Graham Hancock ve Ayahuska
Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 02 Aralık 2015

Türkçe altyazı maalesef yok ancak Hancock’un konuşması çok anlaşılabilir ve ingilizce alt yazı ile takviye edildiğinde pek çokları için anlaşılabilir olacaktır sanırım. Ted tarafından yayınlanmayan bu konuşmada ne var? Benim gördüğüm kadarıyla kendisi mevcut düzenin CİCİ çocuğu rolünü oynamıyor. Kendi deneyimlerine dayanan coşkulu çıkarımları var. Ayahuskadan ana tanrıça olarak bahsetmesi ilginç bir nokta, onun bizi iyileştirdiğini hem araştırmaları hem de bizzat kendi deneyimi ile kesin biçimde ifade ediyor. Böyle antik zaman yakıştırmaları sembolik isimler vermeyi seviyoruz bir insanlar. Örneğin sözü edilen anne ayahuska belki DNA’mızın 7,8 ve 9.cu katmanlarına ulaşmamızı sağlıyordur ki normalde bedenimizin ürettiği DMT maddesi bunu başarıyor olmalıydı fakat bir şekilde bilinçli ya da bilinçsiz müdahalelerle şu andaki kuru nesil ortaya çıktı. Çeşitli tahminlerimiz var, herkesin var ancak henüz hangisini gerçek kılacağımı şahsen ben seçmedim. Eğer DNAile ilgili kurduğum -sezgisel- bağ doğru (inanmayı seçersek) ise bizi tüm enkarnasyon deneyimleri ile buluşturur(7 ve 8. katmanlar) ki bu da ayahuska deneyimi yaşayanların deneyimledikleri ölüm sonrası ve çok değişik halisünasyon gerçekliklerini açıklar. Bütün bunları aynı zamanda şifalandırıyorsa bu da 9.cu şifa katmanına ulaşabildiğini, aracılık edebildiğini gösterir. Çünkü şifa sadece insanın kendi içinde yapılabilir bir işlemdir, bunu biliyoruz ancak başka kişiler, şifacılar (insan bitki hayvan vs) izin verdiğimiz takdirde bu işleme aracı…

7.Prensip PONO’nun masalı:Doğrunun ölçüsü etkinliğidir.
Urban Shaman / 24 Haziran 2015

Her zaman başka bir yol vardır. Hawaii de Awa (Kava) kutsal bir içecekti, tıpkı ayahuska ya da meskalito gibi. Çok eski zamanlarda AWA’yı tanrı Kane’den yalvar yakar istiyorlardı. Her bir kutsal tören zamanı geldiğinde topluluktan bir kişi seçiliyor ve Kane’nin oturduğu adaya ondan biraz Awa koparmak amacıyla gönderiliyordu. Bu böyle çok uzun zaman sürdü ta ki Awa isteme sırası Maui’ye (Hawaii masallarının değişmez genç delikanlısı) gelene kadar. Maui, tanrı Kane’nin huzurunda AWA için yalvarıp yerlerde süründü ve bundan da pek hoşlanmadı. Kane sonunda razı olup arkasını döndü ve içeceği hazırladı sonra Maui’ye bir tas Awa’sını verdi. Maui teşekkür edip ayrıldı ama adayı terk edeceğine ağaçlık bir alana gidip tastaki awayı yerlere serpti, sonra hemen dönüp tanrıdan yeniden istedi, yalvarıp yakardı. Tanrı Kane yine razı olup arkasını döndü ve içeceği hazırlayıp ona verdi ve aynı işlemler tam dört kez tekrarlandı  Maui beşinci kez awa istemeye geri geldiğinde sıkılan ve bu işten bıkan tanrı Kane bu kez Awa’yı sırtını dönmeden hazırladı. Maui içeceğin nasıl hazırlandığını sonunda görmüştü ve bu kez gerçek bir muhabbetle defalarca teşekkür etti, sevinçle artık çok dikkatli olacağına söz verdi. O zamandan beri hiç bir adam Kane’den bir tas Awa istemek zorunda kalmadı! Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine….

The Shaman’s Last Apprentice

Şaman Rebeka’nın uzun içsel yolculuğunun filmini izlemek etkileyici bir deneyim oldu (Aşağıda yarım saatlik bu belgeselin linkini paylaştım). Türkçe altyazı da belki yakında yapılır ya da yapılmıştır bilemiyorum ancak Rebekanın öz yolculuğunu anlatımı son derece özlü ve anlaşılabilir, hatta hiç ingilizce bilmeyenleri dahi bu sihirli ambiyansa çekecektir sanırım. Ayahuska, yani gezegenin ana ilacı olarak takdim edilen bu seremoniyi ve bitkinin kendisini canlı olarak görmek de güzeldi. Biz bunu kızılderililerde peyote-mescalito ritülelinden bir nebze tanımaktaydık. Sanırım aynı statüde içsel yolculuğa sebep olan sağaltıcı bir karışım da şu an çalışmakta olduğum ve paylaşıyor olduğum Hawaii şamanlığında ve bilgisinde AWA ya da Kawa olarak geçen bir aydınlanma ritüeli. Her şey sonuçta, sevgi olduğumuzu bize hatırlatmak ve binlerce yıldır bedenimizde birikmiş blokajların çözülmesi için bir arınma temizlenme sürecini işaret ediyor. Her şey Barış ve Armoni için Esinlendirici bir izleme olsun dilerim aloha:

Ruh Molekülü, DMT, Ayahuska

Önce videoyu izlemek lazım http://vimeo.com/22275825 Video çok uzun, sanırım bir çok kişi zamansızlıktan(!) ötürü seyredemiyecektir. “Zamansızlık” durumu ise tam da bu videonun işaret ettiği bir konuyla ilişkili. Yani her zamanki gibi zehir,panzehiri ile bir-likte. Bu sunumu daha önce de seyretmiştim ama malum bizler iki kez görmeden onu gördüğümüzün farkında olamıyoruz. Böylece oturup ikinci kez izledim.. Bittiğinde aklımda şu cümle dönüyordu; “acaba biraz kuantum fiziği, biraz Castaneda, biraz Jung, biraz Gurdjiieff,biraz Ra bilgileri, biraz..,biraz vs vs koklamamış olsaydım bu video bende ne etki bırakırdı, şu an ne hissediyor ya da düşünüyor olurdum?” Balkona çıkıp bi sigara kahve eşliğinde sorunun cevabını almaya çalıştım. Olmadı! Olamazdı da, jüri bir kere duymuştu ve onu kayıtlardan çıkarma talimatı vermekle jürinin zihin ve gönül kayıtlarını silemezdim! Bu hiç olmamış gibi yapamazdım. Olay öylesine geniş ki, boşver uğraşma sibel diyor içimden bir ses. Öte yandan içimde her ne pahasına olursa olsun bunu paylaşmamı emreden (!) zorlayıcı bir baskı var 🙂 (Neyse ki bu baskının ne olduğu ile ilgili bilgiye erişebildik Human Design sayesinde, en azında bu bir gizem değil, hastalık hiç değil) Videoda konuşmacılardan biri (ya da ikisi), farklı realitelerin o kişinin hayal dünyası ile ilgili olabileceğine dikkat çekerken derin bir nefes çektim ve güldüm. Kişi farklı…