Rüya ve Defragmantasyon

02 Ocak 2013

Rüya süreci beynin zevkli bir defragmantasyon işlemidir desek ne denli yaklaşmış oluruz bilemiyorum. Uyku ve rüya olmaksızın bir hafta bile yaşayamayacağımız düşünüldüğünde yemek-içmek ve hava kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Aslında uykunun önemi dördüncü ve en önemli besinimiz olan “izlenimler” ile ilgili.
İzlenimler kesildiğinde derhal öldüğümüzü biliyor muydunuz? İşte izlenimin kesilmesi, bilgisayar jargonundaki dosya sisteminde yer kalmaması ile benzeşebilir.
Aslında belki daha yer vardır da bazı düzenlemeler yapılmalıdır.
Defragmantasyon, “dagilmiş parcalarin bir araya getirilmesidir”. Dosya sistemindeki dosyalar boş yerlere konulurken yer yetmeyince parcalari diger boş yerlere dagitilir, diskin orasina burasina dagilmiş parcalari okumak icin disk kafasi cok dolaşma ihtiyaci duyacagindan bu parcalarin bir araya getirilmesi performans artirir. Bu birleştirme-düzenleme işlemine defragmantasyon denir.

*

Uykunun ve rüyaların tüm bedenlerimiz için ne denli önemli bir (hayati) rolü olduğunu artık biliyoruz. iki üç bin yıl öncesine kadar bunu zaten çok iyi bilip yaşamlarında uygularmış atalarımız fakat bu “men made” uygarlıkta unutturulmuştu hatta vakit kaybı sayılmıştı bile, ne saçmalık ama! 🙂
Her neyse bunu yeniden hatırladığımıza göre kendi üzerimizde ve çevremizde gözlem yapabilir daha çok bilgiyi bütünlüğümüzden çekip alabiliriz sanıyorum.
Örneğin ben uykumu alamadığım geceyi takip eden günlerde kapasitemin neredeyse yarıya kadar düştüğünü biliyorum, gençken bu yüzde böylesine korkutucu değildi belki %10 düşüyordu, fazla hissedilmeden geçip gidiyordu.Şimdi düşünüyorum da uykusuzluğun yarattığı kapasite düşümü gerçekten yaşa bağlı olarak mı değişiyor yoksa bunun daha alt bir sebebi mi var diye ve aklıma gelen ilk şey, erekle ilgisi olabileceğidir. Çünkü gençken amaç-hedef hissi çok daha yoğun- zaten bu yolda belki 20 sene ailemiz ve çevremizce bilenmiş oluyoruz. Oysa olgunlaşma devrine geldiğimizde bu hedefler gerçekleşsin yada gerçekleşmesin çok da önemli olmadıklarını anlama çağı oluyor. Ve bu durum bariz bir gevşemeye sebeptir bilirsiniz. Belki gevşemiş durumlarda uykunun ihtiyacı daha çok belirginleşiyordur, sizler ne dersiniz?

Bir yorum

  • Hightech 02 Ocak 2013, 23:02

    Defragmantasyon degil.

    Her uyku bilgisayarın kapatılıp programdaki
    hataların duzeltilmesi ve tekrardan bilgisayarın acılmasıdır.Cok seneler kullanılan bilgisayar
    isletim sistemi sonunda iflah olmaz hale gelince
    isletim sisteminin yeniden yuklenmesi ise
    olum ve dogum olarak gorulebilir.
    Bu yapı bir benzetme degil gercegin ta kendisidir.

    Yani insan bir yeniden programlanabilen bir
    isletim sistemi gibi dusunulebilir.
    Buda gercegin ta kendisidir.

    Sevgiler ve saygılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir