Don Juan ve Castaneda
Carlos Castaneda , esinti / 27 Ekim 2011

Eğer 12 kitap elektronik ortamda olsaydı ve belli bir cümleyii aratabilseydik Don Juan’ın Castaneda’yı en çok uyardığı konunun şu olması muhtemeldi: “kendini fazla kaptırıyorsun!” Kendini kaptırmak,dikkatini kaptırmak demektir aslında. Örneğin çok kalabalık bir salonda oturacak bi yer bulmuşsun. Fakat sonra bi ihtiyaç oluşuyor, tuvalet ihtiyacı gibi ya da kapıdan giren ve mutlaka görüşmek istediğin birisini yakalamak için yerinden kalkıyorsun..veee artık bi yerin yok! :))) Cevap aslında basittir; bulunduğun yerden (kalkarken yerine bi şey atarsın, bir bekçi! Örneğin sandalyeye meşgul olduğunu göstersin diye ceketini ya da çantanı bırakırsın, o yerine göz kulak olmaya çalışır. Bilinç dünyasında ise bu bekçiye Gözlemci adını vermek istiyorum; Gözlemci hem yokluğunda olan biteni, hem de gittiğin yerde olan biteni gözlemlemiştir. Onunla sonradan istişare etme olanağın vardır. Tabi eğer kullanmayı akıl edersen. ** ‎Soru: “Savaşçı, kendi dünyasının nesnelerini özenle seçer. Çünkü seçtiği her nesne, kullanmak istediği güçlerin saldırısından korunacağı bi kalkandır.” Bu cümleye bi açılım rica etsem? Daha önce belki onlarca defa okumuş olmalıyım ama ilk defa duyar gibiyim. Cvp: Çeviri tam doğru mu onu bilemiyorum (elimde orijinalleri yok) ancak savaşçıların çok büyük bölümü büyücü olmak ister (çok çok azı bilgi adamı olmayı arzu eder) ve eğer büyücü olacaksa DOST (ally)ları kendi isteğince kullanmayı öğrenecektir mecburen. Yani…

Savaşçının Yolu – Günlükler 4/4
Carlos Castaneda / 29 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 4 Savaşçının yolundaki dördüncü öğe, ENERJİ BEDENİ’dir. Çok eski çağlardan beri, büyücüler, her insana ait fakat farklı bir yapılanmada olan özel bir enerjiye, enerji bedeni adını verdiler, diye anlattı don Juan. Bu yapılanma, düş bedeni, çift veya diğeri olarak da adlandırıldı. Onun tercihi, büyücülerin üstünde anlaştıkları ve soyut şeyleri ifade ederken kullanmayı tercih ettikleri, enerji bedeni demekti. Fakat bir de enerji bedeni için söylenen komik bir isimden de bahsetti, bir lakap, anlaşılmaz bir şeye arkadaşça bir laf: que ni te jodan, İngilizce anlamı, “sana yük olmayan enerji bedeni, veya başka birşey.” Don Juan, enerji bedenini, doğrudan enerji olarak görülen insan bedeninin, enerji alanlarının yansıması olan, enerji alanları kümesi olarak açıkladı. Don Juan, büyücüler için, fizik bedenin ve enerji bedeninin tek bir birim olduğunu söyledi.Büyücüler, fizik bedenin,…

Savaşçının Yolu – Günlükler 3/4
Carlos Castaneda / 27 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 3 Savaşçının yolundaki üçüncü önerme: ALGININ NİYETİ EKSİKSİZ OLMALIDIR. Don Juan algının algı olduğunu söyledi, ve bu erdem veya şerden kaçınmaktır. Bu önermeyi savaşçının yolundaki en önemli unsur olarak takdim etti, savaşçının yolundaki en basit önerme olan algılayıcı olduğumuzdur, pozitif veya negatif her hangi bir şey eklemeden, algıladığımız her şeyin kendiliğinden bir algı olarak listelemesi gerekir. Benim doğal eğilimim, iyi veya kötü’nün evrenin özünden olduğuna isrardır; bunlar nitelik değil özdür. Bu konudaki iddialarımı kendisine söylediğimde, istemeyerek de olsa karşıgörüş olmasına rağmen, iddiamın eksik kapsamlı olduğuna işaret etti, sırf idrakımın kaprisleri tarafından dikte ettirilmiş sözdizimsel düzenlemeler olduklarını söyledi. “Söylediklerin yalnız kelimelerdir,” dedi, “kelimelerin sevimli bir düzenlenişidir; senin zamanının görüşüne uyan düzenlemeler. Sana söylediklerin yalnız kelimeler değil, yol gösteren kitabımın kesin referanslardır.” Yol gösteren kitabından ilk defa bahsettiğinde,…

Savaşçının Yolu – Günlükler 2/4
Carlos Castaneda / 26 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 2 Günlüğün bir önceki bölümünde Savaşçının ilk önermesinin : Algılıyanlar, olarak beyan edildi. Algılayan, sezen kelimesinin yerine kullanıldı. Bu bir hata değildi, fakat, İspanyolcadaki çok yaygın olan, algılayan, kelimesini tercih etmek, İngilizcedeki, sezen, kelimesindeki zorunluluk anlamından dolayıdır. Bu günlükteki Yorumlama Bilimi tatbikatında, bir tanımlamanın anlamını yabancı fakat aynı kökten gelen bir kelimeyle değiştirmek sıkça görülür; bazen yeni bir tanım yaratma durumunda bile; züppelik olarak değil, daha önce hiç tanımlanmamış bir his veya tecrübe veya algılamayı yapısal olarak tasvir etme ihtiyacı nedeniyle, veya bilgi birikimimizde bulunmaması nedeniyle bile, bu sorun yaşanır. Burdan çıkardığımız, bilgi birikimimizin kısıtlı olduğudur, ne kadar yeterli olduğu önemli bile değil. Savaşçının yolundaki ikinci önerme: HAYATA BAŞLANGICIMIZ NEYSE BİZ OYUZ. Bu savaşçının yolundaki en zor önermelerden biridir; binlerce yıldır büyücülerin farkında olduğu bu durum,…

Savaşçının Yolu – Günlükler 1/4
Carlos Castaneda / 25 Mart 2009

Aşağıdaki yazı Carlos Castaneda’nın don Juan Matus ile yaptığı görüşmelerde tuttuğu günlüklerdir. Yayımcıların herhangi bir kategoriye dahil edemedikleri için yayımlamadıkları bu günlük notlar kronolojik bir sıradadır ve herhangi bir ticari kaygı olmadan yayımlanmıştır, amaç batılılara yabancı olan bu fikirlerin yayılmasıdır. Dört bölümünü bulup çevirdiğim bu notları bölümler şeklinde gönderiyorum. Bu notlar iç sessizlikten kaynaklanan, herkesi sonsuzu anlamaya yöneltecek bir davettir. Sevgiler & Selamlar, Aki Felsefi ve Pratik bir örnek olarak – Savaşçının Yolu Bölüm 1 Her bölümde Savaşçının Yolu ile ilgili bir önermeyi tartışacağız . BİZ ALGILAYANIZ. Bu, don Juan Matus’un öğretisindeki, Savaşçının yolunun ilk önermesidir. Gereksiz tekrarlanan bir ifade gibidir, açıkça olanın bir tekrarı olduğu besbellidir; kel bir adama saçları olmayan biri olarak bahsetmek gibidir, ancak burdaki bir tekrarlama değildir. Büyücünün yolunda, basit yönelimi algı olan organizmalar olduğumuzdur. Biz algılayanız, ve bu, büyücünün yoluna göre, dünyadaki istikrarımızı ve yönümüzü sağlayan tek kaynaktır. Don Juan Matus öğretisinde, büyücülerin, insanların müthiş bir taktik uyguladığını, fakat maalesef algının yanlış yönelmesine sebep olduklarını, saf enerji akışını alıp bunu duyusal verilere çevirdiklerini, bu yoruma da insan formu dediklerini söylemektedir. Saf enerjinin yorumlanması sihirli bir davranıştır ve yanlış sonuçlar doğurabilir: bizim inancımız, var olan herşeyin bizim yorumumuzdan ibaret olduğudur. Ağaç olarak bildiğimiz şeyin algıladığımızdan çok…

Birleşim Noktası
Carlos Castaneda / 05 Şubat 2009

Farkındalıkla ilgili konuştuğumuz gerçekleri nesnel bir dünya olmadığı, sadece görücülerin Kartal’ın yayılımları dediği erke alanları evreni olduğu şeklinde özetledi. İnsanların, Kartal’ın yayılımlarından meydana geldiğini ve esasında parlak erke balonları olduğu; her birimizin bu yayılımların ufak bir parçasını kapsayan bir kozayla sarmalandığını söyledi. Farkındalık, koza dışındaki yayılımların, kozamızın içindekilere uyguladığı devamlı baskı sayesinde oluşuyor ve kozamızın içindeki yayılımlar kendilerine uyan dışarıdaki yayılımlarla birleştiğinde, algıyı genişletiyordu. Sonraki gerçek, algının her birimizin içinde, içsel ve dışsal yayılımları seçip birleştirmekle görevli bi birleşim noktası olduğudur. Dünya olarak algıladığımız bu belirli birleştirme, birleşim noktamızın kozamızdaki belirgin yerinin eseridir. Yaşayan her canlıda olan birleşim noktası, vurgulanacak yayılımları seçer. Görücüler, diğer hisseden varlıkların aynı dünya görüşünü paylaşıp paylaşmadığını birleşim noktalarının seçtiği yayılımların aynı olup olmadığını görme yoluyla görür. Nagualın vuruşunun büyük önemi vardır çünkü o noktayı oynatır, yerini değiştirir. Bazen orada devamlı bir yarık yaratır. Birleşim noktası tamamen yerinden çıkar ve farkındalık fazlasıyla değişime uğrar. Ama daha da önemlisi, bu noktanın kendi kendine oynatılabileceğinin ayırdına varılıp farkındalıkla ilgili gerçeklerin tam anlaşılmasıdır. Bahtsızlık şu ki, insanlar ihmalden kaybeder. Kendi olanakları hakkında bi şey bilmezler.”DJ CC, bir kimsenin bu değişikliği kendi içinde nasıl başaracağını sorar DJ ye. “Yeni görücüler, bu tekniğin idrak olduğunu söylerler. Onlar, öncelikle bi kimse, algıladığımız…