Yaşam Tasarımı Tanıtım semineri
Duyuru , Eğitimler / 14 Ocak 2012

Önümüzdeki hafta Cumartesi günü Yani 21 Ocak saat 19.00 da Tuva Sanat’da, danışmanlığını yapmakta olduğum Human Design sistemini sizlere tanıtmayı hedefledim, sanırım artık zamanı geldi. Üstelik de bu anlatımı-bi çoğumuzun tanıdığı ve sevdiği- Carlos Castaneda’nın Yaşam Tasarım Analizi üzerinden yapacağım. Ücretsiz olan bu sunumda görüşmek üzere, sevgilerimi sunarım. Sibel Atasoy Yazar-Danışman Human Design –bundan sonra “Yaşam Tasarımı” şeklinde kullanacağız- nasıl işler? Sistemi ve bu öyküyü bize ulaştıran Chetan Parkyn, Ra’nın bizzat kendisinden yöntemi öğrenerek zaman içinde uygulamakta ustalaşmış. Kişisel yaşam tasarımları çıkarmakla geçen uzun seneler sonucunda, bu çalışmalarının semeresi olan deneyimlerini, gerek internet sitesi gerekse aynı isimli bir kitapla Dünya ile paylaşarak bence fevkalade bir şekilde taçlandırmış. Bu sistemin, tıpkı zamana yayılmış diğer farklı yöntemler gibi amacı, kendimizle en başından tanışıp, bizi olduğumuz kişiden sorumlu, tatmin olmuş ve hoşnut kılmak olduğunu söyleyebiliriz. Yaşam Tasarımınıza ulaştığınız anda, hem bireysel(parçacık) hem de birleşik (dalga) yanınıza dair bir genişleme hissine sahip olabilirsiniz. Şüphesiz bu sistem hiçbir şekilde bir sihirli değnek değildir. Çünkü sihirli değnek sizsiniz! Bu sistem, uzun bin yıllar boyunca unutmuş olduğunuz bu gizemli parlaklığınızı size hatırlatmak için bir aracıdır yalnızca. Kendinizle, eşinizle, arkadaşlarınızla, çocuklarınız ve ebeveyninizle, patronunuz ve iş arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz, bu sistemin gücünden etkilenir. Yaşam Tasarımı sistemi ile her…

Kusursuzluk Nedir?
Carlos Castaneda / 06 Ocak 2012

“kusursuzluk basitçe enerji seviyemizin en iyi kullanım biçimidir. Doğal olarak tutumluluğu, düşünceli olmayı, yalınlığı, saflığı ve hepsinden öte kişisel yansımadan yoksun olmayı gerektirir. Büyücüler tini denetleyip, toplanma noktasının hareketini yönetebilmek için kişinin enerjiye gereksinim duyduğunu söylerler. Enerjiyi bizim için biriktirecek tek şeyse kusursuzluğumuzdur.”cc ** “Örneğin biz dördümüzü ele alalım. Sen, iyi bir yatırım yaptığına ve bu durumdan kazanç sağlayacağına inanıyorsun. Eğer bize kızarsan, ya da biz seni üzersek, intikam almak için kötü niyetli davranışlarda bulunabilirsin. Bizimse, tam tersine, kişisel kazancı filan düşündüğümüz yok. Bizim davranışlarımız, kusursuzluk tarafından düzenlenir. Sana kızıp, senin yüzünden düş kırıklığına uğramayız.”cc ** “Savaşçının yaşamında gerçekten kararlaştırılmamış tek bir şey vardır; kişinin bilgi ve güç yolunda ne kadar ilerleyebileceği. Bu konu ortadadır ve kimse nasıl sonuçlanacağını kestiremez. Bir zamanlar sana, savaşçının özgürlüğünün ya kusursuzca hareket etmek, ya da bir budala gibi davranmak olduğunu söylemiştim. Özgür olan, yani savaşçının ruhunun gerçek ölçüsü olan tek eylem, gerçekten de kusursuzluktur.”cc ** “Savaşçı en sonunda güçle karşılaşmış demektir,” dedi don Juan. “Kimse her bir savaşçının onunla ne yapacağını kestiremez; belki ikiniz dünya yüzeyinde barışçıl ve farkedilmez biçimde dolaşacaksınız, belki nefret dolu, belki kötü ya da belki nazik insanlar olacaksınız. Tüm bunlar, ruhunuzun kusursuzluk ve özgürlüğüne bağlıdır.cc ** “Bir savaşçı çaresiz, endişeli…

İş değil AŞK
esinti / 26 Kasım 2011

Clarissa, doğduğu ve yaşadığı her iki ülkenin de hakkını veriyor. Müthiş bir dinleyici. Yansızca dinleyebilenlerden. Doğum bilgileri elimizde olsaydı Yaşam Tasarımına bakabilmek isterdim. Sanırım 13 numaralı kapısı aktiftir onun da 🙂 Hem Castaneda hem de Clarissa Estes mesleklerini (antropolog ve psikiyatr) kendi bildikleri yolda -ortodoks kurallara aldırmaksızın- icra edenlerdi, böyle yapılabildiğinde ona zaten iş değil aşk deniyor. ** Kendini (her dakka sınırlarını daha keskinleştirdiğin kendini) bi silkinişle -bi narayla-aşmak lazım. Bunu yapabilmek zor değil, şiddetle niyet ettiyseniz eğer. ** Öyküler ilaçtır. Onların böyle bir gücü var; bir şey yapmamızı, olmamızı, etmemizi şart koşmazlar, sadece dinlememiz yeterlidir. Yitirilmiş bir psişik dürtünün onarımı için gereken çareler, öykülerin içinde bulunur. Öyküler, arketipi kendiliğinden tekrar yüzeye çıkaran heyecanı, üzüntüyü, soruları, özlemleri ve anlayışları doğurur. Öykü ve şiirin dili, düşlerin dilinin güçlü kız kardeşidir.” Diyor C. Estes. (Tıklayınız) ** Nasıl da tam ortasındayız varoluşun, iki yana doğru bakıyoruz bakıyoruz, inceliyoruz,bazen ümitsizliğe düşüp bazen seviniyoruz, bazen herşeyi bildiğimizi sanıyoruz bazen kaybolmuş hissediyoruz. Bu müthiş bi macera dostlar. Hadi bi yerinize bakın şurdan: http://primaxstudio.com/stuff/scale_of_universe/ Bazılarımız kulaktan dolma beşyüzüncü ağızdan aktarılanlarla tatmin olamıyor. Denemek istiyorlar, bizzat bilmeye çalışıyorlar ve bunun için akıl almaz risklere giriyorlar. Onlar sayesinde açılıp genişliyo iki yana doğru evrenimiz. Hepsine minnetarız. ** Yıldızlara gitmeyi…

Rüyacılar, inorganik varlıklar
esinti / 16 Kasım 2011

Çözemediğin bi problem konusunda inat etmeyi bırakıp ara verdiğinde, sabah genelde problemi çözersin çünkü gece psişen o konuyu güzelce incelemiş olur. Yani herkes aslında rüyalarda çalışır sadece rüyacılar değil. Tek fark onlar rüyada olanları yönetemez ya da yönetmeyi tercih etmez. ** Sorumluluğu almamak için attığımız manasız taklalar şaka gibi. Z.M. Olimpiyatlarda o taklalara puan veriyorlar.. 🙂 herşey nasılsa öyle tam ve güzel..o taklalarda bir şeyleri geliştiriyordur ki atlıyodur..çocuklar hangi adelesi gelişme safasındaysa onu geliştiren hareketi çok sık yaparlar ve bir gün o hareketi gerektikçe ve yeterince yapmaya başlarlar(denge).. SA. Söylediğin doğru ama çocuklar(ve yetişkin olamayanlar) için. İşin şaka kısmı bu değil, yetişkin olamayanların sanki yetişkin olmuş pozuna girerek edim ve yaptırımlarda bulunmayı hak görmelerini kastediyorum. Yetişkinliğin yaşla ilgili olmadığını eklemeye lüzum yok. Sorumluluğu kendi dışında soyut ya da somut bişeylere yıkıp, beleşe ahkam kesmenin dayanılmaz hafifliği hakkında konuştum sanırım. ** Don Juan’a göre fiziksel beden ile enerji bedeni, biz insanoğullarının aleminde birbirlerini dengeleyen yegane enerji biçimlenmesiydi. Bu yüzden bu ikisinin dışında hiçbir ikiciliği kabul etmiyordu. Beden ile zihin, ruh ile ten ikiciliğin enerji bağlamında hiçbir dayanağı bulunmayan sadece zihin kaynaklı sıralamalar olduğuydu. Don Juan, herkesin disiplin yoluyla enerji bedenini fiziksel bedenine yaklaştırmasının mümkün olduğunu söylemişti. Normalde ikisinin arasında mesafe muazzamdı….

Güç Öyküleri-Carlos Castaneda
Carlos Castaneda / 28 Ağustos 2011

“Bu zehiri yokeden panzehir işte burada,” dedi don Juan toprağı okşayarak. “Büyücülerin açıklaması, tek başına ruhu özgür kılamaz. Kendinize bakın. Onu biliyorsunuz, ama bu hiçbir değişiklik yaratmadı. Şimdi her zamankinden daha yalnızsınız, çünkü sizi koruyan varlığa karşı duyulan kararlı aşk olmadan, yalnızlık tek başınalıktır. “Yalnızca bu ihtişamlı varlığa duyulan sevgi bir savaşçının ruhuna özgürlük getirebilir. Ve özgürlük, tüm aksilikler karşısında duyulan neşe, etkinlik ve kabulle-niştir. Son ders bu. Her zaman son ana, kişinin ölüm ve yalnızlığıyla yüzleştiği o ıssızlığa bırakılır. Sadece o zaman anlamlıdır.” Don Juan ve don Genaro ayağa kalktı ve kollarını gererek bellerini doğrulttular, belki de oturmak bedenlerini hamlaştırmıştı. Kalbim hızla atmaya başladı. Pablito’yla beni de ayağa kaldırdılar. “Alacakaranlık, dünyalar arasındaki geçittir,” dedi don Juan. “Bilinmeyene açılan kapıdır o.” Elinin bir devinimiyle üzerinde durmakta olduğumuz tepenin sınırlarını gösterdi. “O kapının eşiği işte burası.” Sonra tepenin kuzey kenarını gösterdi. “Kapı orada. Ötesinde bir uçurum var, uçurumun ötesinde de bilinmeyen.” Don Juan ve don Genaro Pablito’ya dönerek vedalaştılar. Pablito’nun gözleri büyüyüp sabitlenmişti; yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyordu. Don Genaro’nun bana elveda deyişini duydum, ama don Juan bir şey söylemedi. Don Juan ve don Genaro Pablito’ya yanaşarak kulaklarına birkaç şey fısıldadılar. Sonra bana geldiler. Ama bana tek kelime fısıldamalarına gerek kalmadan o…

Özetle, kurtul
Carlos Castaneda / 26 Haziran 2011

Özetleme özel bir iz sürme uygulamasıdır. Hikayenizi olduğu gibi görmelisiniz. Onu yargılamadan, ahlaki sonuçlar çıkarmadan, pişmanlık duymadan, kendinize kızmadan veya kendinizi takdir etmeden. Geçmişinizdeki hiçbir şey diğer bir şeyden önemli değildir, en nihayetinde hepsi geçici ve devamlı olmayan şeylerdir. http://sibelatasoy.com/?p=3238

Carlos Castaneda kavramlar
Carlos Castaneda / 23 Mart 2011

CC serisinde öğretiye özel bir terminoloji hemen her yerlerde kullanılan belli başlı kavramlar var. Bunların çoğunu birarada özetlemeye çalıştığım şu adreste bulabilirsiniz. http://sibelatasoy.com/?p=163 Ayrıca sürekli sözünü ediyor olduğumuz Savaşçı kavramı için de  Hanife yoldaşımızın hazırladığı dökümanları sırayla aşağıdaki linklerde görebilirsiniz. http://sibelatasoy.com/?p=334 http://sibelatasoy.com/?p=3666 http://sibelatasoy.com/?p=3938

Algımı, yorumlama sistemini kırması için serbest bırakıyorum.
Carlos Castaneda / 07 Mart 2011

“Algılamanızı, yorumlama sistemini kırması için serbest bırakmalısınız – ağaç bir ağaçtır ve tamamen enerjidir – bu bir pragmatik harekettir. Şamanın uğraştığı şeyler fazlasıyla uygulanabilirdir. Normal tarihi gerçekliğin karakteristiklerini kıran sihirli geçişler, bunun için, yalnızca bir tavırdır.” “Kartalın Armağanı, kitabına göre, don Juan Matus ölmemişti, o ‘içten yanmıştı’. Sen ölecek misin, yanacak mısın?” “Ben bir geri zekalı olduğumdan, eminim ki öleceğim,” diye cevapladı Castaneda. “Keşke onun yaptığını yapabilecek bütünlüğe sahip olabilseydim… Yapamayacağım korkusu var bende. Keşke yapabilseydim. Kafamı –her iki kafamı- bununla yoruyorum.” * “Genç ve dinç olmak bir şey değil,” dedi Castaneda. “Yaşlı ve dinç olmak, işte bu büyücülüktür!” * Don Juan, bildiğimiz dünyanın, bir dizi kültürel olarak kafamıza sokulmuş “anlaşma” ile “tanım”, ve yalnızca gerçekliğin bir versiyonu olduğu önermesini yapmıştır. “Eğer zihin ile ararsan, açıkça devamlı tekrarlanan bir durum dışında, seni hiçbir yere götürmeyecek. Bilimde, devamlı tekrarlanan sorular kendilerini ispatlıyor. Bu bizim bilimin sanatıdır … ‘Tüm bunlar değişkendir, başka bir şey değil.’ Biz sahte kontrol şampiyonlarıyız –sorunu yönetilebilir bilim seviyesine alçaltıyoruz. Ne fantezi!” -alıntı- Carlos Castaneda ile Yemek – Benjamin Epstein / La Jornada Newspaper – 1996

TENSEGRITY ve Sihirli Geçişler – Carlos Castaneda Röportaj – 1997
Carlos Castaneda / 29 Ocak 2011

“TENSEGRITY” VE SİHİRLİ GEÇİŞLER Carlos Castaneda ile Clair Baron röportajı – The New Times – Temmuz 1997 Otuz yıldan daha uzun bir süre önce, Meksika, Sonora’daki Yaqui kızılderilileri arasında saha çalışması yapan bir antropolog olarak Carlos Castaneda bir Meksikalı şaman olan don Juan Matus’la tanıştı. Önce, don Juan’dan antropolojik bilgiler aldı, ve sonra onun öğretmeni oldu. Carlos Castaneda’ya, kadim zamanlarda Meksikada yaşayan ve kendisinin de üyesi olduğu sülalenin şamanların algı dünyasını tanıttı. Carlos Castaneda don Juan ile olan çömezliğini hepsi de de çok satan olan dokuz tane kitap yazdı, Don Juan’nın Öğretileri: Yaqui Kızılderililerinin Bilgi Yöntemi idi ve 1968’de yayınlandı, ve en sonuncusu Rüya Görme Sanatı 1993’te yayınlandı. Tüm dokuz kitabın halen baskıları mevcuttur, ve en az on yedi farklı lisana çevrilmişlerdir. Yazar tarafında HarperCollins yayın evince yeni bir kitap yayınlanması planlanmaktadır, başlığı, Sihirli Geçişler: Kadim Meksika Şamanlarının Uygulamalı Bilgeliği. Burada, Carlos Castaneda okuyucularını, don Juan tarafından öğretilen bir takım bedensel hareketlerle tanıştırmaktadır. Tensegrity bu hareketlerin modern şekline verilen isimdir, birleşik Devletler, Meksika, Güney Amerika ve Avrupada verilen seminer ve çalışmalar ile ilgili son bir buçuk yılda üç adet video yayınlanmıştır. CB : Tensegrity nedir? CC : Don Juan’nın bana öğrettiği sonsuz sayıdaki şeylerden biri olan kadim Meksika’daki şamanların kullandığı,…