Saygıdeğer Alıç ağacı

06 Temmuz 2011

“Kültür bitkilerinde görülen kötüleşme, bozulma yalnız süper elementlerinin eksikliğinden olmaz; toprakta öteki besin elementleri de eksik olursa, hatta dikkat et, hepsi bile değil, bir tanesi,evet, tek bir tanesi dahi eksik olsa, hiçbir bitkinin gürbüz, sıhhatli ve verimli olarak yetişmesi, gelişmesi mümkün değildir. Şunu da aklından çıkarma ki, o elementlerden bir tanesinin eksikliğinden ileri gelen aksaklığı başka birinin, ya da hatta hepsinin çokluğu da gideremez!”


“Peki Anadoludaki erezyon?”

“Binlerce yıldan beri, yel üfürüyor, sel götürüyor, buna toprak mı dayanır?”

Alıç Ağacı ile sohbetler kitabından -Hikmet Birand

İnsan ayağa kalkmış topraktır dediğimi anımsıyorum bi yerlerde, şimdi ne kadar doğru bi tesbit olduğunu anlıyorum.

Yukarıda açıklanan bu durumu yalnızca toprakla sınırlı sanma gafletine düşen bilimcileri, ilimcileri, yönetenleri, eğitimcileri,aydınları ne yapmalı diye soruyorum ben de…

Saygıdeğer Alıç ağacı lütfen bu sorumu da cevaplama nezaketi göster.

sevgi ve hürmetlerimle

Küçük bir not:

Yıllar önce Prof. Dr. Hikmet Birand isminde bir botanikçi bilginin Alıç Ağacı ile sohbetler kitabını okumuş her sayfasında hayrete düşmüştm. Durumu size özetleyecek olursam, herkesin bildiği gibi hayat suyun içinde başlar, özellikle yosunlar bu konuda cevvaldir. Derken Likenler de onlara eşlik eder. Liken’in gözü hep suyun dışına çıkmaktadır fakat bunun niçin ne zaman hamle yapya tutunacak yer bulamaz çünkü dışarısı kayadır, köklerini oraya geçiremez. Bunlar binlerce onbinlerce yıl uğraşırlar ve bir kahraman ve inatçı Liken yosun arkadaşlarının da yardımıyla kayaya tutunmayı başarır. Sonrası gelir, Liken tüm bitki ailesinin başlangıcı olduğu gibi toprağın oluşmasının da başlangıcı olmuştur; çünkü toprak yaşayanların ölülerinden oluşur. Çekirdekler, tohumlar ona düştüğünde yeniden doğar. İnsanlar yalnızca genetikleri yolu ile değil yedikleri bu yiyeceklerin yolu ile de ölüleri ile sürekli ilişki içinde kalırlar. Dolayısı le toprak ölülerin hala hevesle ve başka düzeyde yaşadıkları bir yerdir, örneğin orman topraklarının bu denli verimi olması orada yaşayıp da ölenlerin fazlalığındandır. Ben Hikmet hocanın ilk tespitinden kendimce bazı çıkarımlara da varıyorum tabi, atış serbest 🙂

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir