SUYU GROKLAMAK

Şamanlar bunu genelde yağmur yağdırmak amacıyla kullanmışlardır ama her türlü sebep için de yapılabilir. Serge hoca gel-git dalgaları için yaptıkları bir uygulamayı anlatmış. Groklama, tüm şamanların bildiği ya da uyguladığı bir yöntem değildir. Diyelim ki bir sorun var, halledilmesi gerekiyor, bu sorunu iyileştirmek için bir şaman onunla telepatik bir iletişim kurar, diğeri onunla rüyada bir işlem yapar, fark etmez, herkesin kendine , yapısına, yaradılışına uygun ve kolay gelen yöntemler vardır. Uzmanlık alanları farklıdır, herkes her konuda uzman olmak zorunda değil, dolayısıyla bu durum bizi, diğeriyle karşılaştırma yaparak daha iyi ,daha uzman gibi bir sonuca götürmez, acemilik gibi bir durum söz konusu değil. 7. prensip (PONO: doğruluğun ölçüsü etkinliğidir) gereği onlar sadece uygulamadaki etkinliğe odaklanmışlardır, yapabildiklerini en etkin şekilde yapmaya çalışırlar. Doğal olayların oluşumu, bilmediğimiz bir çok etkileşime ve ihtiyaca dayanmaktadır. Eğer toplulukta gel-git dalgasını bir sebeple isteyen, ona ihtiyaç duyanlar ya da ondan çok korkanlar varsa şamanların dalgayı değiştirme çabası etkisiz kalabilir. Yani şamanın bazı konuyu başaramaması, onun yetersizliğin göstergesi değildir. O grupta gel-gitin varlığının lehine olacağı biri varsa, ya da mesela hiç görmemiş biri buna tanıklık etmek istiyorsa vs bunlar birleşik alan olduğu için bu işlemi etkiler. Örneğin Teksas’ta uzun dönem ağır bir kuraklık olmuş. Bu durumu çözmek için…

Annelerin günü ve 7 prensip
Blog , esinti , Urban Shaman / 18 Mayıs 2019

İster bilimsel,ister mitolojik her ne yönden bakarsanız bakın kadınlar gizemli yaratıklardır. Biyolojik olarak çocukları olsun ya da olmasın anne özelliklerini taşırlar, bu hem rahim organı hem de yüksek oranda sağ beyin kullanımlarından ileri gelir bence. Evvel Allah sonra kadınlar biçimlendirir dünyayı ve bildiğimiz evreni. Bu güçleri tarihte ve hala bazı erkekleri korkutmuştur ve haklıdırlar da ancak korkuyla bir yere varılamayacağı da açıktır. En iyisi bu gizemi ve açık şefkati hak etmeye çalışmak, alıp başına koymaktır benim bu hayattan çıkarsadığım.. Diyelim bir sebepten ötürü daha önce ayak basılmamış bir kıtaya göçmek zorundasınız, kadın sayısı üç kat fazla değilse tüm emekler boşa gider, soyunuz tükenir. Bu sadece doğurma olayı gibi düşünülmemelidir.Daha önce ayak basılmamış yerde her şey aynı zamanda biçimlendirilmeye muhtaçtır. Üstelik ortak bir kaç özelliklerini sayabilsek de aslında onlar bir bilinmez olarak kalırlar, her bir kadın/anne kendine özgüdür; siz onu anlayamazsınız. Kendisi de kendini anlayamaz 🙂 Neyse işte, çok biliyormuşum gibi uzattım. Anneler gününüz kutlu olsun, sağlıklı mutlu yaşayın dünya hediyeleri ve lütfen gücünüzün farkında olun. 😍🌈🥰😇🧐. * Ünlü, büyük usta kahunalar bir araya gelerek atalarından alıp devam ettirmekte oldukları bu sistemi (Huna bilgisi yani Hawaİ Şamanlığı) en sade hale getirip, hiçbir yanlış anlaşılmaya mahal bırakmadan anlaşıldığında, bütün konunun da anlaşılmış…

Dostum Manawa-Preshamanlardan izlenimler-2
Urban Shaman / 14 Nisan 2015

MANAWA benim 3. Ve 4üncü haftalardaki prensibimdi. ANda kalmanın gücü beni o kadar etkiledi ki hemen değiştiremedim. Etkisinde daha fazla kalmak istediğim için bir hafta daha uzattım. Bu dönemde farkına vardıklarımın bazıları şunlar: Yediğim, içtiğim, gördüğüm, dokunduğum şeylerin daha fazla farkına vardım. Daha fazla hissettim, zevk aldım, ANladım. Ayrıntılara dikkat ettiğimde büyük resmi daha net gördüğümü anladım. Çok fazla sayıda iş yaptım. Bu kadar işin kısacık AN’a sığmasına şaşırdım. Yapmaya erindiğim ve gözümü korkutan büyük şeylerin hep gelecekte olduğunun, oysa şimdiki Anda yapılabilecek işlerin hepsinin küçük ve kolay olduklarının farkına vardım. Dahası işleri geleceğe atmayıp ANda yaptığımda büyüyüp gözümü korkutacak kadar zorlaşmadıklarını fark ettim. Görsel ve duygusal perspektif anlayışın birbirine zıt olduğunu birinde uzaklaştığında küçülürken diğerinde büyüdüğünü fark kettim. Küçücük şeylerin büyük etkileri olabileceğini daha da anladım Geçmişin etkisinin yaşandığındaki gücünden kaynaklanmadığını, şimdiki ANda ona yüklediğimiz anlamdan kaynakladığını anladım. Şimdik anının kaderi etkileyebilecek tek güç olduğunu, ve hatta, şimdiki ANdan bakınca kader diye bir şeyin olamayacağının farkına vardım. Her hangi bir olaya ANda yüklediğimiz ANlam, o olayın KARMAlaşıp KARMAlaşmayacağını belirlediğini ve bunun farkettiğim ANda karma diye bir şeyin olamayacağının anladım. Bu haftaki prensibim IKE- Dünya düşündüğün-gördüğün şeydir. ALOHA -E.Y. * Bu haftaki prensibim 1. prensim İKE “DÜNYA DÜŞÜNDÜĞÜN ŞEYDİR” Geçen…