Sekse Dair-5

15 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız

Birey bilinci gelişmiş, kendine yeterli (bunlardan çoğaldı fakat biraz ukalamsı oluyolar), evlilikmiş çocukmuş tasası duymayan (eh nispeten azlar ama ustaca gizlerler) ve sadece aşk için anlamlı ilişkiler kurmaya yanaşan (bu bölüm oldukça az) extra ve erkeklerdeki hekuras’ı bilen (hiç yok) bi kadınlar gurubu oluşmaya başladı dünyada ve tabi ülkemizde de. Ben şu an bu gurup kadınlara yaklaşamayan erkeklere sesleniyorum; bu davranışınızın altındaki sebepler nedir? İkinci sorum, bu durum lezbiyen nüfusunun artışına sebep oluyor mudur? Ve üçüncü sorum; hızla artan bu kadın gurubuna karşı gelecek için (en azından oğullarınız için) bi tehlike görüyor musunuz?

ha: enteresan bi devam olmuş:)

sa: Beklenmedik mi?

ha: cesurca diyelim.konuşulamayanları konuşmaya iten soruların yarattığı heyecan verici bir hal.soruların öncelikli muhattabı erkeklerin yanıtlarını pek merak ediyorum doğrusu.

hs: Bilgisayar müsaade etse; iki çift söz yazıcam da. Kısmet; artık başka bahara.

ha: yerim dar muhabbetine döndü bu iş:) belki de elektrikler kesilmiştir:)

sö: bu grup kadınlara erkeklerin neden yaklaşamadığını öğrendiğim an hayatımdaki bir gizem çözülmüş olacak. bu gerçekten son zamanlarda beni en çok zorlayan konu. mustaripim 🙂 eğer cevaplar gelirse beni haberdar edin lütfen olur mu?

sa: özel servis veremiyoruz sevgili sö.kardeş, lütfen bu başlığı takip et, abone filan ol. Hem gelen yorumlara göre senin de yeni soruların olabilir, ya da bu muzdariplik durumun değişebilir, kimbilebilir ki

hs: Tanımladığınız şekilde kadınlar var diyorsunuz; ve bu tanımlanan kadınlara erkekler yaklaşamıyorlar. Denklik problemi olabilir belki. Acaba “gerçekten” böyle kadınlar var mı? diye sorasım var:)) Ama siz var diyorsanız vardır. Eğer gerçekten var iseler; en genel anlamı ile kadınların içinden alt küme alt küme… daha dar anlamda bir grup oluşturduysanız; bunun karşısına da… en genel anlamı ile erkekler dememek gerekir bence. erkeklerin içinde de alt küme alt küme oluşturarak denk kümeler elde etmek gerekir. Sonra da aralarında eşleşme olur mu olmaz mı? sorusuna cevap aramak. bir kısım kadınları özel kümeye alıp erkekleri genel anlamda ele almak yanlış sonuca götürebilir…

as: hs arkadaş doğru diyor…

sa: bu durumda sizler için soruların anlamı kalmıyor çünkü davayı esastan bozuyorsunuz. Belki haklısınızdır. Ne de olsa bu benim hayatımı adadığım bi gözlemcikler sonucuydu.

Peki konuyu esastan reddetmeyen beyler var mı? Ve bu konuda konuşmak isteyen kadınlar cevap hakkı kullanmak istiyorlar mı?

as: oğullarım da bu tarz kadınları çekici bulduğu için bir problem görmüyorum 🙂

sa: Hs ve siz konuyu esastan reddettiğiniz için bu konuda sizlerle konuşacak pek bişey kalmadı kanaatindeyim. Yok fikrinizi değiştiriyorsanız lütfen belirtin. Bu arada oğlunuz adına çok sevindim ve ümitlendim.

as: Hayır, konuyu esastan reddetmedim, tam tersine bu kadınlar azınlıkta sözüne belki itirazım var. Ayrıca yetişkin 2 oğlum var 1 değil 🙂 Oğullarımı yetiştiren anneleri de aslında bahsettiğiniz türden bir kadın olduğu için belki de oğullarım şanslıydı

sa: soruyu tekrar dikkatle okumanızı rica edeceğim. Eşinizi de bu arada yürekten kutluyorum

as: “neden zavallı taklidi yapan, size pek ihtiyacı varmış gibi sızıldanıp duran kadınları arayıp durmaya teşnesiniz? Neden sanki onlar varsa kendinizi güçlü sanma yanılgısına düştünüz?” sözlerinizi de yeni okuyabildim ki bu da zaten esasta an…laştığımızı gösteriyor. Aslında hayatta (gerçek anlamda yaşayabilmek için) kalabilmek için bir kadına muhtaçtır çoğu erkek. Erkeklerin yalnız kalmaktan korkmaları aslında doğrudan “yemek yapan olmaz aç kalırım” düşüncesidir çoğu zaman, ama hiç bir kadın yaşayabilmek için (survive) bir erkeğe bu şekilde muhtaç değildir.

sö: ben bu grup kadınlardanım. dolayısıyla beylerin neden yaklaşamadığını henüz tam olarak çözemedim. bir çeşit tehdit hissettikleri gibi teoriler üretsem de, ki bir yerde bu doğru asıl ilgilendiğim soru yaklaşmasını istediğim beylerin yaklaşma…larını nasıl sağlayabilirim oldu? bunu da henüz çözemedim 🙂 lezbiyenlikte artış yapacağını düşünmüyorum. en azından kendimde öyle bir gidişat görmüyorum. bir de sanırım erkekler, kadınlar talepkar olduğunda veya zayıflık gösterdiğinde kendilerine ihtiyaç duyulduğunu hissediyorlar. dolayısıyla içsel gücünü bulmuş bir kadının yanında ne işe yarayacaklarını anlayamıyor olabilirler. bu arada tabii erkeğin de içsel gücünü bulmuş olması gibi bir ayrım gündeme gelmiş oluyor. bu başka bir konu. fakat bahsettiğimiz konuda kişisel olarak beni en çok üzen şey, görebildiğim bir insanın beni görememesidir. görmekten kastım içine bakmak kim olduğunu görmek.

sa: Çok derli toplu ifade etmişsiniz Sö Hnm. özellikle “içsel gücünü bulmuş bir kadının yanında ne işe yarayacaklarını anlayamıyor olabilirler” cümlesi dikkat çekici.

as: Sö Hanım, belki de erkek çocukların, dünyanın merkezi gibi yetiştirilmesinde biraz da bunun cavebı (göster çocuğum amcalarına….) Bu abartılmış egonun altının aslında tabii ki boş olması bir güvensizlik yaratıyor tabii..

sa: Şimdi siz burada söz konusu olan guruptan bir kadın bulmuşsunuz ve böylece çocukları da gelecek için garantiye almış bi mutlu azınlıksınız. Biz biraz da gerçekten sorunu yaşayanları dinleyelim istiyorum

hs:kadınları özelleştirip erkekleri genelleştirerek bu soruyu çözemezsiniz uykum kaçtı sayenizde:))

sa: O halde soruyu hemen düzeltelelim şöylece: Bu kendine yeterli, birey olmayı becermiş kadınlar gurubuna, birey olmayı başarmış kendine yeterli erkekler yaklaşabiliyor mu? Bu iki kesim buluşabiliyor mu? Çünkü ben bu bahsettiği kadınlardan çok ama çok sayıdagörüyorum (yalnız ve ilişkisiz yaşayan), bi tane bile böyle erkek göremiyorum. Bu erkekler nerde öyleyse, uykunu kaçırmasın, söyle nereye saklanmışlar?

et: Kadınlar (Yani yetişkin dişiler), her şeyden önce küçük kız çocuklarını gözlemlesinler ve onlardaki o doğal, önyargısız, beklentisiz, sevecen ve işveli halin farkına varsınlar. Onlar gibi olmaya çalışsınlar diyemiyorum; çünkü bu, “mış gibi …yapmak” olurdu ancak. Kendileri gibi olsunlar yeter bence… Elalem ne der diye düşünmeden. Kanımca o zaman, ne eşcinselliğin artması ve ne de çocuklarımızın geleceği hakkında sorular sormamıza gerek kalmacaktı… :))

sa:  Güç için (başkalarını yönetmek, para ve mevki sahibi olmak böylece kadınların gözünü boyamak için) ormanları yakarak, keserek yok eden erkeklerin göğsündeki hekuras organı giderek küçülüyor, öyle zayıflamış ve ufalmış ki onu görebilmek için uzay teleskobu kullanmak gerekiyor. Bu konuda kadınları suçlamamak lazım.  Bu durumda uzayteleskobu olmayan kadınlar başka özelliklerine bakarak ilişki kurabilecekleri erkekleri bulmyaya çalışıyor ve hatta buna artık ilişki bile denebilir mi bilemiyorum, iş sadece lokantaya gidip ne bulduysan yeyip çıkmak ve bi daha orayı hatırlamamaya dönüşebiliyor.

hs::))iki tarafta adı üstünde kendi kendine yeterli oldukları için kendi kendilerine yetinip gidiyorlardır. Belki de bu kendi kendine yeterli tanımı tanımlamasında da yanlışlık var. Kendi kendine yeterlilik iyi bir şey değildir belki de. Kend…i kendime yeterliyim demekten vazgeçseler belki ortak bir noktada buluşabilirler. Bir fıkra var onu anlatmayayım; onun yerine müsaadenizle bir şarkı önerebilirim meseleyi özetleyen…

‎sa: “kendine yeterli” birey bilinci içinmutlaka gerekli bir durum Halim, bunun anlamını sanırım sendenbaşka herkes anlıyordur ya da açıklayayım; yalnız kaldığında kendine bakabilen, fiziki,duygusal,ekonomil ve mental yeterliliği olan, kendi eril ve dişil yönlerinin farkına varmış kişi. kişi böyle olduysa cinselliğe, aşka ya da başka türlü tanımlayacağı bi ilişkiye ihtiyacı yok anlamına mı gelir?

et: E işte ben de onu anlataya çalışıyorum zaten Sibelcim. Doğallıktan her sapış, yeni sapkınlıkların da önünü açıyor gibi geliyor bana. Ama şu da bir gerçek ki geri dönüş çok zor maalesef. İşin doğalının ne olduğunun farkına varsak bile..

hs:  :)) Anlayışım biraz kıt olabilir evet..

sa: Eh işte böyle oluyo örneğini verdiğin gibi, hemen bi alınganlık, kendini geri çekerken alay ve incitme denemesi 🙂

hs: Yok yahuuu. Öyle bir durum. En son Orman ruhu yorumunuzu geç farkettim. Güzel tanımlamışsınız ve bence daha bir açıklayıcı olmuş. Bir de; “konsept gereği” anlayışı kıt birisi olmamın bir mahzuru ve sakıncası yok, bilakis konuyu daha anlaşılır bir hale getirebiliriz bu sayede.

sa: Benim hislerim hep kuvvetli olmuştur Hs, hangi sorunun ne niyetle sorulduğunu hemen anlarım. Sen anlamadığın için değil başka niyetlerle yapıyosun ve bunlar da hep aynı niyet değil farklılar ve bu detaylara girmek istemiyorum. İkimiz de ne dediğimizi anlıyoruz şu an 🙂 Biz konuya odaklanalım

‎et: “Yalnız kaldığında kendine bakabilen” !!! çok iddialı bir ifade bence Sibel. Biz hepimiz, kadın erkek birbirimize muhtaç kırılgan varlıklarız. Yerine göre burnumuzu sürtmeyi, incinmeyi de göze alabilmeliyiz gibi geliyor bana. Hatta şu da var ki, karşımızdaki insanı mutlu edebildiğimizi görmek, tarif edilemez bir haz gibi geliyor bana. Ayn Rand ne düşünüyordu bu konuda acaba?!!!.. :))

sa: Hiç iddialı değil çünkkü hem ülkemizde hem de dünyada böyle kadınlar çok. Evet erkekler çok az çünkü anneleri tarafından muhtaçlık durumuyla yetiştirilmişler, muhtemelen ve kendilerine bakamıyorlar! Mutlaka bi kadın olmalı onlara. Bu lafım öylece ortaya savrulmuş bişey değil, kaç tane yalnız yaşayan kadın var kaç tane yalnız yaşayan erkek var bakın çevrenize, istatistik raporlarına ulaşın. Yalnız kalan erkek senesine ölüyor, ya da acilen başgöz ediliyor.

hs: Eskiler söylerdi… ölen karısı iyiyse erkek, elbet bütün kadınlar iyidir der tekrar evlenirmiş, ölen karısı kötü ise yenisi ondan da kötü olacak değil ya der tekrar evlenirmiş. kadınlar cenahında ise; ölen koca iyiyse, ondan iyisi gelmez gelmemiştir dünyaya dermiş kadın ölen koca kötüyse, erkek dediğin hepsi aynı bela aman benden uzak olsunlar dermiş.

sa: Bu arada hep ben cevap yetiştirmeyeceğim sizlere, buralarda soruda tanımladığım guruba giren bi tek Sırma hnm yoktur herhalde, onlar da fikirlerini beyan etsinler, ne yapıyorlar ve ne ile karşılaşıyorlar?

şb: Bence her iki taraf için de, ilişkiler de yansıtmalar söz konusu. Bunun en bariz olanı da “iyi ebeveyn”, “kötü ebeveyn” yansıtması. Şiddetleri ne olursa olsun terk edilme, mahrumiyet ve boşluk ile yüzleşmek kolay değil. Bahsettiğiniz, birey olmuş, bağımsız kadın tiplemesi belki de erkeklerin “terk edilme” korkusunu fena halde tetikliyor olabilir.

sa: Gayet dikkat çekici bi saptama Şb hnm. Bu arada dünya çapında yapılmış bazı bilimsel araştırmalar da var, örneğin erkek nüfusu düşüyor. Erkeklerin canlı sperm sayısı %30 a düşmüş (hormonlu yiyecek ya da endişe vs sebepleri bilemeyeceğim ve bu araştırma en az beş yıl önceye ait), erkekler erken ölüyor. İşte bu sebeple önceki başlıkta bu oyuna nasıl getirildiklerini sordum onlara, kimseden cevap çıkmadı. Keşke şuralarda bi kişi zahmet edip bu konuda yazdığım kitabı okumuş olsaydı!

Şu çalışmaya da (BAK) göz atmak isteyebilirsiniz: http://tuvasanat.com/index.php/haberler/yeni-enerji-ve-yeni-bilincte-ask-ve-cinselik-nasil-bicimleniyor-10-12-birlesik-alan-kullanimi-surec-notlari/ Anlaşılmayan hususlar olursa yardımcı olmaya çalışır arkadaşlarımız

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir