece uyumadan önce film bir beste gibi gözümün önüne geldi. Film önce karanlık güçlerin komplosu ile başlıyor. Sonra sırasıyla; yanlış adalet, tesadüf (kaza), körü körüne inat/mantık (komiser), aldanış (doktor), bi kez daha kaza (ölü polis), masumiyetin gücü (Kimble), aklı selimlik/yanlıştan dönme kabiliyeti (komiser) ve doğrunun galibiyeti. Bu sıralama gözümün önünden notalar şeklinde geçiyordu. Duygulara birer nota atamak durumunda kalsak nasıl olurdu acaba? Bu filmin yazarı, seyircisini dalgalı bir deniz gibi ordan oraya savuruyor. Çok bilinçli bi aks yerleştirmiş. Profesyonel işi! Bir yerlerde çok sevdiğim yazar Georges Simenon‘un röportajını okumuştum. Belçikalı yazar 1903 yılında doğmuş, 450 nin üzerinde kitap yazmış. Bunların bir çoğu “”Müfettiş Maigret” serisi polisiyeler. O söyleşide; bir kitabı yirmi günde tamamlayabildiğini; çünkü belirli bir kurgu kalıbı olduğunu söylüyordu. Bir çok kitabı filme çekilmişti, üstelik onların senaryo uyarlamasını da kendisi yapıyordu! Bu kadar korkunç bir çalışma hızı olan bir kişinin asosyal olması gerektiğini düşünürseniz yanılırsınız. Adam aynı zamanda çok sosyal, kadınlara deli oluyor. Onlarla macerası 13 yaşında başlıyor ve ölene kadar da bitmiyor, Dünyanın her yerini de gezmiş bu arada. Bu nasıl bir enerjidir…

Sevinçli kendimiz-Reborn
esinti / 22 Aralık 2011

Günaydınnn frekanslarrr… Biraz uykucu mu oldum ne 🙂 Ekteki bu iki sene önceki doğumgünü yazısı nerden çıktı derseniz, tamamen tesadüf!!! Fakat ilginçtir geçenlerde benim için hazırlanmış MAYA analizimde tam da son sayfalarda (20 sayfa filan vardı) doğum günümün 20 Aralık olduğu yazıyordu ve ben o günün tarihine baktım 20 aralaktı! İnanılmaz şakacı bi evren bu. Üstelik bu analiz bana geleli en az üç hafta olmuştu fakat bi türlü çıkarıp okuma fırsatı /dayanılmaz arzusu duymamıştım. Ve işte tam da 20 aralık ta okumuşum. Her neyse şuna seviniyorum böylece artık yılda iki yaşımdan birden çıkabileceğim, 19 mayıslarda ve 20 Aralıklarda…. Oh ohhh bi kaç seneye kalmaz gennç bi kadın olup çıkarım… Hahahahahahah (yazıyı merak edenler tıklasın) ** Bakın ben bu konuda şaka yapmıyordum,yeni doğum tarihim 20 Aralık 2011 miş. Yani şu anda iki günlük bi bebişim. Bıngıldağım filan her bişeyim açık. Hepiniz de benim ebeveynlerimsiniz. Önünüzde maksimum 6 yılınız var! Beni tam da hayal ettiğiniz gibi bi dünya vatandaşı olarak yetiştirebilir misiniz? Allah hepinizden razı olsun. Ben razıyım zira. Bak daha dün süt konusunu gündeme getirmemiş miydim (bilmeden), gerçekten de bi bebeğim ben, bi yay kızı… Hadi tüm hünerinizi kullanın. Buraya gelmek (doğmak) için bi sürü tehlikeyi, riski göze almış durumdayım. Risk…

Rüya ve SırMISIR
Blog / 03 Kasım 2008

Az önce merak edip dedektif kelimesine baktım sözlükten, acaba dilimize tam olarak nasıl aksetmiş bu yabancı kökenli kelime diye ve aynen alıntılıyorum: Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi Hımmm… Peki suç nedir dedim ardından: 1 .     Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. 2 .    hukuk  Yasalara aykırı davranış, cürüm   Tabi ben sözlükteki anlamıyla suçun peşinde değilim, o halde nedir kendimi bildim bileli adım adım izlediğim o şey? Tabi ki en geniş kavramıyla BEN!… O Ben ki her birimizin içinden ayrı filiz vermiş, dıştan bakarsanız her kişiyi farklı görürsünüz ama mahir bir dedektif gibi izini sürerseniz, hepimizin içindeki Ben‘in  tek bi şey olduğunu fark  edersiniz. Adeta insan, insan olmadan önce içine bir tohum düşmüştür ve o tohum her kişinin toprağında ayrı bi görünüm, koku, lezzet çıkarmıştır ortaya. İşte o farklılıkların aynı tohum olduğunu bulmak; ama yine de farklılıkları muhafaza ederek zenginliğin keyfini çıkarmak tam bir dedektiflik işi bence. Sanırım bu sebeple dedektif romanları yazıyorum ve rüyaların derin dünyasına dalıyorum.   Sözlükteki suç, benim anlayışımla; insanın naturel doğasından sapınç, yani sevgi olan özümüzden sapmalar fiiline karşılık gelmekte. O halde daha geniş baktığımızda ben yani baş dedektif, sevgi özümü arıyorum harıl harıl. Özellikle rüyalarımız,…