Rüyalar- Akşam Gazetesi

24 Ocak 2010

AKŞAM | CUMARTESI | 23 OCAK 2010, CUMARTESİ

sibelRüyalarınızı çözerek bilinçaltınızı rahatlatın

Gördüğümüz ilginç bir rüyayı yorumlatmak, o rüyanın mesajlarını keşfetmek isteriz.  Biyoenerji uzmanı ve rüya analisti Sibel Atasoy, 0-6 yaş arasında şekillenen bilinçaltımızın rüyalarımızla verdiği mesajları anlamanın yollarını öğretiyor. Bu yöntem kişisel farkındalığı artırıyor.

Uzun yıllar finans sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra bir anda sahip olduğu her şeyi bırakıp Fethiye’de bir adada yaşamaya karar veriyor Sibel Atasoy. Orada hem kendini dinliyor hem de düşünmek için bol bol vakti oluyor. Doğal yaşamla kucaklaşma ve sessizleşme dönemi olarak adlandırdığı bu süreç 7 yıl sürüyor ve bu arada birkaç tane kitap yazıyor. Ardından İstanbul’a dönüyor. Bir arkadaşının vasıtasıyla rüya analizi yapmayı öğreniyor, biyoenerji alanında çalışıyor… Biz, onunla rüya analizi ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle bir araya geldik. Ve her zaman ilgi duyulan rüyalar dünyasına yolculuğa çıktık.

– Rüyalarla ilgilenmeye ne zaman başladınız?
Felsefe kulübüne devam eden bir arkadaşım vardı, ben de fırsat buldukça onunla toplantılara katılıyordum. Orada rüya analizleri de  yapılıyordu. O yöntem ilgimi çekmişti; onu öğrendim. İstanbul’da yaşamaya başladıktan sonra, analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un takipçisi Gayle Delaney tarafından oluşturulmuş yönteme ait bir kitap buldum. 10 yıl önce ilk kez bir grup oluşturdum ve o öğrendiğim yöntemle rüyaları analiz etmeye başladık. Epeyce rüya çözdük. 

– Ne şekilde çalışıyorsunuz?
Niyetim rüya terapisi yapmak değil. Rüya danışmanı olmayı öğretiyorum ben. Yani bir nevi balık tutmayı… Soru sorma yöntemiyle, kişinin bilinçaltındaki simgeleriyle kendisine verdiği mesajları bulmasına yardımcı oluyorum. Bir rüyanın çözümlenmesi yarım saat ile bir saat kadar sürüyor.

HER PARASI OLAN BUDA OLAMAZ 
– Yani rüyamızda gördüğümüz herhangi bir şeyin önemi yok. Onun bize verdiği mesajın mı önemi var?

Aynen öyle. Aslında bunu kişi kendisi de bilmiyor. Simgeleri kendinin bulmasını sağlıyoruz. Bir seansta sizin bir rüyanızı çözebiliriz. İnsan psişesi (Jung ekolünde, insan kişiliğinin tümüne psişe denir) dediğimiz şeyi anlamamız lazım önce. En üstteki bilinçli alan egodur. Kişinin bildiği ne varsa hepsi egodur… Egodan dolayı kişisel bilinçaltı vardır. Kişisel bilinçaltı rüyalarımızın intibak alanıdır. İnsan doğduğu andan itibaren onu yetiştirenler tarafından kendisine öğretilen bir dünya oluşur. Kişinin bilinçli alanı yani ego, 0-6 yaş arasında ona kim bakıyorsa o kişi tarafından oluşturuluyor. Sadece kavramsal değil, fiziksel gerçeklik dediğimiz şey de böyle oluşuyor. Mutlak bir gerçeklik de değil. Ortak bir şey görmeye başlıyoruz. Bir anlamda, bildiklerimiz de kısıtlanmış oluyor. Mesela, kişi ‘maviyi severim’ diyor. Mavi olmayan şeyleri, kendisi bile farkına varmadan halının altına yani bilinçaltına süpürüyor. Burada kişisel bilinçaltı oluşuyor. Bu da zamanla sıkışmışlık oluşturuyor. Rüyaları çözümleyerek bu alanı genişletiyoruz. Bu da farkındalık sağlıyor. Bazen rüyalarda kolektif bilinçaltından gelen mesajlar olabiliyor. Rüyalarla bunları ortaya çıkartmak istiyoruz. Bu çalışma bir defada çözümlenemez. Öyle olsaydı parası olanlar hemen gidip aydınlanır, Buda olurdu. 

– Çalışmalarınızda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Dokuz haftalık bir periyot var. Haftada bir gün, üç saat birlikte oluyoruz katılımcılarla. Rüyalarınızı yazıyorsunuz ve birlikte rüyalarınızı çözüyoruz. Rüyaların bize ne mesaj verdiğini bulduğumuzda ‘gerçek ayma’ oluyor. Çünkü insan her zaman kendi bulacağı bilgiyi istiyor.

– Rüya tabirleri kitapları doğru mu peki?
Hem doğru hem yanlış. Mesela ‘gelin görmek’ zenginlik demek olsun. Bu toplumsal bir bilgi ve oraya yerleşmesi binlerce yılda oluyor. Rüyalarla birtakım şeylerin analiz edilmesi İslam’da da var. Bir sözcüğün üzerine aynı anlam yüklenirse ve siz inanırsanız, zamanla o doğru haline gelir. 

RÜYA GÖRMEK ÇOK SAĞLIKLI
– Rüya yorumları genelde böyle mi yapılıyor?
Rüya analistlerinin çoğu medyum gibi çalışıyor. Aynı fala bakmak gibi. Bu doğru olsa bile o doğrunun size ne yararı olacak ki, siz bulmadınız. Bu sizin farkındalığınızı arttırmaz. 

– Peki, çok rüya görmek kişinin bilinçaltında kabul etmediği pek çok şey olduğu anlamına mı gelir?
Hayır, çok rüya görmek çok sıhhatli bir şey. Erkeklerin çoğu, hiç rüya görmediklerini iddia ediyor. Oysa bilimsel olarak her insan rüya görür. Ama erkekler hatırlamıyor. 

– Daha çok hangi rüyalar sık görülüyor?
Rüyaları genellemek mümkün değil ama toplu olarak kolektif bilinçaltında tüm insanların bazı simgelere aynı anlamları verdiği durumlar var. Mesela ev, araba gibi… Kolektif bilinçaltından gelen haberci rüyalar ya da kozmik rüyalar vardır. Bunlar insan dünyasıyla ilgili değil, bambaşka bir gerçekliktir.

– Peki, rüyamızın kozmik mi, haberci mi olduğunu nasıl anlayabiliriz?
Günlük rüyalar, kişisel bilinçaltından gelir ve bizim en çok uğraştığımız bunlar. Günlük olaylarla birlikte kişinin bilinçlenme savaşlarıdır. Haberci rüyalarda kişiler kendi ya da yakınlarının geleceklerine ilişkin olayları görebiliyor.  Kozmik rüyalarda mekan, zaman olgusu yoktur ama bir olay gerçekleşir. Kozmik rüyaları eğitici rüyalar olarak görüyorum. Lusid rüya ise kişinin rüyada olduğunun farkına varmasıdır. Bunun da avantajlı olduğu söylenir. Çünkü siz teknikler öğrenerek rüyanızda öğrenmek istediğiniz herhangi bir şeyi öğrenebilirsiniz.

Auralarımızı temizlemeliyiz
Aynı zamanda biyoenerji uzmanı olan Sibel Atasoy, ‘Sosyal hayatımızda auralarımız birbirine dokunuyor. Aynı yerde çalıştığınız, aynı evde uyuduğunuz, uzun saatler beraber seyahat ettiğiniz kişilerle auralarınız alışveriş eder. Artık aura fotoğrafları da çekilmeye başlandı. Kirlian fotoğrafçılığı deniliyor buna. O fotoğraflara baktığınızda, delikli, lekeli, kararmış auralar görebilirsiniz. Çünkü bizde oluşan herhangi bir rahatsızlık önce auramızda oluşur. Tedavi edilmediği takdirde fiziksel organlarımıza yansır. Oysa sürekli aura temizliği yapılmış olsa hastalıklar ortaya çıkmaz’ diyor. Doğada vakit geçirerek, çocuklarla ve hayvanlarla temas ederek temizlenebileceğimizi söyleyen Atasoy, ancak bu durumda onların aleyhine olacağını çünkü insanda biriken enerjinin onlara geçeceğini söylüyor. Mesela insanların auraları       uzun süre birbirleriyle temas ederse, fizikleri de birbirine benziyor.

EKİN TÜRKANTOS
ekin.turkantos@aksam.com.tr

3 Yorum

  • Rüya bence kişisel klavuzdur 21 Kasım 2011, 07:06

    offf yazdim yazdim bosagitti

  • Sibel 30 Temmuz 2010, 21:17

    Var.
    Bu arada siz hiç büyücü gördünüz mü? Nerede nasıl? Bizlerle paylaşmak ister misiniz?

  • haydar erdogan 30 Temmuz 2010, 07:08

    BUYUCULER RUYA GORMEZ GOZUNUZ ACIK GORDUGUNUZDEN KAPALI GORMEYE GEREK YOKTUR.FETHIYEDE SOVALYE ADASI VARMI?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir