Günün getirdikleri
Blog / 08 Mart 2011

Gün bana şunları anımsattı, vesile olanlara teşekkürlerimle: 1. En kolay, en zevkli yapabildiğiniz şeyi bulun. O sizin işlevinizdir. Onu hep birlikte pişirdiğimiz yemeğe, tercih ettiiğiniz bir yolla katın. İşlevinizi başkalarının işlevleriyle kıyaslamayın, tartıya vurmayın. 2. Haklı çıkmak için enerjinizi çarçur etmeyin. 3. Seyyal olun, yerinize bağlanıp kalmayın. O yeriniz ki sizin kendiniz sandığınız anlaşmalar bütünüdür ve bir roldür. İstediğiniz zaman ordan kalkabilir, gezebilir, istediğinizde yeniden yerinize dönebilirsiniz. 3. Övünme ya da dövünme damganız hangisi olursa olsun, ne kendinizde teşhis ettiğinizde ne de başkalarında gördüğünüzde onu önemsemeyin. 4. Tek başına gidilecek bir yer yok. Hapisaneden kaçış ancak yardım alarak, yoldaşlar sayesinde mümkün olur. Sonuçta özgürlüğe açılan kapıdan hangi sırayla çıktığınızın hiç bir önemi olmayacak. Önce gidene madalya takılmıyor. 5. Sizin adınıza kimse karar veremez. Seçim yapmak bir onur /görevdir. 6. Edimlerinizde yüreğinizin işaret ettiğine öncelik verin. 7. Bir an önce hipnozdan kurtulmak için gerekeni yapın; çünkü yapılacak daha binlerce şey var. 8. Beğendiğiniz şeyleri onurlandırın. Beğenmedikleriniz konusunda size sorulmadıkça yorum yapmakta pek istekli olmayın.  Şikayet ve yargılama ahlaki bir sorun değil, bir enerji savrukluğu durumudur. 9. “Bilmiyorum” diyebilin.  Çevrenizdeki herkes sizin için çabalıyor, onları etkili dinleyin. “Yeterince” kavramı üzerine biraz mesai yapın. Son olarak kız kardeşlerime, daha çok kendine güvenen, yaratıcılık…