Ben…
Şiirimsiler / 30 Haziran 2017

Duyguların galerisi O loş derin mağara Belirsiz bir uğultu gibi Derinlerden Yalnızlık. Vahşi duvarlarında Şakırdıyor tülden etekleri İnce keskin bir Merhamet Damlıyor kanamış yanağından. Kekremsi tadı dilimin Ucunda Yalnızlık Sonra birden siyah Dumanlar sisler şeklinde Dağılıyorlar üstlerine Duvarların tepelerine. Korkutmayan, hüzünlü Uğultu, kulaklarımdan taşan Ve iyice diplerinde Mağaranın. Yalnızlık galerisi. Çelik gibi soğuk İnce ince inceltilmiş İç içe karışıyoruz Uğultu, ilkel duvarlar Esen yalnızlık Ve ben. Portakal rengi Bir güneş düştü ortaya Aniden Duvarlar parladı Sıcaklık dölledi boşluğu Kucaklaştık: çıngıraklı kahkahası uğultunun minik ışık paketleri patlıyor ışığa dönüşmüş eski duvarlarda Sonra yaldızlı beyaz küre Sabun köpüğünün  saydam Yumuşak baloncuğu Ağırlıksız uçuşuyor Aramızda. Minik kahkahalar atıyoruz Onu seyrederken sevinç Patlamaları, mucize! Bu mucize. Üzerimizde beyaz Masum keten elbiseler Kuşaklarımız arkamızda Uçuşuyor. Kaynayan yıldızlar Fışkırıyor etimizden Derimiz tarifsizce ışıldıyor O dalgalar gökkuşağı her biri Hem yakında hem uzakta Sayılara sığmayacak kadar Raksediyorlar başımızda Zerrelerimiz karışmış Bir girdap gibi Dönüyoruz. Sevinç maytapları Kaplamış her yeri Göğü boyamış, sulara saçılmış Burun deliklerimizden İçeri doluşuyorlar yutuyoruz Yutuyoruz onları. Sütten daha duru demetler İçimizde dışımızda İpek kordonlarla sarmışlar Arşa saçılmış mutluluğum Ben. sa 28.01.04

Tavuklar ve Ben
esinti / 22 Ocak 2017

Dostumuz Seyit Bey ile küçük bir sohbet: Ben: Şu anda toprak olarak bildiğimiz şey nedir biliyor musun? Dünya var olalı beri tüm varlıkların ölülerinden oluşan birikinti. Tabi bu, lav kayalarının üzerine serili  Ve toprağın ne denli üretken olduğunu biliyoruz! S.Ö: Anlıyorum ki.. Bağışıklık Sistemimizi güçlendirmek gerek.. ama nasıl? Merhaba. Ben: Peki Nasıl? SÖ: Siz varsınız ya! Aloha.. Ben: :)))) Peki sadece saksı gibi dursam yetiyor mu, yoksa bi şey yapmam gerekir mi? SÖ: Sevgili Azizem.. Tanıdığım günden beri.. eşelenen akılsız bi tavuksunuz.. aklı bu kadar önemseyen bi toplumda.. sizin kadar aklı dışlamış.. ve eşeleyip-çıkardıklarını.. sadece spor için.. hep başkaları ile karşılıksız paylaşmış bi saksı ve her nasılsa benzeşmiş bi tavuk ile rastlaşmadım.. Siz benim bağışıklık sistemimin öz’üsünüz. <3 Fark etmeyip faydalanmayanlar düşünsün. 🙁 Aloha.. Ben: Güzel tarif ettiniz Seyit Bey, bunu kopya edip saklayacağım, olur da tavuklar için bi daha biçimsiz bi şey düşünecek olursam kulağıma küpe olsun diye   Teşekkürler  

Özgürlük
Felsefe ve Kuantum / 16 Nisan 2016

Daha dün Boğaz’da bir arkadaşımla gezinirken aniden özgürlük konusundan bahsetmiştim. İnsan özgürlüğe göz diktiğinde -ki buna ruhunuz ya da auamukanız çölde kalmışçasına susamıştır- önce somut konularda özgürlük gibi anlaşılır, ekonomik özgürlük, bağımlılıklardan, sorumluluklardan kurtulmak gibi gelir. Doğrudur da… Fakat buna kavuşunca özgürlüğün çok daha büyük bir kavram olduğunu anlar insan, insanın ben’den BEN’im’e uzanan hem muhteşem hem de berbat yolculuğudur aslında bu. Ve az önce tesadüfen Sartre’ın Sineklerinden bir söylem gördüm, hadi madem bunu da paylaşayım dedim güne başlarken. Günaydın sevgili frekanslar.

Gerçeklik Duygusu
esinti / 16 Mayıs 2012

Yakında cep telefonlarına ihtiyacımız kalmazsa  şaşırmayacağım; çünkü artık gerçekten aklından kim ya da ne geçerse en geç üç dk içinde önüne geliyor insanın. Mesafeler filan tamamen ortadan kalktı, sanki farklı mekan ve zamanlardaki varlıklarla aynı yerdeymişiz gibi haberleşiyoruz! Ayrıca eskisinden daha çok hayalet olma durumumuz da var, bazı insanlar ve olaylar için tamamen saf dışı kaldık. Bazen acaba öldüm mü diye şüphelenip mevcut andan ne kadar geriye doğru gidebildiğimi test ediyorum ve bakıyorum ki kopukluk yok, herhalde yaşadığıma hükmediyorum. Akıl sağlığım gayet yerinde, eskisine oranla daha yüksek enerjim ve çalışma kapasitem var. Hafızam bile daha iyi denilebilir. Bi doktor gibi kendimi muayene ediyorum, bi arıza bulamıyorum, bu sevindirici tabi. Buna rağmen gerçeklik duygusunu geçerli tutabilmek bazı anlar eskiye oranla oldukça güç geliyor. Bunu yazarken içimden şöyle geçti; dayanacağım! ** Üç gün önce sabah tam uykudan uyandığım anda bir erkek sesi şöyle diyordu: “Gaia depresyonda zaten!” Ses ve kelimeler öylesine açıktı ki, ilk bikaç dakika şaşkın ördekler gibi tavana bakındım. Böyle bir düşüncem ya da bi yerden okuduğum bilgi de yoktu, bu neyin nesi diye kendim taradım bi karşılık bulamadım. Bu arada, konuyla herhalde ilgisi yoktur ama son haftalarda tanıdığım kadınların çoğunda göze batacak denli bir sinirlilik ve depresyon gözlemliyorum. Mümkün…

Mekanizmalar
esinti / 19 Şubat 2012

Erk  Nedir? Güç anlamında kullanılıyor ancak bunu daha ziyade “kendini kendinde odaklayabilme yetisi” ile “kendini önemsemeyi bırakabilme” yetisinin  en yüksek ortak böleni gibi algılıyorum ben. ** The Closer Dizisi izleyen var mı aranızda bilmiyorum, onun tekrar bölümlerini vermeye başladılar ve az önce 13.bölümünü seyrettim. Hayat ve kendin olmayla ilgili nerdeyse tüm oyunlar(tüm mekanizmalar) bir bölüme sığmıştı(40 dk). Bulup da izlemenizi isterdim. Malum paylaştıkça zevkimiz artıyor. ** Bozonlar ve fermiyonlar, hayatı anlamak için büyük ipuçları sunuyor. Bir zamanlar (10 sene kadar önce) odamın duvarında onlar hakkında şahane bir tablo vardı (bi fizik dergisinin ilavesi posterdi) çift yüzüne de baskı yapıldığı için iki yönlü cam taktırmış ve çerçeveletmiştim. Bi kaç ayda bir yönünü değiştirirdim. O odada müthiş anılarım oldu. Aslında anı filan da değil bi çok ben oldu! ** Şu ana (şu ben’e) kadar yazdığım tüm yazıları tek bir word dosyası “bul ve değiştir” işlevi ile düzeltebilecek olsaydım, tüm “zaman” kelimelerinin yerine BEN kelimesini geçirirdim. Herhalde oldukça aydırıcı ve ironik olurdu. Düzeltme esnasında toplam kaç değişiklik yaptığını da veriyor bu işlev, böyle bi şansım olsaydı herhalde milyonlarca ben olduğu görülebilecekti! Gerilim filmi gibi. 🙂 ** Basat ve Tepegöz Her okuyuşumda başka birr yüzünü daha görüyorum mekanizmaların. El değmemiş Öykülerin gerçekten gizemi de…