yeye yeee haye yeee, o yeyeye , hoo ya yeeee
esinti / 13 Ocak 2012

Bilgiyi en hakiki elde ediş (hücresel) doğrudan deneyime d-ayanır. Fakat birinci elden deneyenleri de can kulağı ile dinlemek lazım, bu hem dinleyene hem anlatana o anda harika bi duygu yaşatıyor, üstelik bilginin ikinci en iyi ediniş yöntemi de bu. Deneyimlerimden yola çıkarak böyle düşünüyorum. Tabi bi de en süper hiperi; ani bilgilenme var, bunun nerden geldiğini bilmiyorum, fakat birden “bilirsiniz!” tam bi şüphesizlik anıdır ve üzerinde bi daha asla fikir yürütmezsiniz. Bu şahanedir (bana çok olur şükürler olsun) ama aşk gibi aramakla bulunmayan bişeydir, gelirse gelir:) Gelin bi tekerleme yapalım bunu: Birinci elden deneyerek X ikinci elden dinleyerek X Bilinmeyenden bilmeyerek heyyyy… heyoooo şarkı besteleyin bundan, süper bi melodisi var 🙂 Birinci elden deneyerek oooyooo…heyoo….ooooo ikinci elden dinleyerek heyoooo, heyoooo… hoooooo Bilinmeyenden bilmeyerek yehooo yehooo hoooo Nakarat Birinci elden deneyerek X ikinci elden dinleyerek X Bilinmeyenden bilmeyerek yeye yeee haye yeee, o yeyeye , hoo ye yeeee ** Parrot Parrot dies he’s now in Paradise Bu perrot (papağan), Huxley’in ADAsındaki he an yanıbaşınıza konan ve “şimdi ve burada” diyen olsa gerek 🙂 ** Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları. Bugünkü üstünlüğüne güvenme. İlerde kimin üstün olacağına ancak suyun akışı karar verir. (kızılderili atasözü) ** “Fırtınanın gücü ne…

Kendine Yeterli nedir?
esinti / 18 Aralık 2011

‎”kendine yeterli”, birey bilinci için mutlaka gerekli bir durum; yalnız kaldığında kendine bakabilen, fiziki,duygusal,ekonomil ve mental yeterliliği olan, kendi eril ve dişil yönlerinin farkına varmış kişi. Kişi böyle olduysa cinselliğe, aşka ya da başka türlü tanımlayacağı bi ilişkiye ihtiyacı yok anlamına mı gelir? ** Taraf ve taraftarlık kavramlarının hayati farkına dikkat çekerim. Taraftar olmamayı dilerseniz hem gözlemci hem yaşayan olursunuz, evriminizi sürdürebilirsiniz. Taraf olmamayı dilerseniiz derhal bu hayattan düşersiniz! nereye keybolup emileceğinizi de kimse bilemez Konu gerçekten hayatidir. Aman ne dilediğimize dikkat edelim 🙂 (tıklayınız) Tabi Denetimli delilik yapılabilir ama dikkat etmek lazım, bu çok incelikli bi sanattır, en benim diyeni bile yutar. Bunlardan biri beni 3 yıl yuttu! O sebeple AN’da taraf olmak en güvenilir en hayırlı ve tam bir savaşçı tutumudur. Ben haddim olmayarak bunu öneririm. O halde neden şöyle genelleştirmiyoruz, bi şey başımıza gelmeden önce o konuda ne yapacağımıza, ne karar alacağımıza ne taraf olacağımıza hazırlık yapmayıp, o şeyin olduğu AN’da kendimize o an uygun gelen seçimi yapabilir, biran için taraf oluruz; ancak bu sonraki an’ı yine bağlamaz. Böyle yaşayabilmek muazzam erk ister ** Çok sayıda insan yutarak ilerlemiş bir bilgiyi yutan insan ZORu başarmış olur. Yani OYUN içinde çok sayıda  oyuncunun yutulduğu (en çok inanılan) BİLGİ…

Niyetli durumlar
esinti / 27 Kasım 2011

Sizin arka planınızda hangi yetiler var? Bunu denemeden bilmenizin bi yolu var mı? Burada işin püf noktası, “bilgi” ya da “yeti”nin kendiliğinden bi işe yaramadığını, bi hareket ve değişime sebep olmadığını, adeta uyur vaziyette beklediğini anlamaktır sanırım. Örneğinbi uçak yapmanın bilgisi elimizde var. Koca bi kitap haline de getirilmiş. Peki bu kendi başına ne işe yarar? Böyle binlerce kitap, trilyonlarca bilgi olsa? Cevabı biliyorum 🙂 Bi işe yaramaz! O halde işe yarayan şey nedir? Altın kural: kuram-deney/kuram-deney/kuram-deney… Tabi bu kural mevcut (3B diye bilinen) gerçekliğimizde böyle çalışıyordu, ancak yeni enerjide bundan farklı bi durumla mı karşı karşıyayız acaba diye meraktayım. TE: bilginin birine yarayip yaramadigi pek önemli degildir. sa: eee o zaman bilgi kendi başına ne yapıyor? TE: bilgi kendi basina yasiyor :-))) Bazi ülkelerde senin dedigin gibi “gerekli” bilgilere destek, gereksiz bilgilere destek vermiyorlar. Bu durumda hangi bilginin gerekli/gereksiz oldugu söz konusu. Ama bilgi öyle degil ki. Bilgi ise yaramadigi zaman da bilgidir. Ama bilgelik baska. Bilge olabilmek icin senin söyledigin gibi deneyimlemek sart. sa: Şöyle söyleyeyim, bilgi, ister bi kitapta, ister insanınzihninde isterse genlerinde bulunuyor olsun, orada kend ikendine biişe yaramaz çünkü bilgi AMAÇ taşımaz, nötürdür, üstelik enerji açısından da nötürdür.Onun faaliyete geçmesi için başka Bİ ŞEY tarafından…

Hücrem ve Ben
esinti , Felsefe ve Kuantum / 09 Ekim 2011

İsmet Bey, yazılarınız -şaşırtıcı biçimde- içimde sebebini bilmediğim bir coşku uyandırıyor. Öncelikle bunun için teşekkür ediyorum. Sebebini bilmesem de sanırım yakında anlayabileceğim. Önceki başlık iç içe fazla döngü oluşturduğu için yeni biir başlık açtım ve son mesajınızdan yola çıkarak bazı sorular (7 adet çıktı şimdilik) yöneltiyorum: Öncelikle bilgi teriminden ne anladığımı tanımlayarak başlayacağım. Bilgi, enerjinin nerden nereye aktarılacağını belirleyen ve varlıkların yapısal-dokusal durumlarında (anizotropi, simetri, polarizasyon, vs. şeklinde) kayıt altına alınan sinyal sistemidir. Enerji bu bilgi sinyallerine göre aktıkça, kuvvet dediğimiz faktör ortaya çıkar ve o kuvvet yardımıyla da varlıklar bir yerden bir yere aktarılarak, doğadaki oluşumlar gerçekleşir. Atom-altı-öğelerden başlanıp, atomlara, moleküllere, hücrelere, bedenlere doğru gidildikçe, enerji çok farklı şekillere bürünür, kah sıcaklık-soğukluk, kah basınç farkı, kah şeker, kah seks, vs. g,b, çok çeşitli kuvvet türleri oluşurlar. Her varlık bu farklı kuvvet (enerji) türlerinden bir veya birkaçına bağımlı olduğundan, o kuvvet türünü algılayıcı organlar-organeller oluştururlar. Bu şekilde bilgi düzeyi sürekli gelişir ve değişir. Buna fizikçiler MIP=Maksimum Information Principle derler. Zaman dediğimiz değişim-dönüşüm sistemi bu nedenle bilgi ile doğrudan bağlantılıdır. Soru 1. “Her varlık bu farklı kuvvet (enerji) türlerinden bir veya birkaçına bağımlı olduğundan” derken burada geçen varlıktan kasıt insan mı? Eğer insansa (veya değilse de cevabı merak ederim) sizce sözü…

Hedef Yanılgısı-16
Felsefe ve Kuantum , Kitap Özetleri / 19 Eylül 2011

Alt-sistemlerle üst-sistemler arasında geçekleşen hedef gösterme ve gösterilen hedefe ulaşama çabalarının nasıl olduğunu bir örnekle gösterelim. Matadorların yaptıkları boğa güreşlerinde, matadorun elinde kırmızı renkli bir flama bulunur ve boğa bu flamaya saldıracak şekilde şartlandırılır. Bu tipik bir yanlış hedefe saplanma olayıdır. Bir boğa bir mücadeleden ölmeden kurtulursa ve yarışmalara devam ettirilirse, hedef saptırılması olayını da fark eder ve karşısındaki matadora öldürücü boynuz darbeleri vurur. Bu nedenle boğa güreşlerinde aynı boğa arenaya tekrar çıkartılmaz. Bu eylemlerde, bir boğanın şu veya bu şekilde davranması, tamamen kendisine gösterilen hedefin yanlışlığına bağlıdır. Boğanın hücreleri, bedene gösterilen hedefe ulaşmaya çalışırlar. Hedef hatalı olduğu için boğanın tüm çabaları boşuna gitmiş olur.  Toplumlarda da insanlara gösterilen hedef aynen bu şekilde bir etki yapar. Günümüz dünyasında insanlara gösterilen hedefler arasında “daha rahat yaşam koşulları oluşturmaya yönelik toplumsal birliktelik” oluşturmak diye bir hedef yoktur. “Bir toprak parçasını (vatanı)”, bir siyasi veya dini görüşü savunmak gibi hedefler yaygındır. Vatan veya devleti koruma, veyahut vatansever insan olma gibi bir hedef yanıltıcı bir saptırmacadır, çünkü devlet dediğimiz sistem tepede bulunanlarca parsellenmiş ve sahiplenilmiş sektörlerden (A-Bakanlığı, B- bakanı, X-Holding, Y-Holding, Telekom, Vodafon, Z-Fabrikası, vs.) oluşmaktadır ve oralarda çalışanlar bu sistemlerin ortağı değildirler. Hâlbuki doğal sistemde varlıkların bizzat sahipliğini üstlenmedikleri hiçbir şey yoktur ve…

Zaman Kavramı-11
Felsefe ve Kuantum , Kitap Özetleri / 10 Eylül 2011

Zaman kavramının ne olduğu ne anlama geldiğini üç farklı bakış açısıyla ele alacağız. ►1- Patel (2008)e göre Zaman tanımı: Sürekli bir değişim-dönüşüm içindeki bir doğada yaşıyoruz. Patel’in (2008, p. 188) vurguladığı üzere: “Tüm varlıklar atomlardan oluşurlar …  Ve tüm biyokimyasal olaylarda (bu atomlar) farklı şekilde tekrar dizilirler-düzenlenirler. Bizleri oluşturan bu atomlar bir zamanlar Buddha’ya, Cengiz Han’a vaya Isaac Newton’a aittiler. Görüleceği üzere, zamanla değişen şey, bu atomların dizilim şekilleridir ve bu dizilim şekilleri farklı bilgiler oluştururlar. …  Sözün kısası: Hardware’ler değiştirilir, software ise hassaslaştırılır!” Yani Patel’in (2008) tanımıyla, zaman maddelerin değişik sinyaller (bilgi) verecek şekilde yapısal durumlarının değişikliklere uğramasına bağlı bir göstergedir. ►2-Gedik 2008’de yapılan tanıma göre Zaman: Geçmişe bir yolculuktan çıkartılacak sonuçlar 1- 100 yıl önceleri TV, bilgisayar, cep-telefonu, vs gibi ürünlerden yoksun yaşıyorduk. 2- 500 yıl önceleri elektrik yoktu, araba, uçak, tren gibi motorlu taşıtlar yoktu ve insanlık bu vasıtaların sunduğu nimetlerden yoksun yaşıyordu. Bu nedenle de, hem insanlığın yaşam standardı, günümüze oranla daha düşüktü; hem de bu işkollarından geçimlerini sağlayan insanların olmaması nedeniyle dünyadaki insan nüfusu daha azdı. 3- 20 000 yıl önceleri kentler yoktu, çanak-çömlek yoktu, tarım ve hayvancılık yoktu. Bu nedenle de, hem insanlığın yaşam standardı çok daha düşüktü; hem de bu işkollarından geçimlerini sağlayan…

Bilgi ve Varlık seviyeleri
Gurdjieff- Maji / 10 Ağustos 2011

41. Bilgi ve varlık seviyeleri dengeli olmalıdır; insanın gelişmesinin üzerinde cereyan ettiği iki çizgi vardır: “bilgi” ve “varlık” çizgileri. Doğru tekamülde her iki çizgi birbirlerine paralel olarak, birbirlerine yardımcı olarak gelişirler. Bunlardan biri daha uzun olursa insanın gelişmesi yanlış olur; er ya da geç gelişme durur. 42. Eğer bilgi varlığı aşarsa, o insan bilir ama yapma gücüne sahip değildir. Bu yararsız bilgidir. Varlık bilgiyi aşarsa, o insanın yapma gücü vardır ama neyi yapacağını bilemez. Kazandığı varlık gayesiz hale gelir ve onu kazanmak için gösterdiği çabaların yararsız olduğu görülür. 43. Bilgi başka şeydir anlama başka şeydir. Anlama bilginin varlık ile ilişkisine bağımlıdır. Anlama, bilgi ve varlığın bileşkesidir. 44. İnsan sadece kendini incelemenin ve müşahadenin değil fakat kendisini değiştirmek amacıyla kendi üzerinde çalışmanın gerekli olduğunu anlamalı “her şeyi bir bütün halinde BAŞKALARININ ONU GÖRDÜĞÜ GİBİ kendisini bütünüyle görmelidir.” 45. Bu amaçla insan, hayatının farklı anlarına, farklı duygusal durumlarına ait kendisinin “mantal fotoğraflarını” çekmeyi öğrenmelidir. 46. Eğer bir insan bir şeyi hatırlarsa onun için hatırlanması daha önemli olan diğer on şeyi unutur. Ve özellikle kendisi ile ilgili olan şeyleri, belki evvelce çektiği o “mantal fotoğrafları” kolaylıkla unutur. Çalışmanın bütünü için bakınız:

BİLGİ’nin seni yutmasına izin verme!
Felsefe ve Kuantum / 21 Temmuz 2011

“Sakın ola BİLGİ’nin seni yutmasına izin verme!” dedi “Bilgi mi, e, şeyyy, yutma mı? Bilgi nedir ki?” “Yaşadığın bi şeyin ayrıntılarını ve çıkarsadığın sonuçları birine anlatırsan, bilgi vermiş olursun” “Anladııım, iyi ama bu güzel bi şey gibi görünüyor, değil mi yoksa?” “hımmm, sana şöyle anlatayım. Diyelim sen bütün o şeyleri İştahlı’ya anlatmıştın. Sonra o da annesine anlattı, annesi de Hod’a anlattı, sonra o da kızına anlattı, o da torununa anlattı…” “kulaktan kulağa oyununa benziyor” “Aynen öyle! İnsanlar bunu bir de yazı dedikleri şeyle yaparlar, böylece katı ve değişmez hale getirdiklerini sanırlar!” “Oysa değişir mi?” “Her şekilde değişir, kulaktan kulağa da olsa yazılsa da fark etmez. Senin yaşadığın her ne idiyse tamamen sana özeldi, aynı şeyi başkası farklı yaşayabilir, üstelik bunların her biri de farklı açılardan sonuç çıkarır!” “Aaaaa… Çok tuhaf?!” “Deneyimlediğin her ne ise tamamen sana özeldir, tabi çıkarsadığın sonuç da sana özeldir! Başka kimsenin işine yaramaz, hatta zararlı bile olabilir.” “Ne diyosun? Ama ben şimdiye kadar çok anlattım. Desene çok zarar verdim arkadaşlarıma, anneme, kardeşlerime, gözetmenlerime! Olamaaz, bunu bilmiyordum, hiç bilmiyordum!” diye ağlamaya başladı Meraklı “Bi Dakka bi Dakka, bunu hep yaparız, bi tek sen yapmıyorsun ki!” “Ama niye kimse, biri, çıkıp da bizi uyarmıyor Yaruk ana?” “Dur dur…

Yeryüzü bir kütüphanedir.
YENİ DÜNYA / 02 Nisan 2011

Blgi Bütün nesnelerin doğasında mevcuttur. Yeryüzü bir kütüphanedir; onun kitapları, binlerce yıllık taşlardır, yapraklardır, çimenlerdir, çiçeklerdir, derelerdir, kuşlardır ve bütün hayvanlardır. Ayakta Duran Ayı Sioux Kabilesi * “*Every creative act reveals God and expands His being. I know that may be hard to comprehend. All creatures are doing their best to help God in His birth of Himself.*” – Meister Eckhart Bi de şurdan bakın: http://primaxstudio.com/stuff/scale_of_universe/