İlişki Sağaltımı
Urban Shaman / 09 Kasım 2016

“En gerçek inançlarımız, en yakın ilişkilerimizde bize yansıtılırlar” der Braden İlişkiler, kendimizi hayal edebileceğimiz her şekilde görmenin fırsatıdır. Sıklıkla bu sayfalarda ele aldığımız urban şamanı da tek cümleyle ifade etmek gerekseydi ona “İlişki Sağaltıcı” denebilirdi. Peki, hangi ilişkiler? Bunları; zihin ve beden arasındaki, insanlar arasındaki, insanlar ve durumlar arasındaki, insan ve doğa arasındaki ve madde ile mana (ruh) arasındaki ilişkiler şeklinde özetleyebiliriz. Huna sağaltım bilgeliği; ilişkileri esas alır çünkü ilişki olmaksızın var olamayız. Huna bilgeliğinde hayat(var olmak)=illüzyon mudur ? Tüm paralel gerçeklikler, varoluşlar birer illüzyondur, değişik ölçülerde ayrılık temeline dayanırlar. Ayrılık ise bildiğimiz gibi faydalı bir amaç uğruna kurulan yanılsamadır. İlişki konusu bana kuantum ölçeğinde bozonları anımsattı. Gerçekliğimizin atom altı varlıklarında bu etkiyi gözlemleyebilmiş yeni fizik. Der ki; .Fermiyonlar maddenin yapı taşı olarak bilinirken, bozonlar etkileşimin yapı taşı (kuvvet taşıyıcı) veya radyasyonu meydana getiren olarak bilinirler. Bozonların alanı, kanonik değişim ilişkisine uyan alandır.

Bozon Fermiyon aşkına!
esinti , Felsefe ve Kuantum / 01 Nisan 2012

YENİ’den DOĞAnlar Kulubü · Fermiyonlarla beraber olan-tek başına bulunamayan- kütlesiz -elektriksel yükten yoksun bozonlar acaba eter mi sizce?? Murat Uhrayoğlu Eter aslında kütlesiz ve yüksüz maddenin üzerinde titreştiği birleşik bir bozon dalgasıdır ve tüm evreni hiperbolik zaman dalgalarının üzerine binmiş şekilde kaplar.. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü zaman dalgaları nedir? Turan Erdal Soru: bozonlar=eter mi? Türkcesi: bozonlar=hayali parcaciklar mi? Murat Uhrayoğlu Zaman 5-boyutlu relativiteye göre tek boyutlu sabit bir nicelik değildir, aksine t=t’+t” şeklinde iki parametrik değişkenle hiperbolik bir evren hattı tarayan bir elektromanyetik dalgadır ve fizik yasaları gereği bozonlar da dalga olduğu için bu sayede dalga+dalga birleşeilmekte ve böylece uzay+zamanı oluşturmaktadır.. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bi zamanlar bilim tayfası bu eter ismini kullanmaya başlamışlardı fakat sonra dalga dalga vaz geçildi, yanılıyomuyum? Murat Uhrayoğlu Evet, 100 sene önce einstein ve hatta 200 yıl önce newton eter tanımını kullanıyordu bu boşluk için. Ama kuantum mekaniği ve partikül fiziği geliştikçe ve özellilkle de 1984 yılında süpersicim kuramının temelleri atılmasıyla bu boş maddenin…Devamını Gör Murat Uhrayoğlu Turan bey bozonlar madde değil partikülleri taşıyan alan ağları yani kütleçekim alanı, elektromanyetik alan veya higgs alanı gibi partikülün içinde yüzdüğü bir deniz veya okyanus gibidir. Partikülleri teşkil eden fermionlar ise bu denizdeki yolo alan gemiler gibi de düşünülebilir ve…

Dönüşen bilinç zinciri
Felsefe ve Kuantum / 21 Şubat 2012

Kuantum Denemeler -3 Yazının öncesi için tıklayınız 60. Evrenimizin doğduğu Big Bang’den (Büyük Patlama) sonra uzay, zaman ve de vakum vardı. Vakum “alanlar alanı” ya da daha şiirsel olarak potansiyeller denizi olarak tanımlanabilir. Hiçbir parçacık içermez, ancak tüm parçacıklar onun içindeki gerilimlerde (Enerji dalgalanmaları) oluşur. Bir benzetme yaparsak, eğer bir ses dünyasında yaşıyor olsaydık, vakum bir davul derisi ve çıkardığı sesler de o derinin titreşimleri olarak tanımlanabilirdi. 61. Vakum tüm bunların hammaddesidir. Bilincin köklerini ve maksadını anlama yolunda en heyecan verici kavrayış, vakumun içindeki anlardan birinin tutarlı Bose-Einstein yoğunluğunun alanı olmasıdır. Bu yoğunluk insan bilincinin zemin safhasıyla aynı fiziğe sahiptir. Sonrasında, bu tutarlı vakum yoğunluğu içinde oluşan gerilimlerin bizim kendi Fröhlich tarzı Bose-Einstein Yoğunluğumuzdaki gerilimlerle aynı matematiğe sahip olduğu görülür. 62. Yapılan çalışmalara göre, öyle görünüyor ki ne zaman iki bozon birbiriyle çakışıp bir kimlik paylaşsalar (ya dabu  işlemi durdursalar) dalga fonksiyonu çökebilir. Bu çöküşe bilincin sebep olduğusöylenebilir ki bu doğanın en basit, geri döndürülemez işlemidir. Böylece maddi dünyaya bir yön duygusu eklenir. 63. Bozonlar temelde “ilişki parçacıklarıdır”. Bilincin en birincil öncülleridir, fakat aynı zamanda maddi dünyayı birarada tutarlar. Maddi dünyanın temel yapı blokları ise fermiyonlardır. Bunlar sosyalleşmezler ve kendilerini kendilerine saklamayı tercih ederler. Bozonlar olmaksızın fermionlar çok nadir biraraya…

“Gerçek” alem var mı? Aramakla bulunur mu?
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 10 Eylül 2011

İki sene önce yazmışım bu notu, kalmış öyle kenarda 🙂 Gerçek alem arayışı, her zaman oyun üste oyun diye tarif edebileceğim sonsuz döngüler arasına sıkışmaktan başka bişeye varmaz bence. (Toltec’lerin eski büyücülerinin düştüğü durum buna benzer) Sebebi de gayet basit; gerçek alemi algılayan bir BEN varsayımından hareket ediliyor! Bu, insanın kendine karşı bir oyun kazanması kadar imkansız bir durum (buradaki imkansızlık öylesine kesin ki benim açımdan DJ’nin “bilinemeyen” tanımındaki bilişe eş! Çok eski bir düşünme pratiğimde şöyle demiş olduğumu hatırlıyorum: siz gidilecek gerçek alemi aramıyorsunuz, BENinizi götürecek yeni bi yer arıyorsunuz!” Bu sadece oyun üstü oyun olacaktır, başka bi şehre ya da eve taşınmak gibi bişey. Benim kendi savaşım, gerçek alemi aramanın çoktan dışına düştü! Yapabileceğimin, sadece bir savaşçı gibi yaşayıp gerisine kafa yormama olduğu sonucuna vardım. Bir sonraki adımı merak etmiyorum, bana ne?! Herşeyi ve hiçbişeyi beklerken zevkli uğraşlar edinme halindeyim. ** “Işık hızında olma” kavramını ben çoğu kez, eylemi yaptığımız anda tam bilinçli olmak, eylemin tüm bağlantılarını biliyor olmak diye tarif etmiştim.(bozon vs tam sipinli varlıkların alanı) Farkındalığı ise, eylemi gerçekleştirdiğimiz an ile onun tüm vechelerini bildiğimiz an arasındaki zaman aralığı olarak tarif ediyorum. Bu aralık kısaldıkça farkındalık ışığı artmaktadır, çünkü ışık hızına yaklaşılmaktadır. Salınımcıların (takyon evreni)dünyasında olmak…

Atom altı parçacıklar-özet
Felsefe ve Kuantum / 09 Eylül 2011

Leptonlar ve kuarklar şimdiki bilgilerimize göre elementer parcacıklardır. Yani, kendilerini oluşturan başka parçacıklardan yapılmamışlardır.Leptonlar içinde hepimizin yakından tanıdığı ‘Elektron’ vardır. Elektron şimdilik başka parçacıklardan yapılmamış olarak kabul edilmektedir. Leptonların spini (dönüş) ½ ve elektrik yükleri -1 veya 0 dır. Yunanca lepton hafif parçacık anlamına gelmektedir. Temel Parçacıklar 1-) Leptonlar 2-) Kuarklar 3-) Nötrinolar Elementer parçacıklar içinde adını James Joyce dan alan parçacıklar Kuarklardır. Kuarklarda spin ½  ve elektrik yükleri 2/3 veya -1/3 olan parçacıklardır. Şimdilik bilinen 6 kuark vardır. Atom cekirdeği etrafında bulunan elektron bir elementer parcacık olduğu için onunla fazla uğraşmayacağız. Geriye kalan, “çekirdek nedir”? Sorusuna cevap arayacağız. Çekirdek Nukleon adını verdiğimiz proton ve nötrondan meydana gelmiştir. Elektron ve çekirdek, içindeki Nötron ile Proton kararlı parçacıklardır. Çekirdeği ilgilendiren parçacıklar ailesi iki kısımdır. 1-) Baryonlar 2-) Mezonlar Baryonlar ağır parcacıklardır, mezonlar orta ağır parçacıklardır. Baryonlar ve Mezonların hepsine Hadronlar adı verilir. Yunanca kuvvetli parçacık anlamındadır. Kuark kuramına göre Baryonlar 3 kuarktan, Mezonlar ise bir kuark ve bir antikuarktan oluşmuşlardır. Nötron UDD kuarklarından, Proton ise UUD kuarklarından meydana gelmiştir. Elektrik yükleri hesaplandığında 2/3 -1/3-1/3 = 0 yani yüksüz Nötron ve 2/3+2/3-1/3 = 1 yüklü Proton olduğu görülür. Hadronlar Ailesi Bir atom çekirdeğini oluşturan Hadronlar,Kuarklardan yapılmışlardır ve aradaki mezon alışverişi ile kararlı…

Takiyon Evren Modeli
Felsefe ve Kuantum / 23 Mart 2009

Takiyon evrenin varlığını kabul ederek birçok yanıtı olmayan soruya yanıt bulmaktayız. Önemli sorulardan biri: “Bu evrende gördüğümüz düzenli yapıların (gök cisimleri, kristaller, canlılar), evrenin içindeki homojen madde dağılımının ve doğa yasalarının nedeni nedir?” sorusudur. Tüm bu düzenli yapıları ve homojen dağılımı sağlayan Takiyonların düzen sağlayıcı etkisidir. Çünkü, daha önce söylediğim gibi, onların Termodinamiği bizimkinin tersidir. Fakat hem-hem mantığı gereğince bizim evrenimiz hem ölçülen hem de ölçülemeyen iki evrenin bileşiminden oluşmaktadır. Ölçülen evrende gördüğümüz yapıların nedenini ölçülemeyen evrenin varlığı ile açıklamış oluyorum. Diyebilirsiniz ki: “Sen metafizik kavramlarla fizik yapmak istiyorsun”. Hem evet hem hayır. Evet, çünkü ölçülemeyen, fizik ötesi, bir gerçeklikten söz ediyorum. Hayır, çünkü bu ölçülemeyen gerçeklikten hareketle ölçülen evreni açıklayabiliyorum. Diyebilirsiniz ki: “Tanrı varsayımı da aynı şeyi yapıyor”. Evet ama Tanrı varsayımı bir “Tanrı iradesi” gerektiriyor. Oysa ki Takiyonlar kendi doğaları icabı, hiç irade gerekmeden, düzen oluşturuyorlar. Dolayısıyla bu model (adına Takiyon Evren modeli veya kısaca TE diyelim) metafizik olmayıp, doğrudan matematik temeli olan fizik bir modeldir. Modern fizik zaten baştanbaşa ölçülemeyen kavramlarla çalışıyor. Quarklar, Glüonlar, Sicimler ve en son “Membrane” denilen esnek yüzeyler, hep ölçümüzün dışında parçacıkların varlığını açıklamaya çalışan “metafizik” kavramlardır. Demek ki fizikçiler düşünce modelleri üreterek yeni ve ölçülemeyen birimlerden hareket etmek zorunda kalıyorlar. Bu keyfi…