Sürdürülebilir inovasyon

29 Şubat 2012

“Sürdürülebilir inovasyon”… Breh breh breh Yaw ne güzel özet geçiyolar, hayranım walla. Şu iki kelimenin içerdiği b-ilgi’yi iki a4 sayfasında ancak anlatabiliriz. Dünyada güzel şeyler de var, kısaltmaları seviyoruuuummmm (pek amerikanca ama olsun)

**

Günaydın frekanslaarrr… Karlara vuran parlak güneş ışığı altında güzel bir gün olsun. İnsan olmak zor zanaat, çocuğu olmak daha da zor. Bunun dışında her şey kolay gibi görünüyor bana 🙂

Farkındasınız ne kadar çelişkili bir cümle kurdum! İnsan olmak bu sebeple zor, ağzını açtığın her an saçmalıyorsun :)))

“Dil uzlaşılmış bir oyun kuralıdır, oyuna katılım arttıkça kurala uyulması zorlaşır, kural ethikten boşaldıkça hile kuralın boşluklarını doldurmaya başlar. İletişimin paradoksu da buradadır: birleşik kaplar, yani bağıntı imkânı iletişimi mümkün kılan şeydir, ama iletişimsizliğin kendisi de bu aynı imkândan pay alır. Sözcüğün en yalın anlamıyla iletişim, kişinin kendi mekanından öteki’nin mekanına geçme imkânıdır. Dolayısıyla “yolculuk”tur, “ulaşım”dır.” Diyor Ö.Uçkan (bakınız)

Çok doğru bir tespit ve Kant da insanın bu çelişkili haline bakarak onların hala akıllarını yitirmemiş olduklarına şaşırıyordu.

“Çocuk olmak- Çocuğu omak” arasında da sonsuz bir yolculuk var sanki! İngilizcede sık sık kullanılan adult yani yetişkin kelimesi sanırım insanın hiç ulaşamayacağı bir hedef, bir mükemmmellik abidesi gibi görünüyor uzaklardan. Ve biz yeniden yumurta-tavuk döngüsünün bizler için muamma biteviyeliğine dönmek zorunda kalıyoruz.
Zorunda mıyız gerçekten?

Çoğu kez tarihi yapanlar erkeklerdir, yazanlar da kadınlar. Siz tarihçilerin erkek isimlerine bakıp da yanılmayasınız. (şimdi nerden buraya atladık diyeceksiniz, deyin hiç alınmam. Dünyanın tüm çağlarında cevap verilemeyen bi soruya dalıp gideceğimi mi sandınız!) keh keüh keh… İnsan olmanın açıkgözlülüğü, oburluğu, her bi çeşit çeşnisi!

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir