Sırıtkan Kırmızı Ay

25 Ocak 2012

ND: Sırıtkan Kırmızı Ay kitabınızı bir solukta okudum…kendimden ne çok şey bulduğumu ve kitabı ne çok sevdiğimi size nasıl anlatabilirim bilmiyorum…Ben kitaplarınızdan daha yeni haberdar oldum ve aslına bakarsanız çok da kolay buldum diyemem(ikinci el kitap satan sahaflarda bulabildim kitaplarınızı)ama çok mutluyum böylesine içime dokunan bir yazarı keşfimden dolayı…söyleyeceğim şu..siz roman yazmaya devam etmelisiniz…ve kitaplarınız daha fazla insan tarafından okunmalı…bunun için kitap sitelerine mesaj atıp kitaplarınızın yeniden basılması için talepte bulundum ve devam edeceğim…arkadaşlar sizden de aynı duyarlılığı bekliyorum…sevgiyle,farkındalıkla kalın;)

  • Sibel Atasoy Beğenen çok olmuştu fakat sizin kadar duyarlı davranan bi elin parmağını geçmedi 11yıldır. Teşekkür ve sevgilerimle

    Bu kitap iki kez ve toplamda 5000adet basıldı (iki ayrı yayımevinden), fakat ben inanıyorum ki en az 25000 kişi okudu; çünkü gençlere ve zamana çokuygundu ve hiç bi zaman kitapçılarda bulunamadı(diğer kitaplarım gibi yayımlandıktan 15gün içinde kitapçılarda bitti). Belki de bu ve benzeri sebeplerle her bi kitap en az beş kişi tarafıından okundu 🙂 bu da bana gelen yorumlardan çıkarsadığım bi sonuç:)
  • Berrin Yılmaz zorlu bir sürecin ardından ben de bulmuştum kitapları… özellikle sırıtkan kırmızı ay benim için de çok özel bir kitaptı. umarım yeniden basılır ve daha çok kişi okur.

  • Sibel Atasoy walla her şeyi zaman ve kişilerin ihtiyaçları belirliyor. Bi bilinmezlik denizinde yüzüyoruz. 🙂

  • Nevrotik Dervişe Sibel Hanım,
    Bu işleri çok bilmiyorum ama akaşa,dharma,ruh ve madde gibi pek çok yayın evi var…bunlarla iletişim kurmanız ve kitaplarınızı tekrar hatırlatmanız mümkün olmuyor mu? Daha doğrusu kitabı olan bir yazar reklamını nasıl yapar…kitapların basılmasına nasıl ve neye göre karar verilir…böyle sessiz beklemekten başka yapılacak bir şeyler olmalı muhakkak…

  • Sibel Atasoy Açıkçası ben reklam yapmadım (hani siz bile yazar olduğumu daha bu hafta öğrenmişsiniz, mesajınızda belirttiğiniz üzere), yeni arayışlara da geçmemiştim çünkü bunun bi zaman meselesi olduğunukuantum fiziğine başladığımdan beri bilir ve yaşarım. Neden son günlerde gündeme geldi? Belki zamanı geldi belki başka bişey bilemiyorum. Az Önce -ikide birde karşıma çıkan-Kırmızı Kedi yayınlarını aradım, minik bi sohbet yaptık ve tanışmaya karar verdik 🙂 İlginç bi gün oluyor

  • Hanife Altuntas Sibel Atasoy’un bütün kitaplarını elime aldıktan sonra ara ver-e-meden okudum ben.Hepsinin yeri farklıdır bende ama “bir kadını öldürmek” kitabı için söylenecek şey çok çok fazla.Tüm öğretiler fevkalade bi şekilde ve garip bir tılsımla bir araya getirilmiş, özenle harmanlanmıştır bu kitapta.okuduğum anda da ve şimdi de emin olduğum şey, bilebileceğimiz evreni ve varoluşu anlayabilmek için tek başına “bir kadını öldürmek” yeterdir.

  • Sibel Atasoy Hepsinin ayrı zamanı var herhalde. Bir Kadını Öldürmek, ancak sekiz sene sonra ve sadece bi iki kişi tarafından ağza alınmaya başladı (ikibin basıldı anında bitti, o ayrı konu, anlaşılmak ayrı bikonu). Bu arada kendini ifade ettiğin için teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir yorum

  • Sibel 25 Ocak 2012, 16:11

    Fotokopi işine girmeden önce başka olasılıkları araştırdık. Fakat ikinci el internet satışında 2 tane SKA, bi tane de BKÖ gördüm, onlar satılmadan alabilirsiniz 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir